Kartal Gazetesi Anasayfa | Giriş sayfanız | Bookmark | | Reklam / İletişim | Jenerik
Samandıra Belediyesi

Lezzetin ve Kalitenin Buluştuğu Mekân SAFİR | Kartal MHP'den, Başkanlara İftar Yemeği | Kartalspor, Samsunspor'u 2 - 1 Mağlup Etti. | ORUÇ İBADETİNİN FAZİLETİ | Eğitime İlk Adımı Atarken Çocuğunuzun Yanında Olun
Bölümler




Arşiv
pt sa ça pe cu ct pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930
Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:

email Arkadaşınızın maili | print Yazıcı versiyonu | comment Yorumlar (1 yorum)

HOŞ GELDİN YUVANA!

Gönderen:Editör Tarih:Nisan 17,2008

image

Geçtiğimiz günlerde benim için çok güzel bir organizasyona tanıklık ettim. Yıllardır Kartal ilçesinde oturuyorum ve bunun bir ihtiyaç olduğunu düşünenlerden biriyim.

Evet, Kartal Sanat Tiyatrosunun açılışın da bulundum. Tek kelimeyle muhteşem bir açılıştı kimler yoktu ki her şeyden önce tüm tiyatro severler ve sanatın can dostları bir araya gelmişti.

Ailece tiyatroya gönül vermiş Serap Doğan Özdal ki kendisini Sıla dizisin dede zevkle izledim. Sevgili eşi kadir Özdal onu da Hatırla Sevgili ve Erkekler Ağlamaz dizisinden hatırlayacaksınız ve kardeşi Ercan Özdal tiyatro yönetmenimiz Mehmet Esatoğlu Sunay Akın Zafer İnceci Aydın Ilgaz ki hayatını tiyatroya adamış Rıfat Ilgaz’ın oğlu ve nice sanat dostları tiyatro gönüllüleri bi araya geldiler ve güneşe selam olsun diyerek kurdeleyi kestiler.

Sayın Esatoğlu” sahne üzerinde işlenebilecek hiçbir suç yoktur” derken Özdal ailesi de “her ilçeye en az bir tiyatro” dilediler. Ayrıca aileleri de hem eğitim hem oyun izlemek için biraz daha titiz olmaya davet ettiler.

Sayın Nihat Nadi Ülger” tiyatro insanın yolunu aydınlatan bir ışıktır” diyerek sözlerine şöyle devem etti:” İstanbul’un onlarca semtinden biridir Kartal. Kimileri için burası İstanbul’u Anadolu’ya bağlayan bir köprüdür. İstanbul’a girenler sıra sıra semtlerle karşılaşır buluşur. Tuzla’yı Pendik’i görürler. İş Kartal a gelince durum farklıdır tarihi olan bir semttir Kartal. Hoş her yerin bir tarihi vardır ama Kartal başkadır. Çünkü buranın tarihini Kartal’lılar tırnaklarıyla yazmışlardır kazıya kazıya.

Milyonlarca emekçinin evi olan Kartal’ın politik tarihi vardır ki bu çok önemlidir. Kartal’ın sanatsal tarihide çok önemlidir.

Edebiyat tarihinde sevgili Nazım Hikmet ünlü destanında Kartal’lı Kazım’ı anlatarak bizi insan manzaralarında önemli bir yere koymuştur. Biz Kartal’lıları anlatan en güzel sözlerden biride o şiirdedir: Kartal’lı Kazım savaştan öncede bahçıvan savaştan sonrada.

Evet, biz Kartal’lılar böyleyizdir koşar üretir ve bir şey beklemeyiz. Tersini yapan da olur ama o da has Kartal’lı değildir.

Kartal Sanat Tiyatrosu 20 yıl önce Kartal Gençler Tiyatrosu olarak perde açarken Kartal’da tıpkı Kartal’lı Kazım gibi düştü yola. Hiçbir şey beklemeksizin yalnızca Kartal’a ışık olmak için.

90 ların başında bir apartmanın bodrum katını sahne yaptık. Oyunlar oynadık. Çocuklar kendilerine yönelik, gençler kendilerine yönelik, yetişkinler de kendilerine yönelik sanatsal ürünlerle buluştular tanıştılar. Daracık üç masalık bir kafesi vardı. Dolar taşardı borç harç alınmış bir film gösterme makinesiyle de filmler gösterirdik. Dört başı mamur bir kültür merkezi olarak çalıştık. Tek bir kapımız vardı yanı başımızda bahçeye açılan bir gün kaçak inşaat dikildi kapımızın önüne. Çıkamadık dışarı tıkandık kaldık.

Kartal’ın orta yerinde bir okul vardı Eczacıbaşı İlkokulu güzel bir okuldu. Okulun altında büyük boş bir alan vardı bu alanı sanatsal bir alan haline getirme düşüncesi kısa bir sürede tutku oldu içimizde.

Kartal’ın orta yeri tiyatro diye giriştik ellerimizle tırnaklarımızla. O işe yaramayan boş alan meğerse ne kadar bereketliymiş hem okulun hem bizim bir tiyatro salonumuz oldu. Ayrıca bir dolu çalışma yapacak odalar, bir resim galerisi yarattık o boş işe yaramaz alandan.

Oyunlar oynadık sanat eğitimi verdik Kartal’ın çocuklarına gençlerine. Dünyanın neresinde olursanız olun madalya takarlar adama biz de öyle olmadı. Bu Kartal a ışık saçan aydınlanma yaratan alanın üzerine dozerlerle geldiler. Yerle bir ettiler o güzelim okulu da sanat alanımızı da

Böyle bir durumda bu kadar serüveni yaşayanlar öfkelenir küserler. Bizse inatçıydık bulduk boş bir alan daha. Bir alan daha var ettik bu alanın öyküsü de tıpkı öncekiler gibi.

Bu arada ben bu alanları var etmek için koşarken bir de kız büyüttüm sevgili eşim Nurcan ımla birlikte.

Şimdi bu açılış günü izninizle o kızı yani Aze yi çağırıp ona bir Rıfat Ilgaz şiiri okumak istiyorum onu ihmal edip bu alanları var ettiğim bütün günlerin acısını çıkarmak için”diyerek şöyle devam etti:

UYUSUNDA BÜYÜSÜN

Tüketme nefesini maviş kızım bildiğin Türkçe kıt gelir masallarıma

Sözden sazdan anlamazsın kuştan yapraktan haberin yok

Biz yaşlılar nelerde bilmeyiz hele sen belle dilimizi

Biliriz de güzel laf etmesini çekiniriz konuşmaktan yazmasını bilir yazamayız

Üzme beni yum gözlerini uyutacak ninnilerim yok

Türküler mi istersin benden bağrı yanık memleket türküleri

Ne arasın bizde o ses ıslıkla söylenir kaçak şarkılar mı istersin

Bunlar size gelmez uykusunu kaçırır çocukların

Sana hazır ninniler söylesem bahçeye kurdum desem salıncak

İnanırmısın? ne bahçe var nede beşik bir arabacık da istemez mi şu asfalt

Yorganın yatağın iğreti doğdun doğalı ne oyun gördün ne oyuncak

Uyu benim maviş kızım dem geçecek devran geçecek

Keloğlan murada erecek sökülecek has bahçenin çitleri ağlayan nar gülecek!

RIFAT ILGAZ

Dizeleriyle de sözlerini noktalı.

Bende tiyatro severler adına diyorum ki hoş geldiniz yolunuz açık olsun yeni yuvanızda hep var olun olunki bizler ve bizden sonraki nesiller e sevgiyi aşılayın sözlerime Sunay Akın’ın bir sözüyle son vermek istiyorum: bir taşı delen suyun gücü değil damlaların devamlılığıdır…

.


9928 kez okundu

Bu haberi beğendiniz mi?

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 (Toplam 37 Oylar)
comment Yorumlar (1 yorum)
  • image NE KADAR GÜZEL TİYATRO GELENEĞİNİ KEŞKE HERKES DEVAM ETTİRSE VE HERKESE BU İMKAN VERİLSE BAZI YERLER VARKİ ORADA YAŞAYAN ÇOCUKLAR TİYATROYU ANCAK OKULLARINDA ODA ÜCRETLERİNİ ÖDERLERSE İZLEYE BİLİYORLAR KEŞKE BU TİP FAALİYETLER HER KESİMDE HER YAŞAYAN İNSANA SUNULSA AMA BU YAZINIZDA EN ÇOK HOŞUMA GİDEN (RIFAT ILGAZ)IN DİZELERİ HOŞUMA GİTTİ NE KADAR ÇOK ÇOCUK VAR OYUNCAK OLMADAN TAŞTAN ÇAMURDAN YADA ÇELİK ÇOMAK OYUNLARIYLA BÜYÜYEN HİÇ OYUNCAK NEDİR BİLMEYEN BİR BEBEĞİ DAHİ OLMADAN BÜYÜYEN O KADAR ÇOK KIZ ÇOCUKLARI VARKİ SAYGILARIMI SUNUYORUM BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLİYORUM
    (Gönder SEDANUR, Temmuz 10, 2008, 12:00 PM)
En çok okunanlar
En çok yorumlananlar
En çok postalananlar
Yazarlar