Kartal Gazetesi Anasayfa | Giriş sayfanız | Bookmark | | Reklam / İletişim | Jenerik
Samandıra Belediyesi

Lezzetin ve Kalitenin Buluştuğu Mekân SAFİR | Kartal MHP'den, Başkanlara İftar Yemeği | Kartalspor, Samsunspor'u 2 - 1 Mağlup Etti. | ORUÇ İBADETİNİN FAZİLETİ | Eğitime İlk Adımı Atarken Çocuğunuzun Yanında Olun
Bölümler




Arşiv
pt sa ça pe cu ct pa
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930
Mailinizi ekleyin
Haberlere abone olun:

email Arkadaşınızın maili | print Yazıcı versiyonu | comment Yorumlar (0 yorum)

Hükümet, Rakamlara Yalan mı Söyletiyor?

Gönderen:Editör Tarih:Temmuz 04,2008

image

Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan’ın açıklamaları;  

“Hükûmet, Rakamlara Yalan Söyleterek Elde Ettiği Sahte Enflasyonla Kamu Çalışanının Hakkını Gaspediyor 

       

Hükümet yine kamu çalışanına yaptı yapacağını: Parti Kapatma Davası’ydı, Ergenekon’du derken, kamuoyunun dikkatlerinin bütünüyle karanlık iç siyasî gelişmelere kilitlendiği, tozun duman karıştığı, bulanık bir zamanı tam fırsat bilerek, kamu çalışanının Temmuz zammını skandala dönüştürdü. Hemen-hemen bütün basın-yayın organlarında, bir gün önce “memura kötü haber” başlığıyla yayınlanan gerçekten de “kötü” olan haber özetle şöyle:  

Memura hedefin aşılması durumunda enflasyon farkı sözü veren hükümet, yılın ilk altı ayında yüzde 6 çıkan enflasyon nedeniyle 0,8 puanlık enflasyon farkı ödeyecek.
Memurlar 15 Temmuz’da enflasyon farkının yanı sıra yılın ikinci dönemi için öngörülen zamları ile birlikte maaşlarını alacaklar.
Yılın ilk beş ayında yüzde 6,38 olan enflasyon, Haziran ayında TÜFE’de düşüş görülmesiyle altı aylık dönemde yüzde 6’ya inince memurların alacağı enflasyon farkı da azaldı. Enflasyon farkında en düşük memur maaşını esas alan Maliye Bakanlığı, ilk altı ay için yüzde 5,2 zam almış olan memura 0,8 puan enflasyon farkı ödeyecek.
En düşük maaşlı memurun yaklaşık 800 YTL olan maaşına yansıyacak tutar 10 YTL’ yi bile bulmayacak.

    
       

Haber aynıyla bu; “kötü” bile değil, kelimenin tam manasıyla “skandal”; skandal ki hem de ne skandal. Ama şanlı Hükümet’in kılı bile kıpırdamıyor; zaten bütün dikkatler de yarın kimlerin tutuklanacağına odaklanmış vazıyette nasıl olsa, onun için olsa gerek, “kurt dumanlı havayı sever” misâli, açıkça belli ki, fırsattan istifade, kamu çalışanını kale bile aldığı yok.

       

Hükümete ve kraldan fazla kralcı olan yandaşlarına sorarsanız, size şunları söyleyeceklerdir: “Ama bakınız, yılın ilk aylarında ‘birazcık’ yükselen enflasyon sonunda düşme eğilimine tekrar girdi ve sonuç hiç de öyle abartılı çıkmadı, ‘minicik’ bir fark oluştu, onu da sağ olsun hükümetimiz hemen maaşlara yansıtma kararı aldı. Daha ne istiyorsunuz? Size zaten devletin bütün parasını verseler yine de doymazsınız.”

       

Hâlbuki gerçek hiç de böyle değil; hiç ama hiç değil.

       

Bir kere, 2008’in ilk altı aylık enflasyonu gerçekten de tam Hükümet’in açıkladığı gibi yüzde 6 çıkmış olsa bile bu rakam neyi, daha doğrusu nelerin enflasyonunu ifade etmektedir? Müzik seti ve deodorantın mı, klima ve epilasyon aletinin mi, otomobil cantının mı, klozet kapağının mı, yoksa orta sınıfın her gün zorunlu ihtiyaç olarak tükettiği, ekmekten, peynire, sebze-meyveden, elbiseye, elektriğe, ulaşıma, sağlık hizmetlerine varıncaya kadar binlerce kalem mal ve hizmetin mi?

       

Hükûmet bundan önce de yine bu yıl içinde, Mayıs ayı başında, yani iki ay önce, enflasyon oranını yüzde 9.3 olarak açıkladığı zaman, ATO Başkanı Sayın Sinan Aygün, net rakamlarla, gerçek enflasyonun öyle yüzde 9.3 gibi hayalî, uçuk rakamlar değil, yüzde 49.3 (yazı ile: yüzde kırk dokuz nokta üç) olduğunu ortaya koyduğunda kimsenin gıkı bile çıkmamış, ne Hükümet’ten ve ne de kraldan fazla kralcı yandaşlarından bir itiraz gelmişti.

       

Demek ki doğruydu bu rakamlar.

       

İki ay önce doğru olduğuna göre, şimdi de doğrudur öyleyse.

       

Onun için, Sayın Aygün’ün 2 Mayıs tarihli bu detaylı açıklamasından bazı bölümleri vermekte fayda görüyoruz,

Hükümet’in ve kraldan fazla kralcı yandaşlarının suratlarına çarpmak için:

ATO’nun yaptığı ‘Enflasyon Araştırması’na göre, çoğunluğunu gıda maddelerinin oluşturduğu ve halkın en çok kullandığı 100 mal ve hizmetten 77’sinin fiyatı, bir yılda yüzde 11 ile yüzde 261 oranında artış gösterirken, 16 mal ve hizmetin fiyatının düştüğü, 7 mal ve hizmetin fiyatının ise değişmediği belirtildi.

GIDA FİYATLARINDAKİ ZAMLAR

Araştırma sonuçlarına göre, 100 kalem mal ve hizmet içinde fiyatı en çok artan yüzde 261 ile kırmızı mercimek olurken, kereviz yüzde 257, can eriği yüzde 250, limon yüzde 180, ayva yüzde 150 oranında zamlandı. Nisan 2007-Nisan 2008 dönemindeki fiyat artışlarının esas alındığı araştırmaya göre, dolmalık biber yüzde 147, pirinç yüzde 141, dökme makarna yüzde 135 oranında zam gördü. Ayçiçek yağına bir yılda yüzde 130, mısır özü yağına yüzde 120, margarin ve tuza yüzde 95, salçaya yüzde 35,  pilavlık bulgurun fiyatı yüzde 113 oranında artış gösterdi.

Yeşil mercimek, ıspanak, pırasa ve turp yüzde 100, kuru fasulye yüzde 97, kabak yüzde 88, aşurelik buğday yüzde 84, beyaz lahana yüzde 71, barbunya ve beyaz peynir yüzde 70, elma ve taze fasulye yüzde 67, un yüzde 59, siyah zeytin yüzde 55, bal yüzde 54, şehriye yüzde 52, nohut, tulum peyniri, kaşar peyniri, çilek, patates, pazı ve koyun etine yüzde 50 oranında zamlandı.Gıda maddelerindeki zam listesi daha da uzayıp gidiyor. Gelelim ulaşıma:  

ULAŞIM ZAMLARI  

Ulaştırma ücretleri Nisan 2007-Nisan 2008 döneminde enflasyonun üzerinde zamlandı; öğrenim çağında çocuğu bulunan ailelerin bütçesine ek yük getiren servis ücretlerinde ve dolmuş ücretlerinde servis ücretlerinde zam oranı yüzde 20 olurken, Belediye otobüsü ücretleri de bu bir yıl zarfında yüzde 13, taksi ücretleri yüzde 16 oranında artış gösterdi.  

SAĞLI HİZMETLERİNDEKİ ZAMLAR 

Muayene, ameliyat, doğum ve hastane yatak ücretleri ile ilaç fiyatlarına gelen zamlar da çok yüksek: İlaç fiyatlarına bir yılda yüzde 80 oranında zam gelirken, hastane yatak ücreti yüzde 70, doğum ücreti yüzde 62, sağlık araç gereçlerinin fiyatı yüzde 28, ameliyat ücreti yüzde 25, doktor muayene ücreti yüzde 12 oranında artış gösterdi.  

       

YA EKMEK? YÜZDE 100! 

       

Sayın Sinan Aygün bu detaylı açıklamasında ekmekteki fiyat artışına değinmemiştir; çünkü henüz ekmekteki fahiş fiyat patlaması o tarihte olmamıştı. Onu da biz söyleyelim: Sofralarımızın baş gıdası ekmek, bir yıl zarfında yaklaşık yüzde 100 zamlanmıştır!

       

Bunun için de, 300 gramlık ekmeğin fiyatının birden bire, çok kısa zamanda 75 YKR (750 bin TL) olmasının ardından, artık insanlar bayat ekmek için kuyruğa girmeye başlamışlardır. Nitekim, birçok yerde, vatandaşlarımız, tazesine 75 YKR ödeyemediği için, bayatı 40 YKR’dan satılan ekmeği alabilmek için sabahın köründe sıraya dizilmektedirler.

       

İşte Hükûmet’in sahte enflasyonu ve işte gerçek: Bayat ekmek kuyrukları! 

       

ATO’nun yaptığı araştırmalarla açıkça ortaya konan ve Hükümet’in ve kraldan fazla kralcı yandaşlarının yalanlayamadığı gerçek fiyat artışları böyle. Yani, açıkça görüldüğü gibi, Hükümet, rakamlara yalan söyletiyor.        Şimdi de gelelim, yine ATO’nun  “Hükümetin “düşük enflasyon skandalı”na  

       

NELERİN FİYATI DÜŞTÜ?         

       

 ATO’nun iki ay önceki araştırma sonuçlarına göre, Nisan 2007-Nisan 2008 arasındaki bir yıllı dönemde fiyatları düşen tüketim maddeleri şöyle: 

Sigorta ücretleri yüzde 0.8, tuvalet kağıdı ve çift kişilik yatak yüzde 1.3, müzik seti ve deodorant yüzde 2, klima yüzde 2.3, epilasyon aleti yüzde 2.5, cilt ve vücut ürünleri yüzde 2.8, bebek bezi yüzde 3, çamaşır makinesi yüzde 3, kazak yüzde 5, televizyon yüzde 10, araba kiralama ücreti yüzde 14, gazete fiyatı yüzde 33 ucuzladı.  

       

 İŞTE TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ VE SONUÇ! 

       

 İşte Türkiye’nin gerçeği bu!

       

Bir yandan bu ülkenin masum vatandaşları, devletin işini gören kamu çalışanları emekleri karşılığında açlığa mahkûm edilirken, diğer yandan onlardan gasp edilen paralar devlet bankalarına verilen talimatlarla siyasilerin birinci dereceden yakınlarının genel müdür olduğu şirketlere kredi adıyla verilerek çalıntı paralarla hânedanlar oluşturuluyor; diğer yandan ülkenin taşı, toprağı, akar suyu, kıyıları, yolları, köprüleri, milletin alın teriyle yapılmış dev tesisleri haraç-mezat yabancılara satılıyor. 

       

Ey Türk Milleti! Ülkene sahip çık! 

       

 Ey kamu çalışanları! Emeğine sahip çık! 

       

Ey Hükümet!  

       

Elbet bir gün sen de bunun hesabını vereceksin!” 

Türkiye Kamu-Sen

İstanbul İl Başkanı

Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan 


[*]  Haber kaynağı: Cihan Haber Ajansı, (02.05.2008, 12:18); Haber Sitesi: haberler.com; İnternet Adresi: [http://www.haberler.com/gercek-enflasyon-yuzde-49-3-haberi/]  

1955 kez okundu

Bu haberi beğendiniz mi?

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 (Toplam 14 Oylar)
comment Yorumlar (0 yorum)
En çok okunanlar
En çok yorumlananlar
En çok postalananlar
Yazarlar