<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kartal Gazetesi &#187; Yazarlar</title>
	<atom:link href="http://www.kartalgazetesi.com/kategori/yazarlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kartalgazetesi.com</link>
	<description>Kartal&#039;dan Her An Haber</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 17:12:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Rotasyona Uğrayan Okul Müdürleri MEB’e Tazminat Davası Açıyor</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8199-rotasyona-ugrayan-okul-mudurleri</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8199-rotasyona-ugrayan-okul-mudurleri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 07:58:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Hanifi Bostan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8199</guid>
		<description><![CDATA[Sendikamıza başvurup hukuki yardım talebinde bulunan ve çeşitli illerden ulaşan bilgilere göre binlerce okul müdürü MEB aleyhinde manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor. 
 
Kanunsuz ve haksız olarak Rotasyon (Zorunlu Yer Değişikliği) işlemine tabi tutulan yaklaşık 15 bin okul müdürü Milli&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sendikamıza başvurup hukuki yardım talebinde bulunan ve çeşitli illerden ulaşan bilgilere göre binlerce okul müdürü MEB aleyhinde manevi tazminat davası açmaya hazırlanıyor. </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kanunsuz ve haksız olarak Rotasyon (Zorunlu Yer Değişikliği) işlemine tabi tutulan yaklaşık 15 bin okul müdürü Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu ve MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalcın aleyhinde MANEVİ TAZMİNAT DAVASI AÇIYOR. İstanbul’daki okul müdürleri ayrıca İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız hakkında; münhal olan okulları ilan etmemesi ve bazı okullara keyfi olarak açık ilan etmeden okul müdürü ataması yapmasından dolayı üçüncü bir manevi tazminat davası daha açıyor. </strong></p>
<p>Rotasyona tabi Okul müdürlerinin manevi tazminat açmaları için birçok neden bulunmaktadır.  Bu nedenlerden bir kaçını şöyle sıralamışlardır:</p>
<ul>
<li><strong>Rotasyon ile ilgili Yönetmelik, 13.08.2009 tarihli resmi gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girmiştir. Dolayısıyla 5 yıllık sürenin de Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarih esas alınarak hesaplanması gerekmektedir.</strong> Bu bağlamda, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 13.08.2009 tarihinden itibaren 5 yılı dolduranların zorunlu yer değişikliğine tabi tutulması gerekmekte iken, bu sürenin yanlış hesaplanması sebebiyle çok sayıda eğitim kurumu müdürünün mağduriyeti söz konusu olmaktadır. <strong>Uygulama hukuksuzdur. Çünkü rotasyonun dayandırıldığı ilgili yönetmeliğin </strong>yürürlükle ilgili 35. maddesinde &#8220;<strong>Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğü girer</strong>&#8221; denilmektedir. Ancak <strong>bu </strong><strong>yönetmeliğin yürürlük maddesi yönetmelik değiştirilmeden bir yazıyla geriye rucü ettirilmektedir.</strong> Yasa ve yönetmelikle sağlanan kazanılmış haklar, genelge ve yazılı emirlerle geri alınamayacağı, alındığı takdirde hukukun ihlal edileceği açıktır. Yine <strong>hiç bir kanun ve yönetmelik maddesinin geriye dönük uygulanamayacağı hususu hukuki bir kural olup, uygulanması durumunda hukuka aykırılık  teşkil edeceği ortadadır. Bu nedenle zorunlu okul müdürü atamalarının 13.08.2014 tarihinde başlaması gerekmektedir.</strong></li>
<li><strong>Rotasyon uygulamasında tercihlerine atanamayanlar bilgisayar kurası ile atanacaktır.</strong> Bilgisayar kurası şaibeye açıktır, objektiflikten uzaktır, hakkaniyete aykırıdır. Okul müdürlerinin bilgisayar kurası ile atanması kariyer ve liyakat ilkelerinin çiğnenmesi anlamına da gelmektedir. Bugün okul müdürlerine yapılan haksızlık, yarın öğretmenlere ve diğer idarecilere yapılacaktır.</li>
<li> <strong>Rotasyon; isteğe bağlı bir tayin olmayıp, Yönetmeliğin 22. maddesi gereği resen yapılan bir işlemdir.</strong> Hal böyle iken rotasyona tabi müdürlerin isteğe bağlı atama kapsamında değerlendirilmesi, kazanılmış haklarının gaspı anlamını taşımaktadır.</li>
<li><strong>Dava konusu işlemin 2. maddesinde yer alan “Zorunlu yer değiştirmeler il içinde yapılacaktır” ibaresinin uygulanması, kazanılmış haklara saygı ilkesine aykırı olarak haksızlığa yol açmaktadır.</strong> Yıllarca il merkezinde görev yapmış bir müdür, bu hükümde yer alan “il içinde” ibaresi nedeniyle bilgisayar kurası sonucu, isteği dışında aynı ilin ücra bir ilçesine atanmak durumunda kalacaktır.  Bu durum kazanılmış haklara saygı ve hukuki güvenlik ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca, yer değişikliğinin uygulanmasında bir geçiş süreci öngörülmediğinden, eş durumu, çocukların eğitimi, ikametgâh değişikliği vb. nedenlerle aile bütünlüğünün bozulması gündeme gelecektir.</li>
<li> <strong>Genelgedeki düzenlemeler nedeniyle zorunlu yer değişikliklerinde Yönetmeliğin 7. ve 8. maddesi hükümlerinin uygulanması halinde, kazanılmış haklara saygı ve hukuki güvenlik ilkeleri çiğnenmiş olacaktır.</strong> Anadolu Liselerinde, Endüstri Meslek Liselerinde yıllardır müdürlük yapan bir yönetici, bu uygulama sebebiyle kazanılmış hakkını kaybedecektir. Daha önceki yıllarda yürürlükte olan Yönetmeliklere göre motor bölümü olmayan bir teknik okulda müdürlük yapan bir yöneticiden, dayatmacı bir zihniyetle, rotasyon kapsamında sadece motor bölümü olan bir okula yer değiştirme yapması istenmektedir. Oysaki rotasyon uygulaması isteğe bağlı bir atama değildir.</li>
<li> <strong>Milli Eğitim Bakanlığı, 5 yıllık süre hesabında müdürlerin aleyhine uygulama getirmektedir.</strong> Çalışılan eğitim kurumunun fiilen değişmemesine karşılık, adının, fiziki yapısının vs. değişmesine ya da dönüşme ya da birleşme hallerine bağlı olarak atama kararnamelerinin yenilenmesi halinde, kararnamenin yenilendiği tarih değil, kuruma ilk defa atandığı tarih dikkate alınarak, o kurumda fiilen geçirilen süreye bakılmakta iken; diğer yandan geçici olarak görevlendirilen ya da yargı kararı ile alındıkları göreve iade edilenler açısından, geçici görevlendirme ya da yargılama öncesi hizmet süreleri hesaba katılarak, fiilen aynı kurumda çalışmış olma şartı aranmamaktadır. Bu uygulama ise eşitlik ilkesine aykırıdır.</li>
<li><strong>MEB bir taraftan rotasyonun uygulanması için bazı illerde rotasyona tabi olacak okul müdürlüklerini münhal (açık) ilan ederken beri taraftan da açık ilan edilen bazı okulları zorunlu yer değiştirmenin kapsamı dışına almıştır. Nitekim İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü 09.07.2010 tarihinde münhal ilan ettiği Üsküdar İlçesi Beylerbeyi Sabancı Kız Teknik Öğretim Olgunlaşma Enstitüsünün müdürlüğü kadrosunu, İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği 22.07.2010 tarihli ve 78553 sayılı yazılarıyla Bakanlık emri gereği açık ilan etmekten vazgeçmiştir.</strong></li>
<li><strong>Yine İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Rotasyonla ilgili müracaat süresinin dolmasına rağmen İstanbul’da münhal olduğu halde ilan edilen listede açık gösterilmeyen okullar bulunmaktadır. Nitekim Kadıköy ilçesi Hayrullah Kefoğlu Anadolu Lisesi Müdürlüğüne 76. Maddeye göre yapılan müdür atamasını İdari mahkeme 29 Nisan 2010 tarihinde iptal etmesine rağmen bu okul hala İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün münhal ilan ettiği okullar içerisinde yer almamaktadır. Yine Üsküdar İlçesi İ.Hakkı Konyalı İ.Ö Okuluna 2006 yılında müdür yardımcısı olarak atanan bir sendikanın şube yönetim kurulu üyesi, daha sonra 76. madde göre Deniz-İş İ.Ö Okuluna müdür olarak atanmış ve bilahare ataması mahkeme kararıyla iptal edilmiştir. Ancak aynı kişi, açık ilan edilmeden Üsküdar İlçesinin en iyi okullarından biri olan Belma Güde İ.Ö Okuluna bir hafta önce müdür olarak atanmıştır.</strong> </li>
</ul>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Binlerce okul müdürü bu ve buna benzer nedenler dolayısıyla haklarını gasp eden Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, MEB Personel Genel Müdürü Necmettin Yalcın ve İl Milli Eğitim Müdürleri aleyhinde ayrı ayrı 8000 ila 36000 TL arasında şahsi MANEVİ TAZMİNAT DAVASI açacaklarını ifade ettiler.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türk Eğitim-Sen</strong></p>
<p><strong>İstanbul Bölge Başkanı</strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8199-rotasyona-ugrayan-okul-mudurleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kartal sahili hakkında halktan şikayetler var!..</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8153-kartal-sahili-hakkinda-halktan-sikayetler-var</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8153-kartal-sahili-hakkinda-halktan-sikayetler-var#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 16:22:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ŞİKAYETİM VAR!..</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Mahalleler]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8153</guid>
		<description><![CDATA[İlgililere duyurulur.
Gazetemize halktan gelen Kartal sahili ile ilgili şikayet mailini aynen kamuoyuyla paylaşıyoruz.
 “Kartal sahilinde son dönemlerde büyük rezillikler yaşanmakta ve sizler yerel basın olarak olayın üzerine gitmemektesiniz. Kartal hepimizin. Sadece siyaset ve spordan bahsedip, çevremize duyarsız kalabilmemiz mümkün&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlgililere duyurulur.</p>
<p>Gazetemize halktan gelen Kartal sahili ile ilgili şikayet mailini aynen kamuoyuyla paylaşıyoruz.</p>
<p> “Kartal sahilinde son dönemlerde büyük rezillikler yaşanmakta ve sizler yerel basın olarak olayın üzerine gitmemektesiniz. Kartal hepimizin. Sadece siyaset ve spordan bahsedip, çevremize duyarsız kalabilmemiz mümkün değil, mümkün olmamalı.</p>
<p>Lütfen, Kartal sahili ile aşağıda bahsedeceğim sorunlara gazetenizde yer verir ve gerekli yerlere, gerekli mesajları iletebilirseniz çok memnun olacağım.</p>
<p>1 &#8211; Kartal sahilinde bulunan tuvaletlerin önlerinde, hem de bizzat tuvaletçiler veya yakınları tarafından çay demlenmekte ve satılmakta. Ayrıca, aynı kişiler tuvalet önlerinde, meyve suyu, su, dondurma v.s. satmaktadırlar. Tezgahların tamamının, elektrik ihtiyaçları tuvaletlerden karşılanmaktadır.</p>
<p>2 &#8211; Adım başı seyyar satıcı ile dolu ve artı satıcıdan sahilde adım atmak zorlaşır hale geldi. Ayrıca, Maltepe&#8217;den, Kartal&#8217;a kadar her otopark alanında 1 seyyar satıcı mevcut ve araç park edeceğimiz alanları gasp etmektedirler.</p>
<p>3 &#8211; Yürüyüş yolu ve bisiklet yolu ayrımı yapılmasına rağmen buna hiç kimse riayet etmemekte, bisiklet yolunda yayalar, yaya yolunda ise insanlar yürümekte. Ayrıca yürüme yolunda, motosikletlilerde cirit atmakta. Ve inanın o alanda bulunan, büyük şehir belediyesine ait, özel güvenlikçiler bu olaylara ses çıkartmamakta veya <span style="text-decoration: underline;">çıkartamamaktadırlar.</span></p>
<p>4 &#8211; Sahile piknik amaçlı gelen insanların ise çevreye zarar vermekten başka yaptıkları bir şey yok. Bütün otuma bankları kırılmış, yerlerinden sökülmüş, çöp kutularının betonları kırılmış, her yer çekirdek pisliği içerisinde. Spor amaçlı konulan aletlerin çoğu bozuk ve kırılmış durumda.</p>
<p>5 &#8211; Sahilden denize girenlerin sayısı da bir hayli artmış durumda. Denize girilen alanlarda, herhangi bir uyarı yok (Sanırım deniz temizlendi ve uyarı koymağa gerek duyulmuyor) Tekel&#8217;e ait eski kürekçilerin yerinde bulunan binanın üzerinden denize atlayanlar var. Birgün bu alanda kötü bir olay yaşanırsa, bunun sorumluluğunu kim üzerine alacak doğrusu  merak etmekteyim.</p>
<p>İnanın, ben her akşam sahilde yürüyüş yapmaktayım ve bugüne kadar sahilde bir tek görevliye rastlamadım. Motosikletlileri şikayet etmek istiyorum. Birde bakıyorum, yürüyüş alanında 2-3 adet polis(YUNUS) motosikleti geziyor veya tuvaletlerin önünde polis otosu park halinde. Kimi kime şikayet edeceğim deyip vazgeçiyorum tabi ki. Kartal belediyesi, sorumluluğun büyük şehir belediyesinde olduğunu belirtip olaydan kurtuluyor.</p>
<p><strong>Büyük şehir belediyesi ise konu ile hiç ilgilenmiyor. </strong></p>
<p>Her mail gönderdiğimde, olayların düzeltildiğini ve gerekli uyarıların yapıldığı belirtilmesine rağmen, daha bugüne kadar sahilde yapılan uygun bir duruma rastlamış değilim. Sizlerinde, çevre bilinci ve çevre duyarlılığı ile olaylara yaklaşacağınıza inandığımdan dolayı sizlere yazmaktayım. Kartal için, güzel sahilimiz için sizlerin yardımlarınızı bekliyorum. Saygılarımla” diyerek yayınlamamızı rica etmiş sevgili okurumuz, biz de ilgililerin dikkatine sunmak üzere yayınladık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8153-kartal-sahili-hakkinda-halktan-sikayetler-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>12 EYLÜL İLE HESAPLAŞMAK</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8145-12-eylul-ile-hesaplasmak</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8145-12-eylul-ile-hesaplasmak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 07:05:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8145</guid>
		<description><![CDATA[12 Eylül ile hesaplaşırken haksız yere bedenleri öldürülenlerin yanında en az onlar kadar önemli ve acı olan değerleri, inançları ve dolayısıyla beyinleri öldürülen gençlerin unutulmaması gerekir.
Bugün yaşadığımız birçok sıkıntının sebebi o dönemde kimliksiz ve kişiliksiz yetiştirilmiş gençlerin bugün birçok&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>12 Eylül ile hesaplaşırken haksız yere bedenleri öldürülenlerin yanında en az onlar kadar önemli ve acı olan değerleri, inançları ve dolayısıyla beyinleri öldürülen gençlerin unutulmaması gerekir.</p>
<p>Bugün yaşadığımız birçok sıkıntının sebebi o dönemde kimliksiz ve kişiliksiz yetiştirilmiş gençlerin bugün birçok yerde söz sahibi olmaları değil midir?</p>
<p>1980 sonrası yetişen veya yetiştirilen gençlerin üzerine oynanan zalimce oyunlar ve onların beyinlerinin nasıl yıkandığı yeterince önemsenmedikçe bu ülke gençliği daha çok sıkıntı yaşayacaktır.</p>
<p>O dönemde yapılan ve başarılanlara baktığımızda bugün daha ileri yaşlara gelmiş bile olsalar;</p>
<p>İnançlarından uzaklaştırılmış, milli ve manevi duygularından arındırılmış, okumayan, öğrenmeyen, bilmeyen ve tek hedefi para kazanmak, çalışmadan köşe dönmek olan bir gençlik görüyoruz.</p>
<p>Beynini kullanamayan ve kullanması için başkalarına teslim eden bir kuşakla karşı karşıya kalıyoruz.</p>
<p>Sağcı, solcu, dindar, milliyetçi, sosyalist herhangi bir değeri olmayan, olsa da anında kıvırtabilen, sadece ye, iç, gez ve tüket gençliğiyle dünyamızı paylaşıyoruz.</p>
<p>Milli ve dini duyguların geri plana itildiği, her şeyin para ve güç zannettirildiği, paraya, makama, güce teslim olmak üzere yetiştirilen ve bugün semeresi alınan doyumsuz ve sorumsuz bir gençliği seyrediyoruz.</p>
<p>Bu gençlik; hangi inanca sahip olursa olsun fikirlerini beyan edemeyen, savunamayan, inançlarını yaşayamayan korkakların fikirsizliği ideolojileştirdiği bir dönemden geliyor ve bugün de aynı şeyler yaşanıyor.</p>
<p>Bugün futbol sevdalılarının vatan sevdalılarından daha heyecanlı, daha çok sayıda olmasını neye bağlayabiliriz?</p>
<p>Bugün para, makam veya güç için inançlarını, kutsallarını veya bütün değerlerini bir kenara itebilenler hangi dönem gençleridir acaba?</p>
<p>Bugün partisi, lideri, futbol takımı gibi geçici hevesler için her şeyini feda edebilenler, insanların ve hatta ana babalarının bile kalplerini kırabilenler, hatta ana baba katili olabilenler hangi sefil dönemin eseridir acaba?</p>
<p>Bugün 40 yıl savunduğu değerlerini, inançlarını bir makam koltuğu için rahatlıkla terk edebilenlerin böylesi rahat kimlik ve kişilik değiştirebilmeleri neyin sonucudur acaba?</p>
<p>Bu beyinleri esir alınmış insanların hali, haksız yere idam edilmiş insanların düştüğü durum kadar acı, incitici ve ağlanması gereken bir durum değil midir?</p>
<p> Bütün bu gençler ki artık genç değiller, birilerinin kendi ikballeri için bilerek ve isteyerek bütün değerlerinden uzaklaştırdığı bir nesil olarak tarihe geçmeyecek midir?</p>
<p>O günün gençleri, bugünün makam, mevki para sahipleri olarak, güç karşısında hala korkak, hala kimliksiz davrananlar; birilerinin dünyevi hırsları adına her kılığa, kimliğe girebilen bireyler değil midir?</p>
<p>İşte bu nedenledir ki bizler 12 Eylül ile hesaplaşırken ölenlere tabi ki ağlamalıyız ama öncelikle ve büyük bir hızla makamı, gücü ve parayı her türlü değerin üstünde gören kimliksizliğe, zavallılığa ve dönekliğe çare bulmalıyız.</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8145-12-eylul-ile-hesaplasmak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kartal’da siyasi parti ilçe teşkilatları ne durumda?</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8123-kartal%e2%80%99da-siyasi-parti-ilce-teskilatlari-ne-durumda</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8123-kartal%e2%80%99da-siyasi-parti-ilce-teskilatlari-ne-durumda#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2010 12:43:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Kenan GÜLERCİ</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8123</guid>
		<description><![CDATA[Son seçimlerde Kartal’da belediye başkanlığını kazanan CHP’ye huzur bir türlü uğramıyor. Üç dönem CHP Kartal ilçe başkanlığı yapan Yüksel Çiftçi yönetimine belediye başkanlığı kazanmak nasip oldu ama kazanıldığına hiç mi hiç sevinemediler. Çünkü seçim sonrası Belediye Başkanı seçilen Dr. Altınok&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Son seçimlerde Kartal’da belediye başkanlığını kazanan CHP’ye huzur bir türlü uğramıyor.</span></strong> Üç dönem CHP Kartal ilçe başkanlığı yapan Yüksel Çiftçi yönetimine belediye başkanlığı kazanmak nasip oldu ama kazanıldığına hiç mi hiç sevinemediler. Çünkü seçim sonrası Belediye Başkanı seçilen Dr. Altınok Öz, ilçe yönetimine öyle bir tavır koydu ki karşı cephe oldular. Hatta Yüksel Çiftçi istenmeyen adam ilan edildiği konuşuluyordu.</p>
<p>Bu durum Yüksel Çiftçi’nin istifası veya görevden alınması ile son buldu. İyi mi oldu kimin için iyi oldu bilemem ama ilçe ve belediye tek vücut olarak Kartal’ın menfaati için çalışmaları gerekirken mevcut enerjilerini gereksiz alanlara harcamalarının millete hiçbir faydasının olmadığını düşünüyorum.</p>
<p>Çiftçi’nin yerine gelecek olan yeni yönetim huzur getirir diye düşünülürken, gelişmeler beklendiği gibi olmadı. Çiftçi yönetimini beğenmeyip istifa ettirilmesine sebep olanların beklediği isim ilçe başkanlığına atanmayınca çarşı pazar bir anda karıştı.</p>
<p>İlçe başkanlığına yeni atanan Haydar Oğuz’u desteklediği -  tavsiye ettiği bilinen Kartal Belediye Başkan yardımcısı Ali Haydar Süslü ( siyasete bulaştın ) gerekçesiyle görevden alındı.</p>
<p>Peki şimdi görünen tablo nasıl? Bence değişen bir şey yok Belediye Başkanı ile ilçe teşkilatı yine ters köşedeler.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Ak Partide ise toparlanma gayreti görülmektedir. İ</span></strong>lçe Başkanı Av. Temurhan Yıldız seçim kaybetmiş olmasına rağmen mevcut ilçe başkanları içerisinde görevinin başında olan en tecrübeli ilçe başkanı. Teşkilatını kısa zamanda toparlayıp, <strong><em><span style="text-decoration: underline;">Erkan Yolaç’ın EVET – HAYIR yarışmasına</span></em></strong> benzettiğim referandumda da başarı yakalarsa genel seçimlere en avantajlı hazırlanmış bir ilçe teşkilatı olacaktır.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">MHP Kartal teşkilatında ise önceki başkan Şenol Yondemir’in yakaladığı başarıyı Cemal Demiray koruyabilecek mi? </span></strong>Parti içinde bu tereddüt yaşanırken Cemal Demiray Başkan parti içi kırgınlıkların önüne geçip teşkilatı güçlendirmeye çalışması gerekir. MHP olarak daha fazla aktiviteler yapılması gereklidir.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Saadet Partisi Kartal ilçe huzurlu bir teşkilat.</span></strong> Yeni ilçe başkanı seçilen İsmail Kızılgöz siyaseten tecrübeli sevilen sayılan ilkeli bir insan. Saadet Partisi tabanın ve genel merkezin benimsediği Kartal’da da geçmiş dönemde ciddi başarısı olan Kızılgöz ve yönetimi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un da toplum üzerinde estirdiği olumlu havanın etkisiyle ciddi bir toparlanma ve güçlenme gözlenmektedir.</p>
<p>Diğer partilerin durumu ise seçim barajı düşünüldüğünde demokrasi gereği ne ise o olmalıdır. Rüzgarın etkisi, zaman, lider gibi faktörlere ve büyük partilerin kan kaybetmesiyle orantılı etkenlere bağlı bekleyiş içindeler.</p>
<p>Kenan Gülerci</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8123-kartal%e2%80%99da-siyasi-parti-ilce-teskilatlari-ne-durumda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Okul Müdürleri Rotasyonu Neden Ertelenmiyor?</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8113-okul-mudurleri-rotasyonu-neden-ertelenmiyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8113-okul-mudurleri-rotasyonu-neden-ertelenmiyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 11:02:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Hanifi Bostan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8113</guid>
		<description><![CDATA[5 yılını doldurmuş yaklaşık 15 bin okul müdürünü ilgilendiren zorunlu yer değişikliği İstanbul başta olmak üzere bazı illerde okulların açık (münhal) ilan edilmesi ile başlamış bulunmaktadır. Zorunlu yer değişikliği (rotasyon) hukuksuz olduğu gibi, objektif ölçütleri bulunmamakta ve birçok haksızlığa sebep&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>5 yılını doldurmuş yaklaşık 15 bin okul müdürünü ilgilendiren zorunlu yer değişikliği İstanbul başta olmak üzere bazı illerde okulların açık (münhal) ilan edilmesi ile başlamış bulunmaktadır. Zorunlu yer değişikliği (rotasyon) hukuksuz olduğu gibi, objektif ölçütleri bulunmamakta ve birçok haksızlığa sebep olacağı için mutlaka ertelenmesi gerekmektedir.</strong></p>
<p><strong>Uygulama hukuksuzdur. Çünkü rotasyonun dayandırıldığı ilgi yönetmelik </strong>13.08.2009 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Yönetmeliğin (<strong>MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin </strong><strong>Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmelik)</strong>, yürürlükle ilgili 35. maddesinde &#8220;<strong>Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğü girer</strong>&#8221; denilmektedir. Ancak bu yönetmeliğin yürürlük maddesi yönetmelik değiştirilmeden bir yazıyla geriye rucü ettirilmektedir. Yasa ve yönetmelikle sağlanan kazanılmış haklar, genelge ve yazılı emirlerle geri alınamayacağı, alındığı takdirde hukukun ihlal edileceği apaçıktır. Yine <strong>hiç bir kanun ve yönetmelik maddesinin geriye dönük uygulanamayacağı hususu hukuki bir kural olup, uygulanması durumunda hukuka aykırılık  teşkil edeceği ortadadır. Bu nedenle zorunlu okul müdürü atamalarının 13.08.2014 tarihinde başlaması gerekmektedir.</strong></p>
<p>Anayasamızın temel kurallarından biri olan ve T.C. vatandaşlarına verilen hakların korunması ve geri alınamaz hükmünün dikkate alınması gerekir. Kazanılmış hakların korunması Hukuk Devleti İlkesinin gereğidir. <strong>Hukuk Devletinde bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olması önemli ve temel bir ilkedir. İdari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi de kazanılmış hakların korunması amacını güden ve idarenin faaliyetlerini genel planda sınırlayan bir ilkedir.</strong>  </p>
<p><strong>Bütün bunların bilinmesine rağmen kanunsuz bir işlemin başlatılması hususunda ısrar edilmesi anlaşılamamaktadır. Demokrasiden, adaletten ve hukuktan bahsedenler ve hatta demokrasi ve özgürlük havarisi kesilenler bu hak gaspını nasıl izah edeceklerdir?</strong></p>
<p><strong>Zorunlu rotasyonun bir ölçütü bulunmamaktadır. Çünkü zorunlu yer değişikliğinde performans ve başarı esas alınmamaktadır. Başarılı müdürleri cezalandırıp, başarısızları ödüllendirmek hangi ahlak ve hukuk değerleriyle bağdaşmaktadır?</strong></p>
<p><strong>Bu düpedüz bir sürgün ve kıyım hareketidir. Buna meydan verenler ve göz yumanlar hukuk önünde hesabını verecektir.</strong></p>
<p><strong>Ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşu ve eğitim iş kolunda yetkili sendika olarak zorunlu rotasyonun bu haliyle uygulanmasının büyük haksızlıklara neden olacağını ve eğitimi kaosa sürükleyeceğini bir kez daha ihtar ediyoruz. Mutlaka bu haksız ve hukuksuz uygulamanın durdurulmasını istiyoruz. Sivil toplum kuruluşlarına ve bu kuruluşların uyarılarına büyük önem verdiğini ifade edenler sözünüzde duracak mısınız?</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Türk Eğitim-Sen</strong></p>
<p><strong>İstanbul Bölge Başkanı</strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8113-okul-mudurleri-rotasyonu-neden-ertelenmiyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MEB’de Büyük Operasyon ve Hak Gaspı Başladı</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8102-meb%e2%80%99de-buyuk-operasyon-ve-hak-gaspi-basladi</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8102-meb%e2%80%99de-buyuk-operasyon-ve-hak-gaspi-basladi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 07:20:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Hanifi Bostan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8102</guid>
		<description><![CDATA[ 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin, MEB Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 77433 sayılı Eğitim Kurumları Yöneticileri konulu ve 2009/73 sayılı genelgelerinin 10/b maddesinin uygulanması için 23.06.2010&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan <strong>MEB Eğitim Kurumları Yöneticilerinin </strong><strong>Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin</strong>, MEB Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 77433 sayılı Eğitim Kurumları Yöneticileri konulu ve 2009/73 sayılı genelgelerinin 10/b maddesinin uygulanması için 23.06.2010 tarih ve 31131 sayılı Zorunlu Yer Değiştirmeler konulu yazılı emirleri gereği <strong>01.07.2010 tarihi itibariyle bulunduğu kurumda beş yılını dolduran yaklaşık 15 bin okul müdürünü zorunlu yer değişikliğine (rotasyona) tabi tutmaktadır.</strong> Bununla ilgili <strong>bazı illerde zorunlu rotasyon için 5 yılını dolduran okul müdürlerinin görev yaptığı okullar münhal (açık) ilan edilerek MEB’de en büyük operasyon ve kıyıma start verildi.</strong></p>
<p><strong>Milli Eğitim Bakanını ve yetkilileri bu haliyle zorunlu rotasyonun uygulanması halinde büyük haksızlıklara neden olacağını ve birçok suiistimale zemin hazırlayacağı konusundaki uyarılarımız dikkate alınmamış olmalı ki, zorunlu yer değiştirme işlemi henüz ertelenmemiştir. Ancak İstanbul’da haksız ve hukuksuz işlemler “sağır sultanı” bile uyandıracak boyutlara ulaşmıştır. Nitekim Kadıköy ilçesi Hayrullah Kefoğlu Anadolu Lisesi Müdürlüğüne 76. Maddeye göre yapılan müdür atamasını İdari mahkeme 29 Nisan 2010 tarihinde iptal etmesine rağmen bu okul İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğünün münhal ilan ettiği okullar içerisinde yer almamaktadır. Yine Arnavutköy ilçesindeki bir okul müdürü yapılan soruşturma neticesinde görev yeri değişikliği cezasına çaptırıldı. Ancak bu okul müdürü mükâfatlandırılarak Kadıköy ilçesinin en iyi okullarından Şener Birsöz İlköğretim Okulu’na müdür olarak kararnamesi çıkartıldı. Bunlar bizim tespit ettiklerimiz ve duyum aldıklarımız. Kim bilir daha neler var neler !.. Bu haksızlıkları ve usulsüzlükleri yapanlar mı zorunlu rotasyonu gerçekleştirecek? Kurucu Müdürlük konusunda Valiliğe yanlış işlem yaptıranlarla mı beş yılını dolduran okul müdürlerini zorunlu yer değişikliğine tabi tutacaksınız?</strong><strong> </strong></p>
<p>Rotasyonun objektif ölçütlere bağlanması ve personel arasında herhangi bir nedenle ayırıma yol açacak şekilde uygulanılmasından kaçınılması gerekmektedir.</p>
<p><strong>Çıkarılan yönetmeliklerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işlerlik kazandığı, hiçbir kanun ve yönetmelik maddesinin geriye dönük uygulanmayacağı hukuk kuralı olup, uygulanması durumunda hukuka aykırılık  teşkil edecektir. Bu nedenle zorunlu okul müdürü atamalarının 13.08.2014 tarihinde başlaması gerekmektedir.</strong> Anayasamızın temel kurallarından biri olan ve T.C. vatandaşlarına verilen hakların korunması ve geri alınamaz hükmünün dikkate alınması gerekir. Kazanılmış hakların korunması Hukuk Devleti İlkesinin gereğidir. <strong>Hukuk Devletinde bütün devlet faaliyetlerinin hukuk kurallarına uygun olması önemli ve temel bir ilkedir. İdari işlemlerin geriye yürümezliği ilkesi de kazanılmış hakların korunması amacını güden ve idarenin faaliyetlerini genel planda sınırlayan bir ilkedir.</strong> Kazanılmış hak, objektif bir hukuk kuralının kişilere uygulanmasıyla objektif ve genel hukuki durumun kişisel bir işlemle özel hukuki duruma dönüşmesidir. <strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>              13.08.2009 tarih 27318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumu Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin Geçici <strong>1 inci maddesi</strong> ile bu yönetmeliğin yayınlanmasından önce asaleten görevde olan eğitim kurumu yöneticilerine tanınmış olan <strong>kazanılmış haklar</strong> güvence altına alınmış olmasına rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 15.09.2009 tarih ve 77433 sayılı Eğitim Kurumları Yöneticileri konulu ve 2009/73 sayılı genelgeleri ve 23.06.2010 tarih ve 31131 sayılı Zorunlu Yer Değiştirmeler konulu yazıları ve İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğünün Zorunlu Yer Değiştirmelerin Duyurusu konulu yazıları ile Yönetmeliğin Geçici 1 inci maddesine aykırı uygulama yapılmak istenmektedir. <strong>Bu uygulama gerçekleştiği takdirde, kazanılmış hakların ihlâline, aile bütünlüğünün bozulmasına ve Anayasanın hakların geri alınmazlığı ilkesine, Avrupa İnsan Hakları çerçevesinde Hukukun Güvenirliği ilkelerine aykırı durumların oluşmasına ve hak kaybına neden olacaktır.     </strong><strong> </strong></p>
<p>            Zorunlu olarak yer değiştirilmeye tabi tutulan yöneticilere 10 adet okul tercihi yapma hakkı verilmekte, ancak <strong>ataması yapılamayanların bilgisayar kurası ile atamasının resen yapılacağı yönünde düzenleme yapılmış bulunmaktadır</strong>. <strong>Bu uygulama objektiflikten, kariyer ve liyakat ilkesinden uzak ve hakkaniyetsiz bir düzenlemedir</strong>. Şöyle ki; yıllarca yönetici kadrosunda çalışmış eğitim çalışanlarını kariyer ve liyakat esasları gözetilmeden hak etmedikleri okullara yönetici olarak atanabileceği anlamı çıkmaktadır. <strong>Tercihlerine atanamayan yöneticiye ikinci bir duyuru yapılarak atanma hakkı verilmesi gerekli iken bilgisayar kurası ile atama işleminin gerçekleşmesi kabul edilemez</strong>. Çünkü zorunlu olarak yer değişikliğine tabi tutulan yöneticiler yıllardır görev yaptıkları kurumların dengi olan ve kurumlarına yakın yerleri tercih etmek istedikleri halde istekleri dışında belki de ikamet etikleri yerden çok uzak yerlere bilgisayar kurası ile atanacaktır.</p>
<p><strong>             Bu ve benzeri nedenlerle eğitim iş kolunda en büyük sendika olarak, Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak yapılması düşünülen rotasyon uygulamasının bu haliyle adil, hak ve hukuka uygun olamayacağını, dolayısıyla bir yıl ertelenmesini ve haksızlığa meydan vermeyecek yeni bir düzenlemenin yapılmasının talep ettik ve halen bu talebimizde ısrar etmekteyiz.</strong></p>
<p><strong>           Sayın Bakan, rotasyonun mevcut eksikleri ile uygulanması halinde, ortaya çıkacak haksızlık ve suiistimallerin, yaşanacak kargaşa ve kaosun bütün sorumluluğu size ait olacaktır.          </strong></p>
<p><strong>           Bir okul müdürünün sağlam kriterler oluşturularak şu okuldan bu okula verilmesi, Türk Eğitim Sen’i rahatsız etmez. Ancak, başarılı insanların harcanması, hak ettiği değeri görmemesi, hak etmediği muameleye tabi tutulması bizi yakından ilgilendirmektedir.</strong></p>
<p><strong>           </strong></p>
<p><strong>Türk Eğitim-Sen</strong></p>
<p><strong>İstanbul Bölge Başkanı</strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. </strong><strong>Dr. M. Hanefi Bostan</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8102-meb%e2%80%99de-buyuk-operasyon-ve-hak-gaspi-basladi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>EVET Mİ HAYIR MI SÖYLE BANA NEDİR SENİN CEVABIN?</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8059-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8059-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 09:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Berhan Yılmaz</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8059</guid>
		<description><![CDATA[Geçen haftaki yazımda; Bugünkü iktidarı muhalefete, muhalefeti de iktidara koyunuz, referandum konusunda söylemleri hemen değişecek, hayır diyenler evet’çi, evet diyenler ise hayır’cı olacak demiştim. Bunu da özellikle siyasiler ve parti liderleri adına söylemiştim.
Bu hafta boyunca aldığım mailler, telefonlar veya&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen haftaki yazımda; Bugünkü iktidarı muhalefete, muhalefeti de iktidara koyunuz, referandum konusunda söylemleri hemen değişecek, hayır diyenler evet’çi, evet diyenler ise hayır’cı olacak demiştim. Bunu da özellikle siyasiler ve parti liderleri adına söylemiştim.</p>
<p>Bu hafta boyunca aldığım mailler, telefonlar veya konuştuğum insanlar ki bunların içersinde siyasiler de var, benim bu konuda ne kadar haklı olduğumu gösterdi.</p>
<p>Çünkü doğru bilgilenmek için yeni anayasayı okumuş, bu referandumla ilgilenen, referanduma ne sebeple evet veya ne sebeple hayır diyeceğini bilen insanların sayısı siyasiler de dâhil çok az. Bu konuda halkı bilgilendirmesi gerekenler bile siyasi konuşuyorlar. Bir ülkenin anayasası hazırlanırken siyasi söylemlerin ne işi var dediğinizde de bunun aslında anayasanın yenilenmesinden ziyade siyasi hırsların ve kurumların savaşı olduğunu işitiyorsunuz.</p>
<p>Peki, insanlar anayasayı değerlendirmiyorsa, ne olduğunu bilmiyorsa neye göre evet veya hayır diyecekler? Bunun cevabı bu hafta içi bu konuyu konuşurken okuryazarlığı ve bu işlerle de yakın ilgisi olan bir dostumun verdiği cevapta gizli. Kendisine evet mi vereceksin, hayır mı diye sorduğumda aldığım cevap;</p>
<p>- “Evet” verecekmişiz, öyle diyorlar. Oluyor.</p>
<p>Referanduma parti veya farklı taassuplarla evet veya hayır denileceğini hepimiz biliyoruz ki zaten AK Parti liderinden aldığı güç ve bu milletin Recep Tayyip Erdoğan’a olan sevgisine, ilgisine güvenerek referandumdan çıkacak sonucun kendi istediği gibi olacağına inanıyor ve haksız da sayılmaz. Bu söylemi bir adım daha öne götüreyim Tayyip Erdoğan olmasa bu anayasa “evet” alamaz.</p>
<p>Zaten dün akşam Bülent Arınç bir televizyon kanalında bunu çok net ortaya koydu ve bir lider referanduma evet veya hayır denecek dediği zaman eğer onun seçmenleri bu karara uymuyorsa o kişinin liderliği sorgulanır dedi.</p>
<p>Demek ki mesele liderde bitiyor. Bu halk, anayasayı onaylarken veya reddederken neyi kabul veya reddettiğini bilip de ne yapacak önemli olan liderin kararı. Bu da Türk usulü demokrasi oluyor sanırım.</p>
<p>Bu referandumda en büyük sıkıntıyı ben ve benim gibi 12 Eylül anayasasının değişmesi gerektiğini düşünenler ve bu iktidarın söylemlerinden yeni anayasa konusunda yüksek beklentileri olanlar yaşıyor.</p>
<p>Bir tarafta mutlaka değişmesi gereken bir anayasa diğer tarafta çok şeyler beklediğiniz ama beklentilerinizi bulamadığınız yeni bir anayasa. Böylesi güçlü bir iktidarın hazırladığı anayasa bu olmamalıydı ve değişmesi gereken bu anayasa karşımıza ne çıkarsa çıksın onu tercih edelim noktasına da getirilmemeliydi. </p>
<p>Demokrasi bütün kurumlarıyla bu ülkeye yerleştirilmek isteniyorsa YÖK, dokunulmazlıklar, Partiler Kanunu, Seçim Yasası, kılık kıyafet zulmü, dini eğitim yaşına getirilen sınırlama konusunda verilen sözler de unutulmamalı ve yerine getirilmeliydi.</p>
<p>Kurumlarında, partilerinde, meclisinde demokrasi olmayan, birilerinin çok özel kanunlarla korunduğu, özel dokunulmazlıklara sahip olduğu, birilerinin devletin her türlü maddi ve manevi imkânını, gücünü sınırsız kullandığı ülkemizde bu gibi antidemokratik ve insani değerlerin yok sayıldığı uygulamalara yeni anayasa da dur demiyorsa demokrasi ve yenilik bunun neresinde kalıyor.</p>
<p><strong>AHMET BERHAN YILMAZ</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8059-evet-mi-hayir-mi-soyle-bana-nedir-senin-cevabin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Unutulanların İsyanı!</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8050-unutulanlarin-isyani</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8050-unutulanlarin-isyani#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 07:26:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali Yalçın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8050</guid>
		<description><![CDATA[“Kamuda eşit işe eşit ücret” slogan olmaktan öteye geçemedi. Hükümet doğru olanı değil kolay olanı yapıyor. Kamu kurumları arasında bazı çalışan guruplarına yapılan kısmi iyileştirmeler bile “biz yine unutulduk!” tepkisi oluştururken bazı çalışan guruplarında içe kapanma ve itilmişlik duygusunu ön&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Kamuda eşit işe eşit ücret” slogan olmaktan öteye geçemedi. Hükümet doğru olanı değil kolay olanı yapıyor. Kamu kurumları arasında bazı çalışan guruplarına yapılan kısmi iyileştirmeler bile “biz yine unutulduk!” tepkisi oluştururken bazı çalışan guruplarında içe kapanma ve itilmişlik duygusunu ön plana çıkarıyor. Adalet olan yerde öfke ve isyana yer yoktur denilir. Ama adalet hiçbir zaman durup dururken gelmez. Kazanımlar çoğunlukla gayretin ve adanmışlığın ödülüdür. “Oturarak başarıya ulaşan tek varlık tavuktur” diyen düşünür aslında beklentilerin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğine işaret ediyor. Gerçekleşmesi umut edilen şeylerin başında ise adalet vardır. Adalet beklentisi bazen susarak bazen de öfke ile ifade edilir. Öfke her zaman bağırmak ta değildir.  Bu öfke mektup ve e-mail ile de olabilir. Sendikaya mail gönderen Kartal İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şef’i sadece kendi adına olmayan talepleri sıraladıktan sonra “öfkeliyiz çünkü biz yine unutulduk” demeyi seçmiştir.</p>
<p>Şef; 13 Temmuz 2010 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Ulaştırma Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanuna yapılan ek maddeyle kurum personel maaşlarındaki iyileşmeyi ve yeni yayınlanan Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Yasasını hatırlatıyor. Milli Eğitim Müdürlüğü Şef’i; kıdem olarak 12/2’deki bir İmam Hatip’in maaşının1.429’dan 1.510 TL ye yükselmesinden söz ettikten sonra Milli Eğitimde çalışan kıdem olarak 7/1’de evli ve 2 çocuklu bir VHKİ memur 1.330 TL alıyor. Bu iyileştirmelerde “bizi duyan var mı” diye haykırıyor.</p>
<p>“Hala eşitsizlik var hala adaletsizlik var hala sosyal haklarımız ile ilgili gelişme yok. Kurumda iş yükü ağır personel yok. Her işe koştur, ek ücret veya mesai yok. Hizmetli, Memur, VHKİ, Şef tüm kadroların sıkıntıları var.” Diye devam eden e-mail’de taleplerimiz diye sıraladıklarının tamamı alt alta toplanırsa gerçekleştirilmesi zor, çok şey istemedikleri anlaşılacaktır.</p>
<p>Aynı e-mail de durumun anlaşılması için arkadaşlarının bordolarından alıntıladığı çizelge, çok şey anlatıyor. İstanbul’da kiraların en düşük 400 TL’ den başlayıp yukarı doğru gittiğini düşünürseniz Bu maaşlarla; Başbakan’ın “en az 3 çocuk istiyorum” tavsiyesine uymanın çılgınlık olacağından kimsenin şüphesi olmasın! Hele o çocuklardan biri veya bir kaçı lise ve üstü eğitim görüyorsa “vay gele o memurun haline..!”</p>
<p>İşte o çizelge:</p>
<p>KadrosuDerece/KademeEvli/BekârÇocuk SayısıEk ÖdentiEle Geçen Toplam-TL</p>
<p>Hizmetli6/3Evli2Yok1.316</p>
<p>Memur4/1Bekâr&#8211;Yok1.200</p>
<p>Şoför6/3Evli5Yok1.383</p>
<p>VHKİ7/1Evli2Yok1.330</p>
<p>Şef2/3Evli2Ek-Ders Ücreti1.616</p>
<p>4-C’li personelin aylık 800 TL aldığını yazmayayım da devletin devletliğine halel bari gelmesin! Kamuda her yerde bu böyle değil. Kurumlar arasında aynı işi yapanlar arasındaki maaş farklılıklarını bilmeyen yok. “Eşit işe eşit ücret” talebi de buradan yola çıkıyor zaten… Kısacası Milli Eğitim’de çalışan Memur, Şef, VHKİ ve Yardımcı Hizmetli Personel adında adalet olan iktidar partisinden “ADALET” istiyor.</p>
<p>Eğitimin ayrılmaz parçası olan hizmetli, memur, V.H.K.İ. teknisyen, şef, kadrolu usta öğretici, şoför vb. personel ne bekliyor?</p>
<p>1.        Hizmetli, memur, V.H.K.İ. teknisyen, şef, kadrolu usta öğretici, şoför vb. tüm çalışanların, “eğitim çalışanları” olarak adlandırılması; personel görev tanımlarının bu anlamda yeniden yapılması</p>
<p>2.        Eğitime Hazırlık Ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ödenmesi </p>
<p>3.       657’ye göre günde 8 saat ve haftada 40 saat çalışma süresinin üzerine çıkılıyor ama fazla mesai ücretlendirilemiyor. Bu haksızlığın önüne geçilmesi ve fazla mesainin ücretlendirilmesi</p>
<p>4.       İl içi ve İl dışı atanma talepleri muvafakat barikatına takılan personel muvafakat barikatı olmaksızın yılda 2 kez atanma ve yer değiştirme hakkının verilmesi</p>
<p>5.       Parasız yatılılık ve burslulukta öğretmen çocuklarına tanınan hakların bütün eğitim çalışanlarına tanınması</p>
<p>6.       Aylıkla ödüllendirme çalışmalarında Eğitim-Öğretim sınıfına binde yirmi diğer personellere binde on düzeyinde sınırlama getirilmiştir bu kontenjanın eşitlenmesi</p>
<p>7.       Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanları ve memurlarda % 44 ve % 49 olarak uygulanan özel hizmet tazminatı, öğretmenlerde olduğu gibi (% 85–95–100) uygulanarak maaşlar arasındaki farkın kapatılması</p>
<p>8.       Genel İdari ve Teknik Hizmetler çalışanlarının özel hizmet tazminat oranlarının artırılması, ek göstergelerinin eğitim öğretim hizmetlerinde olduğu gibi öğrenim durumuna göre 8. dereceden başlayarak verilmesi</p>
<p>9.       Şeflerin özel hizmet tazminatları artırılmalı ve ya şeflere, mali denge tazminatı ödenmelidir.</p>
<p>10.   4/C statüsünde çalışan personelin özlük hakları iyileştirilerek yaşam standartlarının yükseltilmesi</p>
<p>11.   Yiyecek yardımları merkezi kurumlarda personel sayısı 50 kişi olan yerlerde verilmekte olup bu sayının altında olan yerlerde çalışanlara yiyecek yardımı yapılmamaktadır. Söz konusu eşitsizliğin giderilmesi için Devlet Memurları Yiyecek Yardımı Yönetmeliği’nde değişiklik yapılarak bu yardım tüm çalışanlara verilmesi</p>
<p>12.   Memur iken şefliğe atananlar 500 yan ödeme puanı alırken, veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda çalışmakta iken şef olarak atanan bir şef 2250 yan ödeme puanından yararlandırılmaktadır. Bu farkın ortadan kaldırılarak genel idari hizmetler sınıfı ile teknik hizmetler sınıfında bulunan tüm personelin 2250 yan ödeme puanından yararlandırılmasının sağlanması</p>
<p>13.   2006 yılında T.B.M.M. sunulan ve halen mecliste bekleyen V.H.K.İ. kadrolarının teknik hizmetler sınıfı kapsamına alınması ile ilgili yasal düzenlemenin en kısa sürede meclisten geçirilerek mağduriyetlerin giderilmesi sağlanması</p>
<p>14.   Görevde yükselme sınavlarında 70 olan barajın 60’a çekilmesi</p>
<p>15.   Toplu taşıma araçlarında öğretmenlere ve öğrencilere uygulanan indirimden eğitim çalışanı olan hizmetli, memur, V.H.K.İ. teknisyen, şef, kadrolu usta öğretici, şoför vb. personelinde faydalanabilmesi</p>
<p>Unutulanların taleplerini 15 madde de özetleyen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şef’i taleplerini sıraladıktan sonra sabah herkesten önce yola revan olan eğitimin emektar personelleri için servis tahsis edilemez mi diye temennisini belirterek bitirmiş.</p>
<p>Sadece sorunları değil çözümleri de sunan Şef Ahmet Bey’i duyan var mı?</p>
<p>Ali YALÇIN</p>
<p>Eğitim Bir Sen Şube Başkanı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8050-unutulanlarin-isyani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kim bilir ne halt etti?</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8000-kim-bilir-ne-halt-etti</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8000-kim-bilir-ne-halt-etti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Jul 2010 06:59:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Nazım Telli</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8000</guid>
		<description><![CDATA[Bu günkü yazım, bir hikaye. Hikayenin ne kadarı doğru bilmiyorum. Verdiği dersi de siz okuyucularıma bırakıyorum. Hikaye göre: Bursa&#8217; da bir Müslüman, Arap Şükrü Köyünde bir çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: &#8220;Her kula helâl, Müslüman&#8217;a haram!&#8221;
Bursa başkent,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu günkü yazım, bir hikaye. Hikayenin ne kadarı doğru bilmiyorum. Verdiği dersi de siz okuyucularıma bırakıyorum. Hikaye göre: Bursa&#8217; da bir Müslüman, Arap Şükrü Köyünde bir çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş: &#8220;Her kula helâl, Müslüman&#8217;a haram!&#8221;</p>
<p>Bursa başkent, tabii. Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye. Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş. &#8220;Bu nasıl fitnedir, dinî İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman&#8217;a yasakla! Bu olacak iş midir”diye çıkışmışlar adama.</p>
<p>Adam: &#8211; &#8220;Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır&#8230;&#8221;</p>
<p>Dedikçe kadı kızmış: &#8211; &#8220;Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!&#8221; demiş. Demiş ama bir yandan da merak edermiş: Nedir gerekçen?&#8221; diye sormuş.</p>
<p>Adam: &#8211; &#8220;Bir tek Sultan&#8217;a derim&#8230;&#8221; diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan&#8217;a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş. Padişah da sinirlenmiş ama yine de</p>
<p>de bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman&#8217;a haram yazarsın?”</p>
<p>Adam, başı önünde konuşmuş. &#8220;Delilim vardır, lâkin ispat ister.&#8221;</p>
<p>Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?&#8221; O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım.</p>
<p>Sultanım, herhangi bir havradan   bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak&#8230;&#8221;</p>
<p>Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Musevîler, &#8220;ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim&#8230;&#8221; Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş. Bir hafta dolunca, adam &#8220;Sultanım, artık bırakmak zamanıdır&#8221; demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu. Bu sefer Sultan&#8217;a teşekkürler, hediyeler&#8230;</p>
<p>Az zaman geçmiş ki, adam:  &#8220;Aynı işi kiliseden bir papaz için yaptırınız Sultanım&#8221; demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininde aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar&#8230; Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine.</p>
<p>Sultan: &#8211; &#8220;Bitti mi ?&#8221; demiş adama.</p>
<p>Sultanım son bir iş kaldı. Sonra hüküm zamanıdır. İzninizle&#8221; demiş.</p>
<p>Şimdi nedir isteğin ?&#8221; Efendim, payitahtımız Bursa&#8217;nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden. Adamın dediğini yapmışlar, Ulu Cami İmamını cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler. Ve ne olmuş bilin bakalım?</p>
<p>Bir Allah&#8217;ın kulu çıkıp da, &#8220;Ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz&#8221;, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran bile olmamış.</p>
<p>Geçmiş bir hafta, &#8220;Nerede imam&#8221; diye gelen-giden yok! Aptal ve cahil bir imam tayin edilmiş yerine. Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için: “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik. Kim bilir ne halt etti de tevkif edildi. Vah vaah! Acırım arkasında kıldığım namazlara. Sorma, sorma.&#8221;</p>
<p>Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş: &#8211; &#8221; Eee, ne olacak şimdi?</p>
<p>Adam: &#8220;Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan. &#8220;Haklısın&#8221; demiş padişah.</p>
<p>Adam başı önünde konuşmuş. Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlar&#8217;a su helâl edilir mi?&#8221;</p>
<p>Bursa&#8217;da geçen dünkü hikaye bu. Peki ya bugün?</p>
<p>Herkes kendi işinin, kendi aşının peşinde. Ne komşu, ne yetim, düşkün ve düşmüşü bilen, soran ve sorgulayan sadece üç beş kişi.</p>
<p>M. Nazım Telli</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8000-kim-bilir-ne-halt-etti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milli Eğitim Bakanı Kim?</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7987-milli-egitim-bakani-kim</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7987-milli-egitim-bakani-kim#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 12:09:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>M. Hanifi Bostan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7987</guid>
		<description><![CDATA[MEB’de neler oluyor? MEB yaptıklarıyla eğitim çalışanları nazarında sürekli puan kaybediyor. Eğitim çalışanlarını mutsuz etmek MEB’in misyonu değildir ama her yapılan eğitim çalışanlarının aleyhine ve memnuniyetsizliğine sebep oluyor. Neler mi yapılıyor?
Öncelikle, sözleşmeli öğretmenlere kadro sözü yerine getirilmedi. Sözleşmeli almayacağım&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>MEB’de neler oluyor? MEB yaptıklarıyla eğitim çalışanları nazarında sürekli puan kaybediyor. Eğitim çalışanlarını mutsuz etmek MEB’in misyonu değildir ama her yapılan eğitim çalışanlarının aleyhine ve memnuniyetsizliğine sebep oluyor. Neler mi yapılıyor?</p>
<p><strong>Öncelikle, sözleşmeli öğretmenlere kadro sözü yerine getirilmedi. Sözleşmeli almayacağım sözünü veren Nimet ÇUBUKÇU, bu sözden sonra defalarca sözleşmeli öğretmen alımı yaptı</strong>. Nimet ÇUBUKÇU bugünlerde sözleşmelileri ağzına almaz oldu, Türk Eğitim Sen’in 13 Mart Mitingi öncesinde sözleşmeli öğretmenlere kadro vereceğim açıklamasını sık sık yapan Çubukçu, o tarihten bu yana sözleşmeli öğretmenlere verdiği sözün yerine getirileceğine dair tek söz etmez oldu. Sayı Bakan bu sözü unutturmaya çalışıyor, ben bahsetmesem herkes unutur zannediyor. Sayın Çubukçu, herkes unutsa, sözleşmeli öğretmeler hiç lafını etmese bile, <strong>Türk Eğitim Sen</strong> bu sözünüzü her zaman hatırlatacaktır. Bu sözden kaçışınız mümkün değildir. Bırakın bakanlığınız süresince, bakanlığı bırakmış olsanız dahi, bu sözünüz her platformda yüzünüze vurulacaktır.</p>
<p><strong>Sayın Bakan, Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğini değiştirdiniz, sözüm ona sendikaların görüşlerini de aldınız, ama hiçbirini uygulamadınız</strong>. <strong>Bir yönetmelik değişikliği bu kadar ele yüze bulaşır hale getirilirdi.</strong> Tüm tepkilere kulağınızı tıkayarak, bakanlık yapabileceğinizi zannediyorsunuz. Sayın Bakan, il içi tayin isteyenlere bizim de taleplerimizle, ikinci tayin hakkı verdiniz. İller arası tayin isteyenler üvey evlat mı? İl içi tayin hakkını hangi gerekçe ile verdiyseniz, aynı gerekçeler ve daha fazlası iller arası tayin isteyenler bakımından da var. <strong>Türk Eğitim Sen bu konuda defalarca başvuruda bulundu, cevap bile yazamadınız. Görevlendirme yaptığınız insanların çalışma sürelerini hizmet yılından saymadınız, bunlara tayin hakkını çok gördünüz. Hem bu işi yapan insanların çalışmalarına ihtiyaç duyacak, görevlendireceksiniz hem de bu süreyi çalışma süresinden saymayacaksınız. Sayın Bakan buna hakkınız var mı? </strong></p>
<p><strong>Bugünlerde okul müdürlerine rotasyon uygulaması yapılması yönünde il milli eğitim müdürlüklerince hazırlıklar duyurular yapılmaktadır. Rotasyonun bu şekilde uygulanması halinde pek çok haksızlığın yaşanacağını, bilgisayar kurası gibi anlaşılmaz bir yöntemle okul müdürlerinin yerlerinin değiştirilmesinin ne kadar anlamsız ve sübjektif olduğu bizzat bürokratlarınızca size bildirilmesine rağmen, rotasyon uygulamasındaki bu eksiklikleri düzeltmek adına bir girişimde bulunmadınız. Bir sendikanın yönlendirmesiyle, nasıl bir bilinmezliğin içine sürüklendiğinizin farkında değilsiniz. Sayın Bakan, bu tepkilere, sizlere ulaştırılan gerekçelere kulak veriniz. Rotasyonu yaşanacak muhtemel problemlere rağmen uygulayabilirsiniz, bu konuda biz Türk Eğitim Sen olarak yaşadığımız tecrübeleri aktararak, sorumlu bir sendikanın yapması gerekeni yapıyoruz. Sayın Bakan, rotasyon mevcut eksikleri ile uygulanması halinde, yaşanacak kargaşa ve kaosun tüm sorumluluğu size ait olacaktır. Bu uygulama yapıldıktan sonra, uygulamayı ve haksızlıkları tek tek tespit edecek ve kamuoyu ile paylaşacağız. Bir okul müdürünün sağlam kriterler oluşturularak, şu okuldan bu okula verilmesi, Türk Eğitim Sen’i rahatsız etmez, ancak başarılı insanların harcanması, görmesi gereken değeri görmemesi, hak etmediği muameleye tabi tutulması bizi yakından ilgilendirmektedir. Başarılı ve namuslu insanlar bu ülkenin geleceği adına korunmalı, değer verilmelidir. Başarısız, dürüst olmayan, işletme körlüğü oluşmuş yöneticilerin tespit edilmesi için onlarca yol bulunabilir. Bu yol asla bilgisayar kurası olamaz. MEB gibi önemli ve ciddi bir kuruluş, öğretmen, yönetici, memur, kim olursa olsun, hiçbir personeline böyle anlamsız ve sübjektif yöntemleri uygulama hakkına sahip olamaz.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Sayın Bakan, <strong>hizmetli, memur ve diğer eğitim çalışanları adına ne yaptınız? Bunların bir atama ve yer değiştirme yönetmeliği olmadığından haberdar mısınız? Bunların açlık sınırında geçinmek zorunda olduğunu biliyor musunuz? Eğitim öğretime hazırlık ödeneği verilmesi teklifinin TBMM’de partinizin milletvekillerince ret edildiğini biliyor musunuz?</strong> Bu konuda, Milli Eğitim Bakanımız olarak neden bir gayret sarf etmediniz, bunlar da sizin personeliniz değil mi? Sayın, Bakan yaşanan problemlere gözlerimizi kapatamayız, siz de, gözlerinizi kapatarak bu problemleri ortadan kaldıramazsınız.</p>
<p>Sayın Bakan, davalar açarak 76. madde ile yapılan yüzlerce atmayı iptal ettirdik. Bu davalar sonucu, yapılan işin hukuksuz olduğunu sağır sultan duydu, siz duymadınız? Yargıdan defalarca dönen bu atamaların tamamını iptal etmek için neyi bekliyorsunuz? Yoksa Hüseyin ÇELİK’e ayıp olur diye mi, MEB’i bu ayıplı işten kurtarmak yerine, seyrediyor, bir adım atmıyorsunuz?</p>
<p><strong>Sayın Bakan, yönettiğiniz MEB’de kadroludan daha çok görevlendirme şube müdürü çalıştırılıyor, bundan da büyük ihtimalle haberiniz olmamıştır. Türk Eğitim Sen defalarca ve basın açıklaması yaparak, bizzat size başvuru yaparak duyurmaya çalıştı? Ancak, size haber verilmemiş olabilir? Bu görevlendirilen şube müdürlerinin 214 tanesi de norm kadro fazlası olarak görevlendirilmiş, devlet açıkça zarara sokuluyor ve sizler göz yumuyorsunuz? Sayın Bakan, bu yandaş kadrolaşmayı, adama göre makam ayarlama anlayışını ne zaman terk edeceksiniz? Şartları tutan ama atanmak için adamı olmayanlar da bizim vatandaşlarımız, bunların haklarını kim koruyacak, bunların sesini kim duyacak?</strong></p>
<p><strong>Sayın Bakan, Türk Eğitim Sen olarak, Milli Eğitim Bakanı olduğunuzu hatırlatma gereği duyuyoruz. O makamın hakkını veriniz? Veremeyecekseniz, o makamı daha fazla işgal etmeyiniz. Milli Eğitim Bakanlığı gibi bir bakanlık, tavırsız, duruşsuz ve ilgisiz olarak yönetilemez. Bakanlığınızda yaşanan hukuk ihlallerine de bir el atın. Yargı kararını uygulamamak için neler yapıldığını, insanların haklarını almak için neler çektiğini bir inceleyin. Sayın Bakan, biz görevimizi yapmaya devam edecek, sizi uyaracağız. Türk Eğitim Sen’in bu uyarılarından rahatsızlık duyduğunuzu, Bakanlık Merkez Binada bir sendika temsilci odası bile vermediğinizi, engel olduğunuzu biliyoruz. Bunlara rağmen biz görevimizi yerine getireceğiz, siz de görevlerinizi hatırlayın!</strong></p>
<p><strong>Türk Eğitim Sen</strong></p>
<p><strong>İstanbul Bölge Başkanı </strong></p>
<p><strong>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</strong><strong></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7987-milli-egitim-bakani-kim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
