<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kartal Gazetesi &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.kartalgazetesi.com/kategori/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kartalgazetesi.com</link>
	<description>Kartal&#039;dan Her An Haber</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 17:12:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Geç saatte yemek yemeyin, sabah kahvaltı edin</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8206-gec-saatte-yemek-yemeyin-sabah-kahvalti-edin</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8206-gec-saatte-yemek-yemeyin-sabah-kahvalti-edin#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Jul 2010 15:08:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8206</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak havaların etkisiyle, yaz akşamları abur cubur tüketmenin en yoğun olduğu zamanlardır. Geç saatlere kadar yapılan balkon sohbetleri, teras keyfi, güzel bir gün/gece derken hiç bitmeyen ikramlar katılır sohbete. Tatlılar yenir tatlı konuşulur ve sonrasında yenilen tatlılar acı ve kötü&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sıcak havaların etkisiyle, yaz akşamları abur cubur tüketmenin en yoğun olduğu zamanlardır. Geç saatlere kadar yapılan balkon sohbetleri, teras keyfi, güzel bir gün/gece derken hiç bitmeyen ikramlar katılır sohbete. Tatlılar yenir tatlı konuşulur ve sonrasında yenilen tatlılar acı ve kötü bir görüntüye “kilo”ya dönüşür…</strong></p>
<p><strong>Yaz Geldi Ama Kilolar Gitmedi</strong></p>
<p>Kişilerin kiloları ile sorunlarının yaz gelince daha da arttığını belirten Dr. Alp Mamak konu ile ilgili şu açıklamalarda bulundu;”En geç ara öğünü 21:30 gibi ya da en az 2 saat önce olması gerekiyor. Çünkü akşam 19:00 itibarı ile metabolizmamız yavaşlar ve yediklerimizin yağa dönüşümü hızlanır. Geç yatıp geç uyanmak ise metabolizmanın daha da yavaşlamasına neden olarak giderek artan bir vücut ağırlığı ile karşı karşıya kalırız.”</p>
<p>Peki bu durumla nasıl baş edebiliriz? Estetik Koçu <strong>Dr. Alp Mamak</strong> bu durumla karşı karşıya kalanlara çözüm olarak ‘‘Öncelikle hepinize önerim en geç 00:00 da uyumanız, çünkü metabolizmanın dinlenmesi gereken esas saatler saat 00:00 ila 02:00 arasıdır, daha geç uyumak metabolizmayı yavaşlatıyor. Yine de bazen kontrol dışı olarak davetler, aile toplantıları, aile buluşmalarında geç ve ağır yenen bir akşam yemeğini bir tatlı takip eder.</p>
<p>Bu durumla karşı karşıya kaldığımızda kendinize şunu tekrarlayın ‘<em>Bu akşam yediğim yemekler bir kalıp margarin yemekle aynı ağırlıkta</em>…’ Halbuki akşam yenilen yemekleri sabah tükettiğimizde metabolizma daha hızlı çalıştığı için daha rahat yakıyoruz. Bu nedenle akşam yemeğinden sonra hiçbir şey yememeye dikkat etmelisiniz. Geç saatte acıkırsanız kendinize şu telkini verin. “Saat 22:00’yi geçti şimdi yemek yemeyeceğim. Yarın sabah kahvaltı ederim” Sağlıcakla kalın ve güzel yaşlanın…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8206-gec-saatte-yemek-yemeyin-sabah-kahvalti-edin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vücudunuzu sıcağın zararlı etkilerinden koruyun</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8056-vucudunuzu-sicagin-zararli-etkilerinden-koruyun</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8056-vucudunuzu-sicagin-zararli-etkilerinden-koruyun#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 08:17:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[vücut]]></category>
		<category><![CDATA[zararlı ışın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8056</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Demircioğlu, sıcağın zararlı etkilerinden korunma önerileri hakkında bilgi verdi. 
 
Sıcağa maruz kalma birçok fizyolojik fonksiyonu etkiler ve sıvı kaybına neden olur. Sıcağa bağlı olarak ortaya çıkan kalp ve dolaşım sistemi bozuklukları&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Memorial Antalya Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Mehmet Demircioğlu, sıcağın zararlı etkilerinden korunma önerileri hakkında bilgi verdi. </strong></p>
<p><img title="Mehmet-demircioğlu" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/Mehmet-demircioğlu.jpg" alt="" width="500" height="300" /> </p>
<p>Sıcağa maruz kalma birçok fizyolojik fonksiyonu etkiler ve sıvı kaybına neden olur. Sıcağa bağlı olarak ortaya çıkan kalp ve dolaşım sistemi bozuklukları ile su ve tuz kayıpları, özellikle yaşlılar, bebekler, hamileler ve kronik hastalığı olanları etkilemektedir.  </p>
<p>Çoğu kişide sıcağın etkileri hafif şikayetlerle kendini belli etse de fakat sıcağa maruz kalmanın şiddeti ve süresine bağlı olarak; cilt kızarıklığı, terleme, kramp, ısı çarpmasından, bilinç kaybı ve ölüme dek uzanan ciddi etkiler ortaya çıkabilir. Sıvı kaybına bağlı olarak çarpıntı, nefes darlığı, aşırı bitkinlik sonrasında zihin bulanıklığı, baygınlık, bilinç kaybı gelişebilir ve kişi bulunduğu sıcak koşullarından uzaklaşamayabilir.</p>
<p><strong>Saatte </strong><strong>2 litre</strong><strong> terleme ile sıvı ve tuz kaybı oluşur </strong></p>
<p>Sıcağın etkisi sonucunda vücut ısısının artması cilt kan akımının artırılması ve terleme yoluyla dengelenmeye çalışılır. Normalde cilt kan akım hızı 200-250 ml/dakika iken, aşırı sıcak ortamda cilt kan akım hızı 7-8 kata kadar artabilir.  Kan akımı artışı dolaşım sisteminin ve kalbin iş yükünü artırır. Diğer yandan saatte 2 litre miktarına varabilecek oranda terlemeyle birlikte aşırı miktarda sıvı ve tuz kaybı oluşur. Özellikle kalp, tansiyon, şeker hastaları, yaşlılar, bebekler, hamileler, kronik hastalığı olanlar kalp ve dolaşım sisteminin aşırı yüklenmelerine, sıvı ve tuz kayıplarına gerektiği kadar adapte olamazlar.</p>
<p><strong>Sıcağın zararlarını en aza indirmek için yaz aylarında bu önerilere mutlaka uyun!  </strong></p>
<p>** Önemli olan mümkün olduğunca aşırı sıcak ortamda bulunmamaktır. Gölge, serin yerlerde dinlenerek vakit geçirilmelidir.</p>
<p>** Bebekler, küçük çocuklar, hamileler, yaşlılar, kalp, tansiyon, şeker hastaları, aşırı kilolu kişiler, ağır egzersiz yapanlar, ağır işlerde çalışanlar,  kronik hastalığı olanlar dikkatli olmalı,</p>
<p>özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamalıdır.</p>
<p>** Alkol tüketimi vücudun su dengesini bozar, susuzluğu artırır, sıcak havalarda aşırı alkol tüketilmemelidir. </p>
<p>** Kafeinli içecekler susuzluğu artırdığından çok içilmemelidir.</p>
<p>** Kontrol altına alınamamış şeker düzeyleri ciddi susuzluk nedenidir, sıcağa bağlı gelişen susuzluğa olumsuz katkıları olur. Şeker hastalarının şeker düzeyleri kontrol altında olmalı ve şekersiz bol sıvı tüketmelidir.</p>
<p>** Çocuklar, evcil hayvanlar sıcak havalarda kapalı araçlar içinde kesinlikle bırakılmamalıdır.</p>
<p>** Bol su ve sıvı tüketilmeli, susuzluk hissedilmese bile su içilmelidir. Susuzluk hissi sıcaklarda gerçek su ihtiyacını göstermekte yetersiz kalabilir.  </p>
<p>** Sıcak tutmayacak bol, açık renkli, pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. </p>
<p>** Sıcakta çok efor sarf edilmemeli, çok yorulmamalı, yoğun çalışılmamalı, aşırı egzersiz ve spor yapmaktan kaçınılmalıdır.</p>
<p>** Direkt gelecek güneş ışınları ve sıcağın zararlı etkilerinden korunmak için; şapka, şemsiye, güneş kremleri gibi önlemler alınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8056-vucudunuzu-sicagin-zararli-etkilerinden-koruyun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sancaktepe Bedensel Engelliler Derneği, Sancaktepe Belediyesini ziyarette bulundu</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8033-sancaktepe-bedensel-engelliler-dernegi-sancaktepe-belediyesini-ziyarette-bulundu</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8033-sancaktepe-bedensel-engelliler-dernegi-sancaktepe-belediyesini-ziyarette-bulundu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 08:48:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sancaktepe]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[bedensel engelli]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8033</guid>
		<description><![CDATA[“Sancaktepe Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Rasim Ay ve yönetim kurulu, Sancaktepe Belediye Başkan yardımcısı Muhammed Ali Cankatar’ı ziyarette bulundu.
Başkan yardımcısı Muhammed Ali Cankatar, Sancaktepe Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Rasim AY ve yönetim kurulundan Mehmet Kalabar, Rukiye Yıldırım, Abdullah İnan,&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Sancaktepe Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Rasim Ay ve yönetim kurulu, Sancaktepe Belediye Başkan yardımcısı Muhammed Ali Cankatar’ı ziyarette bulundu.</p>
<p>Başkan yardımcısı Muhammed Ali Cankatar, Sancaktepe Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Rasim AY ve yönetim kurulundan Mehmet Kalabar, Rukiye Yıldırım, Abdullah İnan, Ebru Yaşar, Kurtuluş Aksoy, Çiğdem Şahin, Bayram Balkan, Mustafa Köse, Aysun Göbek ve Aynur Kürk ile bir süre sohbet etti. Dernek yönetimi, çalışmaları hakkında bilgi verdi. Başkan Rasim AY; Derneğin, 12. 25. 2009 tarihinde kurulduğunu kısa bir süre içinde birçok engelli vatandaşa ulaştıklarını, gerçekleştirdikleri hizmetleriyle çok sayıda engelli vatandaşın; tekerlekli sandalye, ambulans, yatak gibi ihtiyaçlarını temin ettiklerini söyledi.<br />
<img title="sancaktepe-belediyesine-ziyaret" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/sancaktepe-belediyesine-ziyaret.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Dernek yönetimi yapmış oldukları çalışmalar hakkında bilgi verdikten sonra daha verimli çalışmak, engelli vatandaşlara sosyal hayatta kolaylık sağlamak ve çeşitli faaliyetleri sürdürmek için belediyenin desteğini de almak istediklerini belirtti. Dernek Başkanı Rasim AY, Sancaktepe Belediyesi’nden; İETT otobüsü, Nakil araçları, Araba gibi konularda yardımcı olmalarını talep etti. Muhammed Ali Cankatar dernek yöneticilerini dinledikten sonra engelli vatandaşların günlük ihtiyaçlarını kolay bir şekilde temin edilmesi için toplumda azımsanmayacak kadar çok olduklarını bu konuda yapılan tüm çalışmaları önemsediklerini,  ellerinden gelen bütün desteği de vereceklerini söyledi.</p>
<p>Engelliler Derneği Başkanı Rasim Ay, yönetim kurulunun gerçekleştirmiş oldukları ziyaretten memnun kaldıkları gözlendi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8033-sancaktepe-bedensel-engelliler-dernegi-sancaktepe-belediyesini-ziyarette-bulundu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksel Dölek  engelli çocukları sevindirdi</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/8023-yuksel-dolek-engelli-cocuklari-sevindirdi</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/8023-yuksel-dolek-engelli-cocuklari-sevindirdi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 12:34:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Belediye]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[mağaza]]></category>
		<category><![CDATA[motosiklet]]></category>
		<category><![CDATA[yüksel dölek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=8023</guid>
		<description><![CDATA[Motosiklet mağazası sahibi olan Yüksel Dölek Kartallı 10 engelli çocuğa çocuk arabası hediye etti.
Kadıköy’de Motosiklet mağazası sahibi olan Yüksel Dölek, elinde bulunan çocuk arabalarından 10 tanesini Kartal Belediyesi’nin aracılığı ile Kartal’da yaşayan engelli çocuklar için bağışta bulundu.
 
Kartal&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Motosiklet mağazası sahibi olan Yüksel Dölek Kartallı 10 engelli çocuğa çocuk arabası hediye etti.</strong></p>
<p>Kadıköy’de Motosiklet mağazası sahibi olan Yüksel Dölek, elinde bulunan çocuk arabalarından 10 tanesini Kartal Belediyesi’nin aracılığı ile Kartal’da yaşayan engelli çocuklar için bağışta bulundu.</p>
<p><img title="engelli-çocuklar-sevindirildi" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/engelli-çocuklar-sevindirildi.jpg" alt="" width="500" height="300" /> </p>
<p>Kartal Belediyesi Engelliler Koordinasyon Birimi Koordinatör yardımcısı Ayhan Alkan ile birlikte 10 engelli çocuk ve aileleri tarafından teslim alınan arabalar, engelli çocuk ailelerini sevindirdi.</p>
<p>Engelli çocukların aileleri bağışçı Yüksel Dölek’e teşekkürlerini dile getirirken, engelli çocuklarını sürekli kucaklarında taşıdıkları için arabalara gerçekten çok ihtiyaçları olduklarını söylediler.</p>
<p>Engelli çocuklarla yakından ilgilenen Yüksel Dölek ise yaptığı yardımın doğru yere ulaşmış olmasından dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Engelli çocukların mutluluğunu kendi mutluluğu olarak gördüğünü de ifade eden Dölek, engellilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.</p>
<p>Kartal Belediyesi Engelliler Koordinasyon Birimi teslim aldıkları çocuk arabaları ile birlikte engellileri evlerine kadar bıraktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/8023-yuksel-dolek-engelli-cocuklari-sevindirdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diz ekleminin baş ağrısı en çok genç kızları seviyor</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7980-diz-ekleminin-bas-agrisi-en-cok-genc-kizlari-seviyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7980-diz-ekleminin-bas-agrisi-en-cok-genc-kizlari-seviyor#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 11:06:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[baş]]></category>
		<category><![CDATA[diz]]></category>
		<category><![CDATA[eklem]]></category>
		<category><![CDATA[genc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7980</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süre oturarak çalışan, merdiven inip çıkan ve yoğun sportif etkinlikler olan 16-40 yaş arası genç bayanların en önemli ortopedik sorunlarından biri, diz ön ağrısıdır. Her yaşta ve çok sık görülen bu ağrı, diz ekleminin “baş ağrısı” olarak adlandırılır. Memorial&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süre oturarak çalışan, merdiven inip çıkan ve yoğun sportif etkinlikler olan 16-40 yaş arası genç bayanların en önemli ortopedik sorunlarından biri, diz ön ağrısıdır. Her yaşta ve çok sık görülen bu ağrı, diz ekleminin “baş ağrısı” olarak adlandırılır. Memorial Antalya Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Ahmet Turan Aydın soruları şu şekilde cevapladı;</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-7982" title="A.Turan-Aydın" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/A.Turan-Aydın.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p><strong>Ağrılar kendini nasıl gösterir? </strong></p>
<p>Ağrılar, diz önünde ve diz kapağı çevresinde ortaya çıkmaktadır. Bu ağrı şekli çok çeşitli şekillerde, çocukluktan yaşlılığa kadar her yaş döneminde ortaya çıkmaktadır. Sık ve her yaşta görülmesi nedeniyle, diz ekleminin “baş ağrısı” olarak tanımlanır. Ağrı çömelme, uzun süre dizleri bükerek oturma, merdiven inip çıkma ve yoğun sportif etkinlik sonucu ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>Kaç yaş arası genç bayanlarda görülür? </strong></p>
<p>Sıklıkla 16 – 40 yaş arası bayanlarda ortaya çıkan bir ağrıdır. Ergenlik ve genç erişkin dönemi en sık görülen yaş dönemidir. Bu dönemde sportif aktivitelere katılımın fazla olması önemli nedendir.</p>
<p><strong>Spor yapanlarda daha mı çok görülür yoksa ağrıların asıl nedeni hareketsizlik midir? </strong></p>
<p>Hareketsiz yaşam ağrı nedeni değildir. Kadınların leğen kemiklerinin geniş olması yürüme esnasında diz kapağını dışarıya zorlayıcı bir etkiye neden olmaktadır. Eğer şişmanlık ve dizlerde X-bacak deformitesi de varsa, bu etki çok belirginleşmektedir. Diz kapağının dışarı zorlanması eklem kıkırdağında anormal yüklenme, sürtünme ve aşınmaya neden olarak diz önü ağrısına kaynaklık yapar. Ergenlik döneminde her iki cinste de diz önü ağrısının sık görülmesi hormonal değişiklikler ve hızlı büyüme nedenlidir. Genç bayanlarda bu tip diz ağrısının en önemli nedeni anatomik bozukluklar, şişmanlık ve aşırı sportif aktivitedir. Bu gibi şikayetleri olan hastaların</p>
<p>% 20 – 40’ı spor travmatolojisiyle uğraşan kliniklere başvurmaktadır. Atletizm ve yüzme sporunda, haftada 5 kez ve üzeri aktivite yapılması durumunda, fitness salonlarında çömelerek ağırlık kaldırma egzersizlerinde daha sık görülmektedir.</p>
<p><strong>Ağrı nedeniyle kişinin yaşam kalitesi nasıl etkilenir? </strong></p>
<p>Ağrı ve hareket kısıtlılığı, yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Gece ağrısı, dizleri bükerek uyuyamama ve sık uyanma, sabah ağrıyla uyanma ve dizi hareket ettirememe sık ifade edilen şikayetlerdir. Ofis çalışanları, çömelme ve merdiven inip çıkmadaki zorlanma nedeniyle günlük işlerini yapmakta zorlanırlar. Ev hanımları için çömelememe, günlük ev işlerinde çok zorlanma anlamına gelecektir. Bu hastalar uzun otobüs ve uçak seyahati yapamazlar. Spor yapamama veya spor sonrası şikayetlerin artması da yaşam kalitesinin doğrudan etkilendiğinin en önemli kanıtlarıdır.</p>
<p><strong>Genç bayanlarda hamilelik bu ağrıyı nasıl etkiler? </strong></p>
<p>Hamilelik birçok fizyolojik değişime neden olan bir dönemdir. Bu değişiklikler sıklıkla kas-iskelet sisteminde olmakta ve bebeğin taşınması ve vücudun doğuma hazırlanmasını sağlamaktadır. Bel, kalça ve diz ağrıları ile sık karıştırılır. Dize binen yük iki kat artmıştır. Artan kilo ve eklem gevşekliği nedeniyle ayaklarda gelişen taban çökmesi de diz ağrısını artırıcı rol oynar.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İleride başka diz sorunlarına yol açar mı? </strong></p>
<p>Diz önü ağrısının nedeni diz kapağı ekleminin aşırı basınç altında kalması ve anormal sürtünme-kayma nedeniyle diz kapağını yerinde tutan bağların zorlanmasıdır. Bu durum zamanla eklem kıkırdağının yumuşaması ve dökülmesine, eklem zarının iltihaplanmasına sonuç olarak da diz kapağı ekleminde artroz gelişmesine neden olur.</p>
<p><strong>Ağrı ile başa çıkmak için ne tür egzersizler yapılmalıdır? </strong></p>
<p>Ağrı, uyluk önü kasının zayıflamasına neden olur. Bu kasın zayıflaması günlük aktivitelerde kısıtlanma ve diz ekleminde zaman zaman emniyetsizlik hissine neden olur. Bu nedenle tedavinin önemli basamaklarından biri, “isometrik quadrıceps” adı verilen egzersizlerdir. Bu egzersizler dize hareket verilmeksizin yapılır ve amaç, diz kapağında ağrı uyandırmaksızın kası kuvvetlendirmektir.</p>
<p><strong>Günde 3 seans ve her seansta 15 kez olmaz üzere; </strong></p>
<ul>
<li>Bacaklarınızı uzatın ve dizinizi yere doğru sıkın. Ayağınızı kendinize doğru çekerken dizlerinizi düz tutun.</li>
<li>Ayaklarınızı uzatın ve dizlerinizin üzerine bir yastık koyup bacaklarınızı düz bir şekilde kaldırarak ayaklarınızı kendinize doğru çekin.</li>
<li>Bacaklarınızı uzatarak oturun ve ayaklarınızı kendinize çekerken bacağınızı düz ve hafif kaldırın.</li>
</ul>
<p> </p>
<p><strong>Hangi sporlar ağrılara iyi gelir? </strong></p>
<p>Spor etkinlikleri aşırı yüklenmeler nedeniyle ağrıya davetiye çıkarır. Ancak yürüme, hafif koşu ve bisiklet sporu tavsiye edilebilir. Koşuda ayakkabı seçimi, bisiklet sporunda da yüksek selede kullanma dikkat edilmesi gerekli noktalardır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Diz ön ağrısının tedavisi nedir? </strong></p>
<p>Cerrahi tedavi gerektiren akut çıkıklar, tekrarlayan çıkıklar, doğuştan çıkıklar ve dizilim kusurlarında hasta ameliyatla tedavi edilmektedir. Radyoloji sonuçlarında herhangi bir bulguya rastlanmayan hastalarda, ameliyat dışı kansız ( konservatif ) tedaviler uygulanmaktadır.</p>
<p>Hastaya öncelikle eklem sürtünmesini artıran aktiviteler yasaklanır. Bunlardan en önemlileri; merdiven inip çıkmak, çömelme, yük taşıma, uzun yürüyüşler ve uzun süre ayakta duruşlardır.  </p>
<p>Kansız tedavi günde üç kez 15 dakika soğuk uygulamasını ve egzersizleri kapsar. Bunlar, uyluk önü kasının kuvvetlendirme egzersizleri yanında, uyluk arkası, baldır ve kasık kaslarının gerilmesi egzersizlerinden oluşur. Derin duyunun güçlendirilmesi önemlidir. Dizlik ve düz tabanlık varsa özel ayakkabı veya tabanlık kullanılması diz ağrısını azaltır. Eklemi yağlama ( viskosupleman tedavi) eklem kıkırdağının sertleştirilmesi ( kondroprotektif ) tedavileri seçilmiş olgularda faydalı olabilir. Tüm bunlara rağmen ağrı geçmiyor ve kıkırdak yumuşamasının belirtileri olan şişlik ve kıtırtı sesi devam ediyorsa, artroskopik yöntemle eklem tıraşlanabilir. Çoğunlukla bu önlemlerle kısa bir sürede hastalarda iyileşme sağlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7980-diz-ekleminin-bas-agrisi-en-cok-genc-kizlari-seviyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaz sıcakları çocuklarda burun kanaması nedeni</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7977-yaz-sicaklari-cocuklarda-burun-kanamasi-nedeni</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7977-yaz-sicaklari-cocuklarda-burun-kanamasi-nedeni#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 10:32:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[burun]]></category>
		<category><![CDATA[cocuk]]></category>
		<category><![CDATA[kanama]]></category>
		<category><![CDATA[sıcak]]></category>
		<category><![CDATA[yaz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7977</guid>
		<description><![CDATA[Bahçede oynayan çocuğunuz aniden sesleniyor: “Anneeee; burnum kanadı” ya da size hiçbir şey söylemiyor fakat siz tişörtündeki kan lekesinden anlıyorsunuz. Bu tabloda görülenler yaz aylarında pek çok anne babanın başına gelir. Bunun sebebi sıcak havalarda çocuklarda burun kanamalarının sık görülmesidir.&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bahçede oynayan çocuğunuz aniden sesleniyor: “Anneeee; burnum kanadı” ya da size hiçbir şey söylemiyor fakat siz tişörtündeki kan lekesinden anlıyorsunuz. Bu tabloda görülenler yaz aylarında pek çok anne babanın başına gelir. Bunun sebebi sıcak havalarda çocuklarda burun kanamalarının sık görülmesidir. Peki neden olur, tedavisi nasıldır?</p>
<p><img title="Dr.Atilla-Şengör" src="http://www.kadikoygazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/Dr.Atilla-Şengör.jpg" alt="" width="500" height="300" /> </p>
<p>Memorial Etiler Tıp Merkezi KBB Bölümü’nden Op. Dr. Atilla Şengör, çocuklarda burun kanaması hakkında bilgi verdi ve ebeveynlere tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Çocuklarda burun kanamaları ebeveynler için oldukça mutsuzluk ve endişe verici durumlardır. Evlatlarının başına gelen herhangi bir hastalıktan farklı olarak kanamanın varlığı ailenin paniğe kapılmasına yol açar. Fakat çoğu burun kanamaları hafif kanamalardır ve burun girişine yakın yerlerden kaynaklanmaları nedeniyle kolaylıkla kontrol altına alınabilirler. Buna rağmen hayatı tehdit eder ölçüde şiddetli kanamaların da olabileceği ve vakit kaybedilmeden müdahale edilmesi gerekliliği bilinmelidir. Burun kanamaları hakkında ayrıntıya girmeden önce burun hakkında bazı bilgiler faydalı olacaktır.</p>
<p>Sıcak ve kuru hava kanamaya yol açıyor</p>
<p>Burnumuz vücudun en çok kanlanan organlarından birisidir. Burundan alınan havanın ısıtılması, nemlenmesi ve temizlenmesi işlevlerinde konkalar ve mukoza örtüsü rol oynar. Konkalar, halk arasında burun etleri diye bilinirler; bunların kan dolaşımının artması veya azalmasıyla birlikte şişip inme özellikleri vardır. Bu sayede burun deliklerimiz sırayla tıkanıp açılırlar ve burun işlevlerinin yürümesini sağlarlar. Konkaları ve bütün burun boşluğunu mukoza örtüsü kaplar. Mukoza örtüsünün üzerinde jel benzeri bir mukus tabakası bulunur ve burundaki nemin korunmasını sağlar, burnun kurumasını önler. Nasıl cildimiz sıyrıldığında ya da zedelendiğinde kanıyorsa, mukoza örtüsü zedelendiğinde de burun kanaması oluşur. Temel olarak sıcak-kuru havalar, enfeksiyonlar ve burun karıştırma gibi durumlar mukoza örtüsünün dayanıklılığını bozarak kılcal damarların açılmasına neden olurlar ve böylelikle kanamaya rol açarlar.</p>
<p>Kanamanın ciddi olup olmadığını nasıl ayırt edebiliriz?</p>
<p>Çoğu basit nedenlere bağlı olan burun kanamaları hakkında genel anlamda fikir sahibi olmakta ve kanama sırasında neler yapılabileceğini bilmekte yarar vardır. Burun kanamalarını ciddiyetine ve kaynaklandığı yere göre iki başlık altında incelemek olasıdır:</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Ön burun kanamaları:</strong> Burun boşluğunun hemen girişinde, orta hatta, kılcal damarlar mukoza örtüsünün içinde özel bir bölgede bir araya gelirler (Kisselbach pleksusu veya Little alanı). Çocuklarda en sık görülen burun kanamaları bu bölgeye ait olanlardır. Çoğu burun kanaması, buradaki kılcal bir damarın çatlaması nedeniyle tek taraflı olur. Bu bölgedeki damarlar oldukça ince ve yüzeyde olduklarından, burun sümkürülmesi ile ufak bir tırnak dokunuşuyla veya hafif bir darbeyle bile kanayabilirler. Bu şekilde olan kanamalarda otururken veya ayakta dururken, burundan dışarı doğru genellikle az miktarda kanama olur. Kanama miktarı bazı durumlarda fazlaca olabilir, ancak bunlar bile çoğu kez parmak basısıyla kontrol edilebilirler. Sıklıkla çocuk ve genç erişkinlerde görülürler.</p>
<p><strong>Arka burun kanamaları: </strong>Kontrol edilmesi zor ve ciddi kanamalar olabilirler. Kafa travmaları ile yüz yaralanmaları dışında aslında sıklıkla orta ve ileri yaştakilerde, tansiyon sorunları olanlarda görülürler. Çocuklarda ise kanama-pıhtılaşma sorunları olanlarda meydana gelebilirler. Burnumuzun içinde arka üst bölgelerden kaynaklandıkları için burun ön tarafına uygulanan parmak basısı burada kanamayı durdurmaz. Ağız ve boğaza doğru kanama devam eder. Bu bölgenin kanamaları mutlak bir KBB uzmanının müdahalesini gerektirir, hatta İç Hastalıkları-Hematoloji ve Girişimsel Radyoloji gibi branşların desteğini gerektirebilir. Göz kararması, fenalaşma hissi, çarpıntı yani tansiyon düşmesi ve nabızda hızlanma gibi fazlaca kan kaybı belirtileri de varsa acilen hastanenin yolu tutulmalıdır.</p>
<p><strong>Burun kanamasının başlıca nedenleri:</strong></p>
<p>Burun kanamaları sıklıkla kuru-sıcak yaz aylarında veya kış aylarında ısıtıcıların kuruttuğu oda havası nedeniyle burun mukozasının da kurumasına bağlı olur. Kuruma, kabuklanmaya yol açar, kılcal damarlar çatlarlar ve kanama başlar. Yine bazen nezle, grip veya sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında mukoza örtüsünün yıpranmasına bağlı gelişebilir. Bunların dışında kanama-pıhtılaşma bozukluklarına yol açabilen ilaç kullanımları veya hastalıklar burun kanamasına neden olabilirler. Maddeler halinde belirtmek gerekirse, genel olarak:<strong> </strong></p>
<ul>
<li>Kaşıntıya yol açan alerji, enfeksiyon veya kuruluk durumlarında burun karıştırılması,</li>
<li>Kuvvetli burun sümkürme burun kılcal damarlarının çatlamasına yol açarak,</li>
<li>Kanama-pıhtılaşma bozukluğu olanlar veya Aspirin ve benzeri ilaç kullanımı,</li>
<li>Karaciğer hastalıkları, yüksek tansiyon,</li>
<li>Burun eğrilikleri,</li>
<li>Burun kırılmaları, baş ve yüz yaralanmaları gibi ciddi durumlar,</li>
<li>Lösemi veya burun içi bazı tümörler oldukça nadir olmalarına karşın,</li>
</ul>
<p>burun kanamasının nedeni olabilirler. Bu durumlardan bir tanesi veya birkaçı birlikte bulunabilir ve bu durum kanamanın şiddetini belirleyebilir.</p>
<p>Burun kanamasını durdurmak için…</p>
<p>Burun kanaması ile karşılaşıldığında uygulanabilecek bazı yöntemler vardır:</p>
<p>1.      Kanaması olan kişiyi sakinleştirmeye çalışılmalıdır. Heyecanlı ve panik halinde olanların kan basıncı (tansiyonu) yükselir ve kanamanın şiddeti artabilir.</p>
<p>2.      Baş hafifçe öne doğru eğilmelidir. Çünkü baş geriye atıldığında kan burundan geniz ve boğaza, buralardan da yutularak mideye gider. Kanama miktarı anlaşılamadığı gibi bulantı ve kusmaya da yol açabilir. Yine bu amaçla kan ağızda da tutulmamalı, tükürülmelidir.</p>
<p>3.      Burnun yumuşak olan kısmını tamamen kavrayacak şeklide başparmak ve işaret parmaklarla sıkıştırılmalıdır. Aynı anda burun açıcı spreylerden herhangi biri ile bir miktar pamuk ıslatılarak burun içine yerleştirilebilir.</p>
<p>4.      Sağlam, ancak nazik bir şekilde baş ve işaret parmakların yan tarafıyla sıkılan burun yumuşak kısımları yüze, yüz kemiklerine doğru bastırılmalıdır.</p>
<p>5.      Bu şekilde 5-10 dakika kadar beklenmelidir.</p>
<p>6.      Kanamanın şiddetli olduğu arka burun kanamasından şüphe ediliyorsa, bir yandan hastanenin yolu tutulmalıdır.</p>
<p>7.      Hastanın tansiyon sorunu varsa, ilaçlarını ihmal etmiş olabileceği düşünülmelidir. Olanaklı ise tansiyon ölçülmeli, yüksek bulunuyor ise ilaçları verilmelidir.</p>
<p>8.      Dik oturulmalı veya yatmak gerekiyorsa mutlaka baş yüksekte kalacak şekilde yatılmalıdır. Böylece kanama bölgesi kalp seviyesinden yüksekte olur ve kanamanın şiddeti azaltılabilir.</p>
<p>9.      Bu aşamada burun ve yanaklara buz uygulanabilir.</p>
<p>10.  Kanama durmuşsa ve burun açıksa yavaş yavaş burundan nefes alıp vermeye çalışılmalıdır.</p>
<p><strong>Mutlaka doktora başvurmanız gereken durumlar:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Durmayan veya tekrarlayan burun kanamaları.</li>
<li>Burun dışında başka yerlerden de kanama olması, örneğin idrar ve dışkılama ile.</li>
<li>Vücutta hafif darbelerle bile morarma ve çürüklerin varlığı.</li>
<li>Bazı kan sulandırıcı ilaçların kullanılıyor olması.</li>
<li>Pıhtılaşma bozukluğu yaratabilecek karaciğer, böbrek veya hemofili gibi hastalıkların bulunuyor olması.</li>
<li>Yakın zamanda kemoterapi alınmış olması.</li>
</ul>
<p>Kanamanın yeri edoskopik muayene ile belirleniyor.</p>
<p>Kanamanın durmadığı ön burun kanamalarında sınırlı bir tampon yapılarak veya küçük bir müdahale ile kılcal damar pıhtılaştırılarak kanama durdurulabilir. Tekrar eden kanamalarda 2-4 gün süreyle kanama kontrolünü sağlayacak ön ve/veya arka burun tamponları kullanılabilir.</p>
<p>Kanama-pıhtılaşma bozukluğu düşünülüyorsa bazı kan tetkikleri yapılabilir.</p>
<p>Kanama kendiliğinden durmuşsa veya tampon alındıktan sonra da kanamıyorsa, çoğu kez yumuşatıcı ve yara iyileştirici krem veya burun merhemleri önerilir. Bunlar günde iki-üç defa 2 hafta kadar süreyle uygulanabilir, ancak genellikle yatmadan önce bir uygulama yeterlidir. Serum fizyolojik damla veya spreyler de burun içinin nemlendirilmesi için kullanılabilir.</p>
<p>Endoskopik muayenede kanama yeri belirlenemezse veya kanama yerindeki şüpheli görünümlerde bazı radyolojik görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.</p>
<p>Ciddi kanamalarda ve kan kaybı varlığında bazı kan ürünleri ile hasta takviye edilebilir. Bazı cerrahi veya girişimsel radyolojik uygulamalarla kanama bölgesini besleyen damar bulunup, kontrol edilebilir.</p>
<p><strong>Kanamanın tekrarlamasını önleyin</strong></p>
<ul>
<li>Tuzlu su içeren spreylerle burun içi nazikçe temizlenmelidir.</li>
<li>Burun karıştırılmamalı ve sümkürülmemelidir.</li>
<li>Ağır aktivitelerden kaçınılmalı ve ağırlık kaldırılmamalıdır.</li>
<li>Baş kalp seviyesinden yüksekte tutulmalıdır.</li>
<li>Bulunulan ortam nemlendirilmeye çalışılmalıdır.</li>
<li>Sıcak ve baharatlı yenmemelidir.</li>
<li>Sıcak su ile banyo yapılmamalı, ılık su tercih edilmelidir.</li>
<li>Aspirin veya antiinflamatuvar ilaçlar alınmamalı, ancak mecburiyet varsa doktora danışılarak değiştirilmeye çalışılmalıdır.</li>
<li>Sıcak ve kuru ortamlarda bulunulmamalı, ortam ısısı ve nemi uygun koşullara getirmelidir.<strong></strong></li>
</ul>
<p><strong>Burnun içini kağıt mendille silmeyin!</strong></p>
<p>Çocuklarda görülen burun kanamaları çoğu kez problemsiz bir şekilde yönetilebilir. Ailenin soğukkanlı olması, kanamayı bizzat kendilerinin kontrol edebilmelerine de yardımcı olabileceği gibi, gereken durumlarda kulak burun boğaz uzmanının çocuğa uygun müdahaleyi yapabilmesini de kolaylaştırır. Bunun dışında bazı aileler çocukların burnunun içerisini de kağıt mendillerle silebilmektedirler. Bu uygulamadan kaçınmak, o bölgedeki mukozanın özelliğini kaybetmesini ve kuruma ile kanamalara yol açabilmesini önlemektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7977-yaz-sicaklari-cocuklarda-burun-kanamasi-nedeni/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuzla’da Kaymakam ve Başkandan Özürlüler Yaz Kampına ziyareti.!</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7962-tuzla%e2%80%99da-kaymakam-ve-baskandan-ozurluler-yaz-kampina-ziyaret</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7962-tuzla%e2%80%99da-kaymakam-ve-baskandan-ozurluler-yaz-kampina-ziyaret#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jul 2010 12:28:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[baskan]]></category>
		<category><![CDATA[kaymankam]]></category>
		<category><![CDATA[özürlüler kamp]]></category>
		<category><![CDATA[tuzla]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7962</guid>
		<description><![CDATA[Tuzla Kaymakamı Mümin Heybet ve Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İstanbul Özürlüler Merkezi Yaz Kampını ziyaret etti. Yaz kampına Tuzla’dan 50 kişilik grup katıldı.
 
Büyükşehir Belediyesi Florya Özürlüler yaz kampına yapılan ziyaret&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tuzla Kaymakamı Mümin Heybet ve Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren İstanbul Özürlüler Merkezi Yaz Kampını ziyaret etti. Yaz kampına Tuzla’dan 50 kişilik grup katıldı.</p>
<p> <img class="aligncenter size-full wp-image-7964" title="tuzlada-ziyaret" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/tuzlada-ziyaret.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Büyükşehir Belediyesi Florya Özürlüler yaz kampına yapılan ziyaret sırasında Tuzla’dan katılan grubu ziyaret eden Heybet ve Yazıcı, özürlü ve aileleriyle bir süre sohbet ettiler. Yaz kampının çok olumlu ve eğitici olduğunu ifade eden Özürlü yakınları, kampa katılım sağlamadaki çabalarından dolayı Başkan Yazıcı’ya teşekkür etti.</p>
<p>Florya da ki İ.B.B. Özürlüler Yaz Kampında 55 Müstakil ev bulunuyor.Bir hafta süren kampta 4 kişilik prefabrik evlerde yeme-içme-konaklama hizmetlerinin ücretsiz verilmesinin yanı sıra boğaz turları ve çeşitli aktiviteler de yapılıyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7962-tuzla%e2%80%99da-kaymakam-ve-baskandan-ozurluler-yaz-kampina-ziyaret/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sancaktepe’de Safa Mahallesi Sağlık Ocağına kavuşuyor</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7829-sancaktepe%e2%80%99de-safa-mahallesi-saglik-ocagina-kavusuyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7829-sancaktepe%e2%80%99de-safa-mahallesi-saglik-ocagina-kavusuyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 09:56:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sancaktepe]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[insaat]]></category>
		<category><![CDATA[safa mahallesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık ocağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7829</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Sancaktepe Belediyesi bu alanda yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekliyor. Haziran ayı içerinde Yunus Emre ve Osmangazi Mahallerinde iki sağlık ocağının temelini atan Sancaktepe Belediyesi yeni bir sağlık ocağının temelini daha attı. 30 haziran&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Sancaktepe Belediyesi bu alanda yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekliyor. Haziran ayı içerinde Yunus Emre ve Osmangazi Mahallerinde iki sağlık ocağının temelini atan Sancaktepe Belediyesi yeni bir sağlık ocağının temelini daha attı. 30 haziran Çarşamba günü Safa Mahallesinde gerçekleştirilen temel atma töreni halk tarafından ilgi ile karşılandı.</p>
<p> “Her Mahalleye Bir sağlık Ocağı” hedefi ile çalışmalarını sürdüren Sancaktepe Belediyesi bu konudaki karalığını ve verdiği sözü yerine getirmedeki duyarlığı ile halkın beğenisini ve takdirini topluyor. Safa Mahallesi Sağlık ocağı temel atma töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı İsmail Erdem; “1 ayın içinde üç sağlık ocağının temelini atmış bulunuyoruz. Hayırsever iş adamlarımız ve belediyemizin işbirliğiyle bu hizmetleri yürüyoruz. Bugün de Belediye ve Özel İdare işbirliğiyle yeni bir sağlık ocağının temelini atıyoruz. Öncelikle safa mahallesi sakinlerine hayırlı uğurlu olsun.” dedi. “Vatandaşlarımızın bize verdiği destekle onlara hizmet etmenin mutluğu ve huzurunu yaşıyoruz” diyen Başkan Erdem, sağlık alanında yapılan hizmetlerden bahsederek Sancaktepe’yi gelişen değişen ve örnek alınan bir ilçe haline getireceklerini belirtti.</p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-7833" title="törene-katılım-yoğundu" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/törene-katılım-yoğundu.jpg" alt="" width="500" height="300" /> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Temel atma törenine Sancaktepe Belediyesi Başkanı İsmail Erdem,  Kaymakam Necmettin Kalkan, Belediye Başkan Yardımcıları, Ak Parti İlçe yöneticileri, İl Genel Meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri  ve mahalle sakinleri katıldı.</p>
<p>İşadamı Oktay Oral’ın desteği ile yapılacak sağlık ocağının protokolü Kaymakam, Belediye Başkanı ve Oktay Oral’ın imzası ile gerçekleştirildi.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-7832" title="imza-töreni" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/imza-töreni.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Konuşmaların ardından Safa Mahallesi Sağlık Ocağı temeli, protokol üyelerinin butona beraber basarak inşaata harç gönderilmesi ile başlatıldı.</p>
<p><strong> <img title="butona-hep-beraber basıldı" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/07/butona-hep-beraber-basıldı.jpg" alt="" width="500" height="300" /></strong></p>
<p>Yapılacak sağlık ocağı, tek katlı betonarme olup, 1.500 metrekarelik parselde yaklaşık 500 metrekarelik kapalı alana sahip bir planı bulunuyor. Sağlık ocağının açılışının Ekim 2010 sonunda gerçekleştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7829-sancaktepe%e2%80%99de-safa-mahallesi-saglik-ocagina-kavusuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mevsimi geldi: Besin zehirlenmelerine dikkat!</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7805-mevsimi-geldi-besin-zehirlenmelerine-dikkat</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7805-mevsimi-geldi-besin-zehirlenmelerine-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2010 08:11:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[mevsim]]></category>
		<category><![CDATA[zehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7805</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Selahattin Türen, yaz mevsiminde artış gösteren gıda zehirlenmeleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.

Zehirlenme; bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle kendini gösterebilir
 
Mikrop veya toksin bulaşmış gıdaların veya suların alınması ile&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memorial Şişli Hastanesi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. Selahattin Türen, yaz mevsiminde artış gösteren gıda zehirlenmeleri ve korunma yolları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><img title="selehattin-türen" src="http://www.kadikoygazetesi.com/wp-content/uploads/2010/06/selehattin-türen.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p><strong>Zehirlenme; bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle kendini gösterebilir</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Mikrop veya toksin bulaşmış gıdaların veya suların alınması ile ortaya çıkan hastalıklara “gıda zehirlenmesi” denir. En sık görülen belirtiler; bulantı, kusma, karın ağrısı veya krampları ishal, halsizlik, yorgunluk, ateş ve daha az olmakla birlikte kabızlıktır. Gıda zehirlenmesine neden olan ajana (bakteri, virüs, parazit, çevresel toksinler) göre belirtilerin ortaya çıkma süresi değişebilir. Çevresel toksinlere bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler birkaç dakika veya birkaç saatte ortaya çıkabilirken; bazı bakteri türlerine bağlı gelişen gıda zehirlenmelerinde belirtiler 12 saat -36 saat sonra ortaya çıkabilir. Ayrıca bu toksin veya mikroplari içeren gıdalardan tüketilen miktar da belirtilerin ortaya çıkma süresine etki edebilir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Konserveler tehlikeli olabilir</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gıda zehirlenmelerinde genellikle ishal görülür, nadir olmakla birlikte kabızlık da belirtilerden biri olabilir. Bu durum, gıda zehirlenmesine neden olan bakteri türüne bağlıdır. “Botulism” adı verilen ve “C. Botilismus” adlı bakteriyle gelişen besin zehirlenmesinde kabızlık görülür.  Botulismde, bakterinin ürettiği toksin sinir sistemini etkiler ve kişide çift görme, yutma ve konuşma güçlüğü, kol ve bacaklarda kaslarda zayıflık ve felce neden olur. Bu daha çok iyi ve yeterli pişirilmemiş konserve yiyeceklerle veya bebeklerde bal tüketilmesi ile ortaya çıkar.</p>
<p><strong>Zehirlendiğinizi düşünüyorsanız mutlaka doktora başvurun</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Gıda zehirlenmeleri çoğunlukla hafif atlatılır ve 48-72 saatte geçer ve bir hafta içinde kişi tamamen eski durumuna döner. Genellikle gıda zehirlenmeleri daha ileride ciddi rahatsızlıklara neden olmaz. Nadiren bazı tipte bakterilerle gelişen gıda zehirlenmelerinden yaklaşık 1-2 hafta sonra “Hemolitik- üremik sendrom” adı verilen, kanda bir takım anormalliklerin ve böbrek yetmezliğinin oluşturduğu bir tabloya neden olabilir. İshali olan kimseler eğer rahatlıkla beslenmelerine devam edebiliyorlarsa, ishalleri kanlı değilse, ateşleri yoksa, şiddetli karın ağrıları yoksa ve yakınmaları 24-48 saatten kısa sürüyorsa evde bol sıvı alarak bu durumu atlatabilirler. Bu bahsedilen durumlar varsa veya yakınmalar 2 günden fazla devam ederse doktora başvurmak doğru bir yaklaşım olacaktır.</p>
<p><strong>                                    </strong></p>
<p><strong>Gıda zehirlenmeleri can alabilir</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Türkiye’de sağlıklı rakamlar bulunmamakla birlikte; gıda güvenliği sistemini kurmuş, sürekli denetimlerini yapan, eğitim ve gelir düzeyi Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde olan Amerika Birleşik Devletleri’nde, yılda 76 milyon insan gıda zehirlenmelerine maruz kalmaktadır. Ancak bunlardan sadece 350 bin kişinin hastaneye yatması gerekmekte ve 5 bine yakın ölüm gerçekleştiği belirtilmektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Ülkemizin eğitim ve gelir seviyesinin göreceli düşüklüğü, gerekli fiziki yatırımların yapılamaması, denetim uygulamalarının sürekliliğinin yeni yeni sağlanmaya çalışılması, hizmet içi eğitimlerin yürütülememesi, kalabalık nüfusu, yıllarca süren mevzuat eksikliği ve yetersiz mevzuat nedeniyle gıda zehirlenmelerinden kaynaklanan, ölümle sonuçlanan vakaların, sağlık harcamalarının ve iş gücü kayıplarının daha fazla olacağını tahmin etmek mümkündür.<strong></strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Dışarıdan yenen gıdalara dikkat edin!</strong></p>
<p>Tüm gıdalar uygun şartlarda hazırlanmadan, yeteri miktarda pişirilmeden ve hijyene</p>
<p>uygun olmayan şekilde hazırlanırsa zehirlenmelere neden olabilir.  Daha çok dışarıda ve uygun koşullarda hazırlanmamış gıdalar, iyi yıkanmamış meyve ve sebzeler, temiz olmayan içme sularının tüketilmesi, pastörize edilmemiş süt tüketilmesi gıda zehirlenmelerine neden olmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Sıvı tüketimine ağırlık verilmeli, sütlü ve yağlı gıdalardan kaçınılmalı</strong></p>
<p>Gıda zehirlenmelerinin şiddetine göre vücuttan kusma ve ishalle birlikte az veya şok miktarda su ve elektrolitlerin kaybı olur. Bu dönemde vücudun kaybettiği bu sıvı ve elektrolitlerin yerine konması esastır. Belirtiler iyice azalıp kaybolana kadar su ve sıvı gıdalar alınmalı, daha sonra püre benzeri yumuşak gıdalar alınmalı ve daha sonra normal gıdalara başlanmalıdır. Bir sure süt ve süt ürünlerinin kullanıldığı ve yağlı gıdalardan tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Çocuklarda dengeli tuz miktarları içeren karışımlar eğer hafif bir tablo varsa kullanılabilir.</p>
<p><strong>Doktora başvurmanız gereken durumlar:</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>. 2 günden uzun süren bulantı, kusma ve ishalde</p>
<p>. 3 yasından küçük ve düşkün hastalar</p>
<p>. Ateşle birlikte şiddetli karin ağrısında</p>
<p>. Tropikal bölgelere yapılan gezi sonrası gelişen bulantı, kusma ve ishalde</p>
<p>. Bulantı ve kusma şikayetleri şiddetliyese, bu nedenle yeterli gıda ve sıvı alınamamışsa</p>
<p>. Yüksek ateş</p>
<p>. Kanlı ishal</p>
<p>. Sarılığı gelişenler</p>
<p>. Bilinci kapanan, yutma, konuşma güçlüğü ve kol ve bacaklarda kuvvetsizlik gelişen kimseler</p>
<p>. Şiddetli bulantı nedeniyle reçete edilen ilaçları yutamayan ve alamayan kimseler</p>
<p>. Bebek, yaşlı, düşkün ve bağışıklık sistemi zayıf olan kimseler mutlaka doktora başvurmalıdır.</p>
<p><strong>Bu önerilere kulak verin: </strong></p>
<ul>
<li>Tüketilen suların iyi yapılmış olması veya kaynatılarak mikroplar öldükten sonra içilmesi gerekir.</li>
<li>Besinlerin hazırlanması ve saklanmasında gıda hijyenine uyulmalıdır.</li>
<li>Tuvaletlerden sonra ve sık sık ellerin yıkanması gerekir.</li>
<li>Meyve ve sebzeler çok iyi yıkanmalıdır. Gıdaların buzdolabında ve uygun sıcaklıklarda saklanması sağlanmaldır.</li>
<li>Açıkta ve sıcakta uzun sure beklemiş, rengi, kokusu bozulmuş gıdaları tüketmemek önemlidir.</li>
<li>Ev dışında yemek yemek zorunda olanların gıda hijyenine uyduğunu bildikleri ve güvendikleri yerlerden yemek yemeleri ve bol sıvı tüketmeleri önerilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7805-mevsimi-geldi-besin-zehirlenmelerine-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zihinsel engelli ve otistik birey eğitiminin önünde artık engel kalmadı</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7708-zihinsel-engelli-ve-otistik-birey-egitiminin-onunde-artik-engel-kalmadi</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7708-zihinsel-engelli-ve-otistik-birey-egitiminin-onunde-artik-engel-kalmadi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 07:40:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[birey]]></category>
		<category><![CDATA[engel]]></category>
		<category><![CDATA[engelli]]></category>
		<category><![CDATA[otistik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7708</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de engelli ve otistik birey eğitiminin önündeki engeller kalkıyor.Türkiye&#8217;de ilk kez, Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık tarafından zihinsel engelli, otizm, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin eğitim ihtiyacını karşılayacak özel eğitim kitapları ile renkli özel eğitim materyalleri hazırlandı. Eğitimci&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de engelli ve otistik birey eğitiminin önündeki engeller kalkıyor.Türkiye&#8217;de ilk kez, Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık tarafından zihinsel engelli, otizm, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin eğitim ihtiyacını karşılayacak özel eğitim kitapları ile renkli özel eğitim materyalleri hazırlandı. Eğitimci Özgü Ertul&#8217;un, iki yıl süren titiz bir çalışma sonucu oluşturduğu  40&#8242;ın üzerinde kitap ve materyaller uzmanlar, aileler ile engelli bireylerin kullanımına sunuldu&#8230;  Ülkemizde zihinsel engelli, otizm, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerimizin eğitim ihtiyacını sağlayacak kitap ve materyal sıkıntısı yaşanmaktaydı. Oysa, resmi rakamlara göre nüfusumuzun yaklaşık yüzde 10&#8242;unu engelliler oluşturuyor. Bu engel grubunun içinde önemli bir yer tutan, zihinsel engelli ve otistik bireylere yönelik Vanilya Özel Eğitim setleri ile materyalleri yayınlandı.  Özel Eğitim Öğretmeni Özgü Ertul tarafından hazırlanan ve ihtiyacı olan bireylerin eğitimi sırasında karşılaşılan güçlükleri gidermesi hedeflenen bu yayınlar, ailelerle, eğimcilerin ve çocukların kullanımına sunuldu. </p>
<p><img title="eğitim-setleri" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/06/eğitim-setleri.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p>Özel Eğitim Setleri&#8217;nin önemini  ve neden böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu Özgü Ertul şu şekilde anlattı: &#8220;Bugüne değin özel eğitimde genellikle ana okulu çocuklarının kitapları ile öğretmenlerin ders notları fotokopileri kullanılıyordu. Engelli bireyler, bu eksiklikten dolayı bilgileri güçlükle öğrenebiliyorlardı. Şimdi öğrenme özelliklerini temel alarak özel hazırlanmış kitap ve materyallerle daha etkili aynı zamanda da keyifli öğrenme ortamları sunulacak” .    </p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-7710" title="iletişim-dosyası" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/06/iletişim-dosyası.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p> <strong>Özel Eğtim Setleri Neleri Kapsıyor ?</strong> <br />
 </p>
<p>&#8220;Özel Eğitime&#8221; gereksinim duyan birey ve ailelerin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde  hazırlanan setler, iki kategoride oluşturuldu. &#8220;Özel Eğitim Kitapları ve Özel Eğitim Materyalleri&#8221;nden oluşan ürünler  zihinsel engelli, hiperaktif, öğrenme güçlüğü ve dikkat dağınıklığı ile otizmli bireylerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik.  </p>
<p>40&#8242;ın üzerinde kitap ve materyallerden oluşan bu ürünler,  özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin toplama çıkartma, okuma yazma öğrenmesini, kendi kişisel bakımını yapabilmesini ve isteklerini yerine getirebilmesini kolaylaştıracak şekilde hazırlandı. Bu şekilde zihinsel engelli ve otistik bireylerin toplumda kabul görmesini, bir beceri sahibi olmasını ve sosyal hayattan soyutlanmaması hedefleniyor.  </p>
<p><strong>Zihinsel engelliler, öğrenemez tabusu yıkılıyor !.. </strong> </p>
<p>Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık tarafından hazırlanan bu setlerle, toplumda &#8220;Zihinsel engelliler, hiç bir şey yapamaz, hiç bir şey öğrenemez&#8221; gibi tabuların yıkılması hedefleniyor. Özel eğitim kitapları, normal çocukların eğitim kitaplarından oldukça farklıdır.  Çünkü, Özel Eğtim&#8217;de şu basamaklar izlenir: </p>
<p>Akran grubuna göre yavaş gelişim gösteren zihinsel engelli bireyler,  konuları küçük basamaklar halinde öğrenir. Pek çok bireyin, doğal yaşamı içinde rahatlıkla geçtiği ya da kazandığı beceriler, zihinsel engellilikten etkilenen bireyler için çok zordur. Bu eğitimin normal eğitimden farkı, çocuğa göre bireysel eğitim programları oluşturulur. Öğretim yapılacak konular, sade ve basit bir sunum ile verilir.  </p>
<p>Çok zengin görsel ve işitsel uyarana sahip kitap, oyuncak ve materyaller ile öğretim yapılır.  Öğretimde çocuklara, bağımsız yaşam becerisini kazandırmak amaçlanır. Bu sebeple, eğitimde gereksiz ve karmaşık bilgi verilmemektedir. Her öğretim konusu, bir öncekiyle ya da bir sonraki öğretim konusu ile ilişkilidir. Özel Eğtim Seti&#8217;nde yer alan materyaller kolaydan zora doğru bir öğretim sırası izler.  <br />
 </p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-7711" title="iletişim-kartları" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/06/iletişim-kartları.jpg" alt="" width="500" height="300" /></p>
<p> <strong>Kimlerin ihtiyacını karşılıyor?</strong> </p>
<p>Özel Eğitim Öğretmeni Özgü Ertul&#8217;un uzun yıllara dayanan tecrübelerinin ışığında hazırlanan ve Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık tarafından sunulan materyaller ile kitaplardan şu bireylerin faydalanması amaçlanıyor: </p>
<p>Zihinsel yetersizliği olan bireyler; ömür boyu özel eğitim ile destek eğitime ihtiyaç duyar.</p>
<p>Özel öğrenme güçlüğü olanlar; dinleme, konuşma, okuma, yazma, dikkat yoğunlaştırma ya da matematik işlemleri yapma güçlüğü nedeni ile özel eğitime ihtiyaç duyar. </p>
<p>Otizmli bireyler, erken çocukluk döneminde ortaya çıkar, sosyal ve sözel iletişimde sorun yaşarlar.</p>
<p>Bu kesimin ihtiyacını karşılayacak olan ürünler, tıbbi, psiko-sosyal ve eğitim alanında yapılan değerlendirme süreci ve sonucunu ifade eden bireyselleştirilmiş eğitim programları dikkate alınarak hazırlandı.  <br />
 </p>
<p><strong>Eğitim setinin içinde neler var?</strong> </p>
<p>Anaokul ve okul öncesi yayıncılık alanında zengin bir tecrübeye sahip Vanilya Okul Öncesi Yayıncılık özel eğitim setleri ile kitaplarını hazırlarken bu deneyiminden faydalandı. Ülkemizdeki engelli bireylerin A&#8217;dan Z&#8217;Ye eğitim kitapları ile materyal sıkıntısını gideren bu Özel Eğitim Seti&#8217;nin içinde şu ürünler bulunuyor:</p>
<p>İletişim sorunu yaşayan otizmli bireyler için alternative iletişim seti, görsel iletişim seti, peecs kartları.</p>
<p>Türkiye&#8217;de ilk defa özel eğitime gereksinimi olan bireyler için Pengumini adı altında yüzlerce kavramı zevkli ve kolay bir şekilde öğretecek settler. Görsel eğitim için yüzlerce fotoğraflı kartlar basıldı.</p>
<p>Bu kavramlarla eğitimi kolaylaştırmak için de eğitim kitapları…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7708-zihinsel-engelli-ve-otistik-birey-egitiminin-onunde-artik-engel-kalmadi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
