<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kartal Gazetesi &#187; Dünyadan</title>
	<atom:link href="http://www.kartalgazetesi.com/kategori/dunyadan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kartalgazetesi.com</link>
	<description>Kartal&#039;dan Her An Haber</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 17:12:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Filistin’in çığlığı Kartal’dan yükseldi&#8230; Utan ey insanlık</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/7098-filistin%e2%80%99in-cigligi-kartal%e2%80%99dan-yukseldi-utan-ey-insanlik</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/7098-filistin%e2%80%99in-cigligi-kartal%e2%80%99dan-yukseldi-utan-ey-insanlik#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 16:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=7098</guid>
		<description><![CDATA[Adı Sami… 1986 doğumlu. Kendisi 28 Şubat 2008 yılında İsrail bombardımanında bir bacağını kaybetti ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı. Gazze Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuyordu. Arkadaşlarıyla birlikte okula giderken İsrail’in o bölgeyi bombalaması sonucu yanındaki iki arkadaşı şehit olmuş, kendisi de&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Adı Sami… 1986 doğumlu. Kendisi 28 Şubat 2008 yılında İsrail bombardımanında bir bacağını kaybetti ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı. Gazze Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuyordu. Arkadaşlarıyla birlikte okula giderken İsrail’in o bölgeyi bombalaması sonucu yanındaki iki arkadaşı şehit olmuş, kendisi de ağır bir şekilde yaralanmış.  </p>
<p>Özellikle bacağında ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanmış. Hemen acilen oradaki hastaneye kaldırılmış. Tabi oradaki hastanede yeterince imkan olmadığı için <strong>İnsani Yardım Vakfı</strong> vasıtasıyla Türkiye’ye getirilerek tedavisi yapılmış.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-7102" title="ak-gençlik-Filistin-(12)" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/05/ak-gençlik-Filistin-12.jpg" alt="" width="400" height="300" /></strong></p>
<p><strong>Ak Parti Kartal Gençlik Kolları Filistin’in çığlığına kulak verdi</strong></p>
<p>Ak Parti Gençlik Kollarının B. Ecevit Kültür Merkezinde düzenlediği Filistin konulu program katılımcıları ağlattı. Filistin halkının yaşadığı zulümü slayt şeklinde anlatımın yanı sıra, İsrail saldırısı sonucu bacağını kaybeden ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Sami adındaki Filistin’li gencin yardım çağrısı yürekleri yaktı. Yaşadıkları zulüm karşısında dünyanın sessiz kalmasına haykırırcasına Kartal’dan seslendi.</p>
<p><strong> <img class="aligncenter size-full wp-image-7103" title="ak-gençlik-Filistin-sami" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/05/ak-gençlik-Filistin-sami.jpg" alt="" width="300" height="549" /></strong></p>
<p><strong>Lütfen Gazze’de olanları tüm dünyaya anlatın…</strong></p>
<p><strong>Sami, “</strong>Filistin davasına Gazze’ye sahip çıktığınız için ki bu sizin sahip çıktığınız davaya dünyada ki birçok ülkede ki insanlar sahip çıkmadı. Ama siz burada tüm gücünüzle davaya sahip çıktınız Türkiye halkı olarak sizlere çok teşekkür ediyorum. Sizler bizlere göre gerçekten çok şanslı insanlarsınız. Sizin başbakanınız Recep ayip Erdoğan, bin tane başkana bedel bir insandır. Yani burada şunu da söylemek istiyorum ki sizin bu başbakanınız sadece sizlerin Türkiye’deki insanların kalbini kazanmadı. Bunun aksine Filistin‘de yaşayanların, Gazze’de yaşayanların çocukların kalplerini kazandı. İslam dünyasının kalbini kazandı.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-7105" title="ak-gençlik-Filistin-panel" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/05/ak-gençlik-Filistin-panel.jpg" alt="" width="350" height="325" /></p>
<p>Bizler Atalarımızdan dedelerimizden Türkiye’yi Osmanlıyı duyuyorduk. Ama buraya geldiğimizde gördük ki gerçekten Türkler kahraman, gerçekten Türkler yardımsever, Filistin davasını sahiplenen insanlarmış. Bunu bu toplumun içerisine girdiğimizde çok daha iyi bir şekilde anladık.</p>
<p><strong>Filisten’den özel mesaj, Lütfen Gazze’de olanları tüm dünyaya anlatın…</strong></p>
<p>Aynı şekilde şunu da söylemek istiyorum ki biz Gazze’den çıkarken Gazze’deki arkadaşlarımızın  kardeşlerimizin büyüklerimizin bize vermiş olduğu şu sözü iletmek istiyorum. Sizin içinizden kim olursa olsun görevi ne olursa olsun. Bir şekilde Gazze de olanları tüm Türkiye’ye  tüm Dünya’ ya yaymak  anlatmak açısından bir şeyler yapın.</p>
<p>Sizden bir isteğim eğer gazeteciyse,  oradaki yapılan ölümleri, fotoğrafları, tabi ki yapılan işgalleri en iyi şekilde yaysın, insanlar anlasın.</p>
<p><strong>İsrail hedef gözetmiyor…</strong></p>
<p>Sizden bir avukatsa bu avukatlık mesleği ile beraber uluslar arası ceza mahkemelerinde İsrail hakkında davalar açsın. Açılan davalara destek olsun. Veya herhangi başka bir görevde ise bu görevi ile alakalı olarak nasıl bir şekilde Filistin’e Gazze’ye yardım edebiliyorsa vazifesiyle bu göreviyle Filistin’deki kardeşlerine yardım etsin. Bundan yaklaşık 2 yıl önce ki o savaşta herkes gördü ki İsrail hiçbir şekilde hedef gözetmiyor. Küçük, büyük, yaşlı, genç bütün dünyanın gözü önünde tüm insanlığa karşı bu zulumü işleyebiliyor.</p>
<p>Burada tabi garip olan İsrail’in yaptığı tablo değildir.</p>
<p>Sonuçta İsrail kendisini <strong><span style="text-decoration: underline;">öldürmek ve yaşatmamak</span></strong> üzere kurmuş olan bir devlet. Burada garip olan Gazze’ye bu yapılanları çok az devlet başkanları dile getirebildi. Bir şeyler ortaya koyabildi. İsrail sanki bu savaşta hiçbir şey yapmamış gibi başbakanlarıyla, bakanlarıyla yurtdışında çok rahat bir şekilde gezebildi. Sizden ricamız, talebimiz şudur ki bu işgal güçlerinin yaptıklarını tüm çevrenizde yayın ve herkes bunların ne yaptıklarını amaçlarının ne olduğunu anlayabilsin.</p>
<p><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-7104" title="ak-gençlik-Filistin-(kadın" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2010/05/ak-gençlik-Filistin-kadın.jpg" alt="" width="400" height="300" /></strong></p>
<p><strong>Ambargo hiçbir zaman azalmadı </strong></p>
<p>Bizim üzerimize Gazze’lilerin üzerine uygulanan ambargo hiçbir zaman azalmadı. Her zaman en şiddetli şekilde bizim önümüzde durdu. Ama burada Türkiye halkının İnsani Yardım Vakfının yapmış oldukları o kahramanca faaliyetlerden dolayı söz etmem gerekiyor. Bu yapmış olduğunuz yardımları, yapmış olduğunuz ambargo yıkma çalışmalarını devamlı olarak sizden yapmanızı istiyorum ki bu şekilde Gazze’deki insanlar daha rahat olabilsinler.</p>
<p>Çünkü şu anda tüm Gazze’nin her şekilde yardıma ihtiyacı vardır. Bu üzerimize uygulanan ambargolar bizleri yıldırmamaktadır. Hiçbir şekilde biz bunlarla yılmamaktayız. Ama şu anda tüm dünyada insanlar serbest bir şekilde ticaret yaparken serbest bir şekilde alışverişlerini yaparken, Gazze bunlardan beri tutulmaya çalışılmaktadır. Hiçbir şekilde bu ticaret anlayışına izin verilmemektedir.</p>
<p>Savaştan sonra İsrail bir kere yaklaşık bir ay boyunca kapılarını elbise dikilmesi için getirilmesi için açık bıraktığında tüm dünya medyası o kadar büyük bir olaymış gibi gösterdiler ki sanki bütün her şey bitti. Bütün orada yaralananlar bütün oradaki şehitlerin dertleri bitti  ve İsrail elbise götürmekle bu dertleri unutturmaya çalıştı. Ama işin aslı bu şekilde değildir. Sizlerin önüne bir örnekle gelmek istiyorum.</p>
<p><strong>Kül bulutu iki hafta hayatı felç etti, bizim hayatımız yıllardır felç…</strong></p>
<p>Hepinizin bildiği üzere yaklaşık iki hafta önce Avrupa’nın üzerindeki o kül bulutlarından dolayı hava yolu ulaşımı bundan çok büyük bir şekilde etkilendi. Birçok uçuşlar ertelendi veya iptal edildi. Ve insanlar hava alanlarında kalmak durumunda kaldılar, deyim yerindeyse tam bir ulaşım krizi çıktı. İnsanlar arabalarla veya karayolundaki farklı araçlarla bir yerden bir yere geçmeye çalıştılar. Ekonomi bundan çok büyük bir şekilde etkilendi. Bu belki toplam süreçte iki hafta süren bir şeydi. İnsanlar belki hava yolunda olmayınca kara yoluyla büyük zorluklarla da olsa  bir şekilde gidecekleri yere ulaştılar.</p>
<p>Ben size söylesem ki Gazze’de 4 yıldan fazla süreden beri ambargo sadece arabaların girmemesiyle ulaşım araçlarının girmemesiyle değil, insanların ilaçlarının girmemesiyle, insanların yiyecek malzemelerinin girmemesiyle, insanların normal hayatta kullanacakları malzemelerin girmemesiyle uygulandığını söylersem sadece iki hafta boyunca hava yolu ulaşımının etkilenmesiyle 4 yıldan fazla süreden beri süren ambargonun nasıl bir şey olduğunu zihinlerinize yerleştirebilirsiniz.</p>
<p><strong>Dünyadaki en büyük açık hapishane, Gazze’dir </strong></p>
<p>Aynı şekilde eğer bana sorsanız ki dünyadaki en büyük hapishane neresidir, ben size dünyadaki en büyük açık hapishane Gazze’dir diyeyim. Size şunu tekrar söylemek istiyorum. İçinizdeki insanlar ne iş yapıyorlarsa nerede oluyorlarsa bu zalim ambargonun kırılmasıyla alakalı düzenlenen çeşitli kafilelere destek vermesini bunu devam ettirmesini diliyorum. Çünkü ambargoyu kırmak için, yola çıkan bu tür kafileler, bu tür yardımlar bizleri gerçekten çok mutlu etmektedir.</p>
<p>Aynı şekilde sizden Türkiye’den gelen bu yardımların Gazze’ye girmesiyle tüm dünya deyim yerindeyse erkekliğin, deyim yerindeyse kahramanlığın nasıl olduğunu kimler olduğunu bir kez daha görmektedir.</p>
<p>Bu sizin göstermiş olduğunuz tavırlar sonrasında, İsrail Devlet Başkanı veya cumhurbaşkanı yapacağı Türkiye veya Filistin ile alakalı bir açıklama öncesinde bir kere daha düşünmek zorunda kalıyor. Tüm yaptığınız faaliyetler için, tüm yaptığınız Filistin halkını sahiplenici işler için sizlere çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun” dedi.</p>
<p>Bizlerde gazeteciler olarak çağrınızı duyduk Sami kardeş, Allah yardımcınız olsun.</p>
<p>Kartal Haber Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/7098-filistin%e2%80%99in-cigligi-kartal%e2%80%99dan-yukseldi-utan-ey-insanlik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ran Lojistik, İtalya İle Türkiye Arasında Aktarmasız Proje Taşımacılığı Yapacak</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/4320-ran-lojistik-italya-ile-turkiye-arasinda-aktarmasiz-proje-tasimaciligi-yapacak</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/4320-ran-lojistik-italya-ile-turkiye-arasinda-aktarmasiz-proje-tasimaciligi-yapacak#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 10:42:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[aktarmasız]]></category>
		<category><![CDATA[proje]]></category>
		<category><![CDATA[taşımacılık]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=4320</guid>
		<description><![CDATA[Ran Lojistik, Proje Taşımacılığı Yapacak
Borsada işlem gören ran lojistik artık İtalya Türkiye arasında aktarmasız, direkt ağır proje taşımacılığı yapacak. tüm taşımacılık hizmetini Ran Lojistik adına yapan grup şirketlerinden ran trans’ın aldığı “Yıllık Global İzin Belgesi” sayesinde Ran Lojistik müşterileri&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ran Lojistik, Proje Taşımacılığı Yapacak</p>
<p>Borsada işlem gören ran lojistik artık İtalya Türkiye arasında aktarmasız, direkt ağır proje taşımacılığı yapacak. tüm taşımacılık hizmetini Ran Lojistik adına yapan grup şirketlerinden ran trans’ın aldığı “Yıllık Global İzin Belgesi” sayesinde Ran Lojistik müşterileri İtalya-Türkiye arasında aktarmasız, hızlı ve daha ekonomik hizmetle karşılaşacaklar…</p>
<p>Entegre lojistik hizmeti veren ve bu yılın tek halka arzını gerçekleştirerek İMKB’de işlem gören ikinci lojistik firması Ran Lojistik, artık İtalya Türkiye arasında aktarmasız, direkt ağır proje taşımacılığı yapacak. tüm taşımacılık hizmetini Ran Lojistik adına yapan grup şirketlerinden an trans’ın İtalyan karayollarından aldığı “Yıllık Global İzin Belgesi” sayesinde Ran Lojistik, özellikle sanayi tipi iş makine ve teçhizatlarını, üretim bandı ekipmanlarını ithal eden firmalara daha etkin, hızlı ve ekonomik hizmet verebilecek.</p>
<p>Yıllık global izin belgesi’nin, İtalyan karayolları tarafından her isteyene verilmediğini, bazı korumacı politikalar uygulandığını ancak buna rağmen belgeyi alabilen ilk Türk firmaları arasında yer aldıklarını vurgulayan Ran Lojistik icra kurulu üyesi, proje ve iş geliştirme direktörü Erhun Özdel, böylesi bir belgeyi daha önce de Almanya ve Avusturya karayolları için aldıklarını hatırlattı.</p>
<p><a href="http://www.kartalgazetesi.com/4320-ran-lojistik-italya-ile-turkiye-arasinda-aktarmasiz-proje-tasimaciligi-yapacak/ran2" rel="attachment wp-att-4322"><img src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2009/12/ran2.jpg" alt="" title="ran2" width="500" height="300" class="alignleft size-full wp-image-4322" /></a></p>
<p>İtalya’dan global yıllık izin belgesi alabilmelerinin İtalyan karayolları’nın seçiciliği ve istediği prosedürler göz önünde tutulduğunda önemli bir başarı olduğuna dikkat çeken Özdel, “dış ticaret hacmimizin 11.4 milyar dolara ulaştığı İtalya’nın Türkiye’nin ikinci en büyük ticaret ortağı olduğunu ve iki ülke arasındaki ticaret hacminin de yılda yüzde 20&#8242;nin üzerinde artış gösterdiğini düşünürsek aldığımız izin belgesinin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır” dedi.</p>
<p><a href="http://www.kartalgazetesi.com/4320-ran-lojistik-italya-ile-turkiye-arasinda-aktarmasiz-proje-tasimaciligi-yapacak/ran2" rel="attachment wp-att-4322"><img src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2009/12/ran2.jpg" alt="" title="ran2" width="500" height="300" class="alignleft size-full wp-image-4322" /></a></p>
<p><strong>Transit Geçiş Hakkı</strong></p>
<p>Global yıllık izin belgesi’nin Kuzey İtalya’da Milano’dan başlayan ve güneyde Roma’ya kadar uzanan bir bölgeyi kapsadığını da dile getiren Erhun Özdel konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
“Özel proje ve ağır taşımalarını gerçekleştirdiğimiz önemli sanayi kuruluşlarının bu bölgeden trafo, jeneratör, türbin ve benzeri yüklemeleri olabilmekte. bu belge ile sadece İtalya’dan yük almayacağız, aynı zamanda İtalya üzerinde transit geçiş de yapabileceğiz. Almanya veya Avusturya gibi Avrupa ülkeleri ile olan proje yüklemelerinde, roro ile İtalya üzerinden geçiş yaparak taşımaları gerçekleştiriyorduk. Bulgaristan, Romanya ve Macaristan karayolları üzerinden yapılan klasik rota taşımalarında zaman kaybediyorduk. bu belge ile bu zaman kaybını ortadan kaldırıyoruz. daha ekonomik ve süratliyiz. yıllık global izin belgesi ile, izin verilen maksimum ölçü/ağırlık kapsamına giren malzemelerin taşımasında, normalde beklememiz gereken ve 3-4 haftayı bulan izin sürecini de ortadan kaldırmış olduk. beklemeden ve izin almadan yükleme yapabileceğiz. İtalya-Türkiye hattında ve transit İtalya üzerinden Avrupa taşıma hattında maliyetleri minimize edeceğiz.”<br />
<strong><br />
İtalya içinde ağır taşımacılık yapabileceğiz!</strong></p>
<p>Erhun Özdel,  İtalya hükümeti ile sektörel dernek ve birliklerin, İtalyan taşıma şirketlerine İtalya içerisinde daha fazla iş hacmi yaratmak istemesi sebebiyle belgenin alımında doğal bürokratik engellemeler yarattıkların anlatarak, süreç hakkında şu bilgileri verdi:<br />
“bu belge araca münhasır veriliyor. belgeyi almak için öncelikle, teknik yeterlilik (sceda tecnica) belgesine sahip olmak gerekiyor. bu ise her araca verilmiyor. bu belgeyi almak için araçların Avrupa normlarına uygun olması gerekir. İtalyan otoriteleri sadece bu belgeye sahip araçlara maksimum 20 metreye kadar uzunluğu olan, 3 metre eninde ve 4,30 metre yüksekliğinde toplam 44 ton ağırlığında malzemeler için yıllık global karayolu ağır taşıma izin belgesi veriyor. lowbed araçların İtalyan karayollarında ağır taşıma yapabilmesi için alınması şart olan  teknik yeterlilik belgesi için 23 eylül 2009’da başvurumuzu yaptık. 5 Ekim’de  araçlarımıza teknik yeterlilik verildi. bu belge ile 5 kasım’da İtalyan karayollarında ağır taşıma yapabilmemiz için gereken yıllık global izin başvurusunu yaptık. gereken izni  2 ayrı resmi kurumdan 30 kasım ve 3 aralık 2009 tarihlerinden itibaren geçerli olacak şekilde aldık. maliyet olarak baktığınızda ise yıllık global izin belgesi için araç başına  4 bin  Euro tutarında bir ödeme söz konusu oldu.”</p>
<p><strong>Almanya ve Avusturya’dan da belgesi var</strong></p>
<p>bu arada Ran lojistik tarafından kullanılan araçların, İtalya’nın yanı sıra Almanya ve Avusturya karayollarında geçerli olan yıllık global izin belgesi de olduğuna dikkati çeken Özdel, her iki ülke için de öncelikle  Avrupa standartlarına uygun araç teknik yeterlilik belgesi olan  paragraf 70 belgesinin 10.02.2009 tarihinde alındığını hatırlattı. ardından global izin başvurularının yapıldığını belirten Özdel, “Almanya içi;  12.02.2009 – 28.02.2012  tarihleri arasında 25 metre uzunluk , 3.5 metre en, 4,3 metre yükseklik  maksimum  60 ton’a kadar olan malzemelerin taşınması, Avusturya için de 23.03.2009 – 22.03.2010   tarihleri arasında  16.9 metre uzunluk, 3 metre en, 4 metre yükseklik maksimum 40 ton’a kadar olan malzemelerin taşınması için yıllık global izin belgelerimizi aldık” aldık diyerek konuşmasını tamamladı. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/4320-ran-lojistik-italya-ile-turkiye-arasinda-aktarmasiz-proje-tasimaciligi-yapacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İsviçre, İnsan Hakları İhlalinden Vazgeç</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/3837-isvicre-insan-haklari-ihlalinden-vazgec</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/3837-isvicre-insan-haklari-ihlalinden-vazgec#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 15:53:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=3837</guid>
		<description><![CDATA[İsviçre’de yaşanan minare yasağı hakkında, Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, açıklama yaptı. 
Bostan, “ İsviçre&#8217;de yaşayan Müslüman topluluğun ibadet etme ve inancını yaşamak üzere cami inşası ve cami mimarisi ile ilgili minare yapımı hakkının&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsviçre’de yaşanan minare yasağı hakkında, <strong>Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, açıklama yaptı. </strong></p>
<p>Bostan, “ İsviçre&#8217;de yaşayan Müslüman topluluğun ibadet etme ve inancını yaşamak üzere cami inşası ve cami mimarisi ile ilgili minare yapımı hakkının bir referanduma tabi tutulması ve bunun <strong>minare yasağı</strong> ile sonuçlanması, <strong>Avrupa’nın insan hakları ve din vicdan özgürlüğü alanındaki gerçek yüzünü ortaya koymuştur. </strong></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-3839" title="kamusen" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2009/12/kamusen.jpg" alt="kamusen" width="400" height="57" /></p>
<p><strong>Bu tavır bir insanlık ayıbı ve kara bir leke olarak tarihe geçmiştir. Bu tavırla her şeyden önce kültürler ve inançlar arası ilişkilere ciddi bir darbe vurulmuştur. Bu durum, minare üzerinden İslam&#8217;a ve Müslümanlara karşı açık bir tahammülsüzlük göstergesi olarak hafızalarda yerini alacaktır. </strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Minareler</strong> insanları yaratan ve yaşatan <strong>Allah’ın birliğini ifade eden estetik görüntülerdir</strong>. Bundan başkada bir mana taşımaz. <strong>Minareler üzerinden Dini değerlerin sorgulanması ve tartışılması sözde hak ve özgürlüklerin temsil edildiği bütün dünyaya örnek gösterilen Avrupa’da yaşanmış olması manidardır. Minare üzerinden dini değerlerin tartışma konusu yapılması ve İslam&#8217;ın bir kez daha şiddetle özdeşleştirilmesi bütün Müslümanları derinden yaralamıştır.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong><em>Çoğunlukların, kendisi dışındaki toplulukları dikkate almaması onların değerlerini küçümsemesi ve çifte standart taşıyan aldatıcı, yapay bir özgürlüktür. İnsanlık tarihi, dini özgürlükler alanında önemli mesafe kat etmiş ve toplumsal barış ve huzuru sağlamanın ancak temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmekle mümkün olacağı yönünde ortak bir akıl oluşturmuştur.</em></strong></p>
<p> </p>
<p>İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ:</p>
<p>Madde 18- Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır.  Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir.</p>
<p> </p>
<p>AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ MADDE 9</p>
<p>1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, din veya inanç değiştirme özgürlüğü ile tek başına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öğretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini veya inancını açıklama özgürlüğünü de içerir.<br />
2. Din veya inancını açıklama özgürlüğü, ancak kamu güvenliğinin, kamu düzenin, genel sağlığın veya ahlakın, ya da başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.</p>
<p>Hükümleri bulunmasına rağmen bir ayrımcılık yapılmıştır.  <strong>Müslüman Toplulukların onurları incitilmiş,   din ve vicdan özgürlükleri engellenmiştir</strong>.</p>
<p> </p>
<p>Şimdi Dünya ve İsviçre kamuoyuna soruyoruz: Biz de Türkiye’de Kiliselerin Çan kulesi kaldırılsın diye bir referandum mu yapalım? <strong><em>İsviçre ve Avrupa şunu iyi bilsin biz onların seviyesine inmeyeceğiz. Yaratılanı yaratandan dolayı sevmeye ve saygı göstermeye dün olduğu gibi bugünde devam edeceğiz.</em></strong></p>
<p> </p>
<p><strong>Türkiye’ye her vesileyle insan hakları dersi vermeye yeltenen, 1915 olaylarını “soykırım” olarak gören, Ermeni yalanlarına sahip çıkarak şerefli tarihimizi karalamaya yeltenen İsviçre, din ve kültür farklılıklarını bir kırılma ve çatışma hattına dönüştüren bu yaklaşımıyla insanlık onurunu çiğnemiştir. Dün Bosna’da Müslüman olmaktan başka suçu olmayan Boşnaklara işlenen vahşete seyirci kalan sözde medeni Avrupa’nın Türk ve İslam düşmanlığı tavırlarını ibret ve dikkatle izliyoruz.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>İsviçre’nin bu ikiyüzlü tavrını ve ayıbını şiddetle kınıyoruz. Bu ayıbından dönmeye davet ediyoruz” dedi. </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/3837-isvicre-insan-haklari-ihlalinden-vazgec/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Başarı ve Liderlik Konferansı</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/3494-surdurulebilir-basari-ve-liderlik-konferansi</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/3494-surdurulebilir-basari-ve-liderlik-konferansi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:38:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[bill]]></category>
		<category><![CDATA[clinton]]></category>
		<category><![CDATA[konferans]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=3494</guid>
		<description><![CDATA[Eski ABD başkanı Bill Clinton, Türkiye&#8217;nin dünya için 10 yıl öncesinden çok daha fazla önemli olduğunu söyledi
Amerika Birleşik Devletleri, 42. Başkanı ve William J.Clinton Derneği Kurucusu Bill Clinton ile Almanya 7. Başbakanı Gerhard Schröder İstanbul’da buluştu. Gayrimenkul sektörünün&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 33px;" border="0" cellpadding="0" width="377">
<tbody>
<tr>
<td width="568"><strong></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>Eski ABD başkanı Bill Clinton, Türkiye&#8217;nin dünya için 10 yıl öncesinden çok daha fazla önemli olduğunu söyledi</strong></p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri, 42. Başkanı ve William J.Clinton Derneği Kurucusu Bill Clinton ile Almanya 7. Başbakanı Gerhard Schröder İstanbul’da buluştu. Gayrimenkul sektörünün önde gelen isimlerinden Sinpaş, 35.yılında dünyanın iki önemli liderini “Bosphorus Conference”da bir araya getirdi.  2 Kasım 2009 Günü İstanbul Conrad Otel’de gerçekleştirilen “Sürdürülebilir Başarı İçin Liderlik” temalı konferansa, Clinton, Schröder, Sinpaş Grubu Başkanı Avni Çelik ve Türk-Amerikan İşadamları Derneği Başkanı Uğur Terzioğlu konuşmacı olarak katıldı. Bir dönem dünyaya yön veren liderler, yorucu ve zorlayıcı faktörlere rağmen başarılı liderlik hikâyelerini katılımcılarla paylaştı. Sancaktepe Belediye Başkan İsmail Erdem de konferansa özel davetli olarak katıldı.</p>
<p>17 Ağustos 1999 depremi sonrası Türkiye&#8217;ye geldiğini ve 5 gün kaldığını hatırlatan Clinton, &#8220;Bu gezim Türkiye&#8217;nin ABD açısından ve 21. yüzyıl dünyası açısından ne kadar önemli olduğunu bana bir kez daha gösterdi. Bugün, Türkiye&#8217;nin eskisinden çok daha fazla dünya için önemli olduğuna inanıyorum.&#8221; dedi.</p>
<p>Küresel krizin gelişmekte olan ülkelerin önemini ortaya çıkardığını ifade eden Clinton, G-8 oluşumunun gelişmekte olan ülkelerle birlikte G-20&#8242;ye dönüşmesinin önemli olduğunu söyledi. Clinton, Türkiye&#8217;nin ABD&#8217;ye daha fazla ürün satması gerektiğini söyledi. Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği üyeliği için ise Clinton, &#8220;Türkiye, Avrupa Birliği&#8217;ne girerse gayri safi milli hasılası yükselecek ve kimse göç etmek istemeyecek. Avrupa, bu gerçeği keşfetmeli.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Almanya&#8217;nın 7. başbakanı Gerhard Schröder, sözlerine, &#8220;Avrupa Birliği, Türkiye&#8217;nin siyasi, ekonomik ve kültürel zenginliği olmaksızın dünyada ne denli kalıcı rol oynayabilir?&#8221; diye başladı. Tam üyeliğin Türkiye&#8217;ye 63 yıl önce Avrupa tarafından verilmiş bir söz olduğunu hatırlatan Schröder, &#8220;Avrupa&#8217;nın ahdevefa ilkesine uymasını beklemek Türkiye&#8217;nin hakkı.&#8221; dedi. Avrupa Birliği&#8217;nin, Arap dünyasına ulaşmak için Türkiye&#8217;nin üyeliğine ihtiyacı olduğunu belirten Schröder, &#8220;Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye girişi AB&#8217;nin güvenliği açısından faydalar getirecektir. Türkiye tam üye olduktan sonra Müslüman dünyasına modern olma noktasında taşıyacakları önemlidir.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Konferansa, Abdülkadir Konukoğlu, Nihat Özdemir, Ayhan Bermek, Zeynep Bodur, Umut Oran, Yavuz Canevi, İmam Altınbaş gibi işadamlarının yanı sıra, Ankara Büyük Şehir Beldiye Başkanı Melih Gökçek, Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem ve İstanbul’un değişik ilçe belediye başkanları ile birlikte  seçkin bir davetli kesimi katıldı.</p>
<p><img title="ismail-erdem" src="http://www.kartalgazetesi.com/wp-content/uploads/2009/11/ismail-erdem.jpg" alt="ismail-erdem" width="500" height="300" /></p>
<p>Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, izlediği konferansı değerlendirirken, “Deneyimli devlet adamlarının geçmiş ve geleceğe ait analizlerinin katılımcılar için bilgilenme adına yaralı olduğunu” belirtti. Clinton’nun “ekonomik krizin Amerika’dan çıkıp dünyaya yayıldığını ve bu yüzden sizlerden özür diliyorum demesini ilginç bulduğunu” söyledi. Erdem “ Clinton’nun Türkiye’nin, 21. yüzyılın en önemli ülkelerinden bir olacağını başkanlığım döneminde görmüştüm. Ülkenizin bu potansiyelini harekete geçirmelisiniz” sözünü çok anlamlı bulduğunu sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/3494-surdurulebilir-basari-ve-liderlik-konferansi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Irak’ta Ramazan Hüzünlü Geçiyor</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/1393-irak%e2%80%99ta-ramazan-huzunlu-geciyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/1393-irak%e2%80%99ta-ramazan-huzunlu-geciyor#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 08:47:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[ihh]]></category>
		<category><![CDATA[irak]]></category>
		<category><![CDATA[ramazan]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=1393</guid>
		<description><![CDATA[Irak’ta Ramazan hüzünlü geçiyor. İşgalin yetim bıraktığı 180 bin çocuk sokaklarda yaşıyor. Neredeyse her ailenin ocağına ateş düşmüş. Türkiyeli hayırseverler, yardımlarıyla yaşanan hüznü bir nebze olsa dağıttılar.
Amerikan işgali altındaki Irak’ta Ramazan hüzünlü geçiyor. Başkent Bağdat eski günlerini arıyor. Irak’ta&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Irak’ta Ramazan hüzünlü geçiyor. İşgalin yetim bıraktığı 180 bin çocuk sokaklarda yaşıyor. Neredeyse her ailenin ocağına ateş düşmüş. Türkiyeli hayırseverler, yardımlarıyla yaşanan hüznü bir nebze olsa dağıttılar.</p>
<p>Amerikan işgali altındaki Irak’ta Ramazan hüzünlü geçiyor. Başkent Bağdat eski günlerini arıyor. Irak’ta Ramazan buruk bir o kadar da acı yaşanıyor. İşgal her insanın hayatından bir şeyleri alıp götürmüş. Neredeyse her ailenin ocağına ateş düşmüş.</p>
<p>Iraklılar teselliyi iftardan sonra camilere akın etmekte buluyor. Namazlardan sonra ülkenin eski huzuruna kavuşması için dualar ediliyor. İnsanlar bir sonraki Ramazan’a sağ salim kavuşmayı, hiçbir yakınlarını kaybetmeden yeni bayramlara girmeyi diliyorlar Allah’tan.</p>
<p>Özellikle karışıklığın bitmek bilmediği Diyala bölgesindeki insanlar, artık nerede, ne zaman patlayacağı belli olmayan bombalardan kurtulmak istiyor.</p>
<p>Türkiyeli hayırseverlerin gayretleri Irak’taki hüznü bir nebze olsa dağıttı. Ramazan’da acılı kardeşlerini yalnız bırakmayan Türkiyeli hayırseverler,  başta Kerkük, Bağdat, Diyala ve Sülaymaniye olmak üzere Irak’ın dört farklı vilayetinde ihtiyaç sahibi ailelere kumanya paketleri dağıttı.</p>
<p>İHH İnsani Yardım Vakfı ekiplerinden temel gıda maddelerinden oluşan ve bir ailenin uzun süre ihtiyacını karşılayacak gıda maddelerini alan aileler, Türkiye halkına selam ve teşekkürlerini ilettiler.</p>
<p>İHH ekipleri, ayrıca kısa bir süre önce Taza bölgesinde yaşanan bombalı saldırı sonucu evleri yıkılan ve çadırlarda yaşamak zorunda kalan mağdurlara da yardım malzemesi dağıttı. Ayrıca İHH’nın Irak’ta bulunan gezici sağlık ekibi Taza’daki kampa getirilerek buradaki insanlara sağlık hizmeti vermeye başladı.</p>
<p>Ramazan’da Irak’taki yetimlere yönelik çalışmalarına hız veren İHH, Irak’taki bir kısım yetimlerin kefalet ücretlerini de dağıttı. Irak’ta halen 2003’te başlayan işgalle birlikte 4,5 milyon yetim bulunuyor.  Bu yetimlerin yaklaşık 180 bini ise sokaklarda yaşıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/1393-irak%e2%80%99ta-ramazan-huzunlu-geciyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eski Cep Telefonlarınızı Atmayın</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/1386-eski-cep-telefonlarinizi-atmayin</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/1386-eski-cep-telefonlarinizi-atmayin#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Aug 2009 07:06:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[cep]]></category>
		<category><![CDATA[mikrosoft]]></category>
		<category><![CDATA[telefonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=1386</guid>
		<description><![CDATA[Amerikalı yazılım şirketi Microsoft, &#8220;akıllı&#8221; olmayan cep telefonlarında da Facebook veya Twitter uygulamalarını çalıştıracak yeni bir teknoloji geliştirdi.
Gelişmekte olan ülkeler için tasarlanan ve &#8220;OneApp&#8221; adı verilen yazılım, yeni zil sesi gibi indirilebilecek.
Microsoft&#8217;un mobil ürün direktörü Tim McDonough, yeni&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalı yazılım şirketi Microsoft, &#8220;akıllı&#8221; olmayan cep telefonlarında da Facebook veya Twitter uygulamalarını çalıştıracak yeni bir teknoloji geliştirdi.</p>
<p>Gelişmekte olan ülkeler için tasarlanan ve &#8220;OneApp&#8221; adı verilen yazılım, yeni zil sesi gibi indirilebilecek.</p>
<p>Microsoft&#8217;un mobil ürün direktörü Tim McDonough, yeni uygulamayla ilgili olarak, &#8220;Eğer bir PC&#8217;niz yoksa veya bir PC&#8217;yi paylaşmıyorsanız, cep telefonunuz ilk ve tek bilgisayar cihazınız olabilir&#8221; dedi.</p>
<p>Güney Afrika&#8217;nın Blue Label Telecom firması birkaç hafta içinde, Facebook, Twitter ve Windows Live Manager için uygulama sunacak OneApp yazılımını çalıştıracak ilk operatör olacak.</p>
<p>Ayrıca bir açık kaynak uygulaması şeklinde, yazılım geliştirenler, başka bölgelerde ve cep telefonlarında bu yazılımın daha iyi çalışması için uğraş verebilecekler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/1386-eski-cep-telefonlarinizi-atmayin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eyüboğlu’ndan Uluslararası Başarı</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/639-eyuboglu%e2%80%99ndan-uluslararasi-basari</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/639-eyuboglu%e2%80%99ndan-uluslararasi-basari#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2009 14:03:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=639</guid>
		<description><![CDATA[Eyüboğlu Korosu ilk kez katıldığı uluslararası yarışmadan iki altın ve bir gümüş madalya ile döndü.
 
       
Eyüboğlu Çok Sesli Korosu Yunanistan’ın Karpenisi kentinde düzenlenen Uluslararası Koro Festivali’ne katıldı. Eyüboğlu öğrencileri, festival çerçevesinde gerçekleştirilen 7. Antonio Vivaldi Koro Yarışması’nda&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eyüboğlu Korosu ilk kez katıldığı uluslararası yarışmadan iki altın ve bir gümüş madalya ile döndü.</strong></p>
<p> </p>
<p><strong>       </strong></p>
<p><strong>Eyüboğlu Çok Sesli Korosu Yunanistan’ın Karpenisi kentinde düzenlenen Uluslararası Koro Festivali’ne katıldı. Eyüboğlu öğrencileri, festival çerçevesinde gerçekleştirilen 7. Antonio Vivaldi Koro Yarışması’nda iki altın ve bir gümüş madalya kazandı.</strong></p>
<p> </p>
<p>Eyüboğlu öğrencileri, 24–28 Haziran 2009 tarihleri arasında, Yunanistan’ın Karpenisi kentinde bu yıl onüçüncüsü düzenlenen Uluslararası Koro Festivali’nde Türkiye’yi temsil etti. Atina Devlet Konservatuarı ve Karpenisi Belediyesi tarafından düzenlenen festivalde, Portekiz, Bulgaristan, Yunanistan ve Polonya’nın katıldığı 16 koro sahne aldı. Eyüboğlu Çok Sesli Korosu ilk kez katıldığı uluslararası yarışmadan iki altın ve bir gümüş madalya ile döndü.</p>
<p> </p>
<p>Eyüboğlu öğrencileri “Çocuk ve Gençlik Korosu” kategorisinde ünlü şef Vladislav Soucek yönetimindeki Çek korosu ile yarıştı. Ayrıca festivalde Portekiz’in dünyaca ünlü erkek korosu da yer aldı.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>Festivalin Amacı Kültürlerin Tanıtımı </strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Eyüboğlu Eğitim Kurumları Gösteri Sanatları Koordinatörü Öcal Öcalan “Bu festival koromuzun ciddi anlamda ilk yurtdışı tecrübesi oldu. Festivale katılan korolar teknik anlamda oldukça iyiydiler. Festival ve yarışmada katılımcı ülkeler hem kendi kültürlerinin tanıtımını yaparlarken hem de teknik anlamda değerlendirmeye girerek yaptıkları işin seviyesini belirliyorlar. Polifonik (çok sesli) koro kültürü ülkemizde çok gelişmediği için biz öğrencilerimize bu alışkanlığı ve kültürü aşılamak amacıyla festivale katıldık. Dünya çapında başarılara imza atmış koroları izleyerek motive olmalarını sağladık. Ayrıca ülkemizi ve okulumuzu böyle bir platformda temsil etmenin gururunu yaşadık.” dedi.</p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><strong>İlk Yurtdışı Tecrübesinde İki Altın Madalya Ve Bir Gümüş Madalya</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Eyüboğlu Çok Sesli Korosu katıldığı ilk uluslararası yarışmada “en iyi sahne performansı” ve “en iyi iletişimci” koro dallarında birer altın madalya, “Çocuk ve Gençlik Korosu” kategorisinde bir gümüş madalya kazandı. Öcal Öcalan “İlk yurtdışı tecrübemiz olmasına rağmen kazanılan bu madalyalar bizim için oldukça önemlidir. Bizi çalışmalarımız açısından motive ediyor. Ayrıca bundan sonra her yıl dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılacak olan festival ve yarışmalara katılarak başarılarımızı sürdürmeyi amaçlıyoruz.” dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/639-eyuboglu%e2%80%99ndan-uluslararasi-basari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Harvard Yaz Okulu İstanbul’da</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/613-harvard-yaz-okulu-istanbul%e2%80%99da</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/613-harvard-yaz-okulu-istanbul%e2%80%99da#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2009 09:36:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=613</guid>
		<description><![CDATA[Sabancı Üniversitesi Harvard Yaz Okulu’nu İstanbul’a getirdi
 
Türkiye’de türünün ilk örneği olacak olan “Sabancı-Harvard Yaz Okulu Programı”, iki üniversite arasında tamamen eşit bir akademik ortaklık temeline oturuyor. Program 8 haftalık, tam kredili bir yaz sömestrine karşılık geliyor.
 
 &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sabancı Üniversitesi Harvard Yaz Okulu’nu İstanbul’a getirdi</strong></p>
<p align="center"><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>Türkiye’de türünün ilk örneği olacak olan “Sabancı-Harvard Yaz Okulu Programı”, iki üniversite arasında tamamen eşit bir akademik ortaklık temeline oturuyor. Program 8 haftalık, tam kredili bir yaz sömestrine karşılık geliyor.</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Sabancı-Harvard Yaz Okulu, Harvard Üniversitesi’nden 13, Sabancı Üniversitesi’nden 37 olmak üzere toplam 50 öğrencisiyle eğitime başladı. Sabancı Üniversitesi ile Harvard Yaz Okulu arasında her bakımdan eşit bir akademik ortaklığı öngörüldüğü programda derslerin dördüncü haftasına girildi.  Sabancı-Harvard Yaz Okulu’nda ABD’den öğrenci başvuru ve kabullerini Harvard, Türkiye’den öğrenci başvuru ve kabullerini ise Sabancı Üniversitesi yürüttü.</p>
<p> </p>
<p>Kapsamı ve içerdiği fakülteler-arası işbirliği düzeyi bakımından, çok iddialı bir projeyi temsil eden “Sabancı-Harvard Yaz Okulu Programı”nın bu ilk yılında toplam altı ders açıldı. Harvard profesörlerinden Dani Rodrik, “küreselleşme” üzerine; Pınar Doğan, “oyun teorileri” üzerine; Roger Owen ise “1945 sonrası Ortadoğu ekonomi tarihi” üzerine ders veriyor. Sabancı tarafından da Koray Durak (Boğaziçi Üniversitesi), “Bizans tarihi”; Tülay Artan, “Osmanlı kültürünün başyapıtları”; Halil Berktay, “Birinci Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu” konulu dersler veriliyor.</p>
<p> </p>
<p>Bunlardan Koray Durak ve Tülay Artan’ın dersleri, Bizans ve Osmanlı mimarî mirasının başlıca örneklerine üçer gezi ile ek bir zenginlik kazanıyor. 15-21 Haziran arasındaki “Oryantasyon Haftası”nın ardından, 22 Haziran Pazartesi günü başlayan dersler, 7 Ağustos Cuma günü son buluyor.</p>
<p> </p>
<p>Derslerin yanı sıra, öğrencilerin, coğrafî ve tarihsel bakımdan benzersiz bir konuma sahip olan İstanbul’u ve çevresini daha yakından tanımalarına imkan verecek kültürel aktiviteler de program tasarımının hedefleri arasında yer alıyor. Bu tür “çerçeve etkinlikler” kapsamında, ister derslerle bağlantılı ve isterse bağlantısız olarak, şehri, tarihini, insanlarını ve kültürel özelliklerini öğrencilere tanıtmaya yönelik geziler de yer alıyor. Öğrenciler gerek Sabancı Üniversitesi Bilgi Merkezi’nde, gerekse İstanbul’daki diğer kütüphane ve araştırma merkezlerinde çalışabilecek, araştırma yapabilecek. Bütün bu yollarla, her iki ülke ve üniversitenin gençlerinin tanışması ve kaynaşması, birlikte çalışması ve öğrenmesi amaçlanıyor.</p>
<p> </p>
<p>Sabancı Üniversitesi’nin uluslararasılaşma çabalarında önemli bir aşamayı ifade eden “Sabancı-Harvard Yaz Okulu Programı”nın, önümüzdeki yıllarda giderek artan sayıda ders ve öğrenciyle sürmesi bekleniyor.</p>
<p> </p>
<p><strong>Dersler transkriptlerde de yer alacak</strong></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>“Sabancı-Harvard Yaz Okulu”, her iki taraftan eşit sayıda öğretim üyesinin katılacağı ortak bir akademik kurul tarafından yönetiliyor ve bütün krediler karşılıklı transfer edilebiliyor. Her iki üniversite, kendi öğrencilerinden başvuru ve kabul süreçlerini kendileri düzenliyor; programa kabul edilen öğrencilerinin kayıtlarını kendi bünyesinde tutuyor; öğrencilerinin öğrenim ücretlerini kendisi topluyor; bu öğrencilerle ilgili belgeleri arşivliyor; her iki üniversiteden gelen öğrenciler için de transkript sağlıyor. Böylece, örneğin Sabancı Üniversitesi öğrencileri, transkript’lerinde Harvard’dan aldıkları dersleri de, Harvard tasdikli olarak gösterme imkânına sahip oluyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/613-harvard-yaz-okulu-istanbul%e2%80%99da/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğu Türkistan Yanıyor! Gök Bayrak Kan Ağlıyor!</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/540-dogu-turkistan-yaniyor-gok-bayrak-kan-agliyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/540-dogu-turkistan-yaniyor-gok-bayrak-kan-agliyor#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Jul 2009 13:29:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=540</guid>
		<description><![CDATA[Kadîm Türk yurdu Doğu Türkistan günlerdir yine Çin zulmü sonucu kan deryasına dönmüş bulunuyor. Geçtiğimiz Pazar günü Urumçi’deki bir işyerinde Han Çinlileri tarafından darp edilerek öldürülen Uygur Türkleri’ne karşı uygulanan bu kanlı linçi protesto etmek için sokağa inen, bu mübarek&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kadîm Türk yurdu Doğu Türkistan günlerdir yine Çin zulmü sonucu kan deryasına dönmüş bulunuyor. Geçtiğimiz Pazar günü Urumçi’deki bir işyerinde Han Çinlileri tarafından darp edilerek öldürülen Uygur Türkleri’ne karşı uygulanan bu kanlı linçi protesto etmek için sokağa inen, bu mübarek toprakların asıl sahipleri Uygur Türkleri’ne karşı, hem ana vatanlarına babalarının mülkü gibi gelip yerleşmiş “sivil işgalci” Han Çinlileri ve hem de, sözde hadiseleri yatıştırmak için bölgeye gelen Çin güvenlik kuvvetleri tarafından dört bir yandan saldırıya geçilmiştir. Bu durum Uygur kardeşlerimizin gözünü korkutmak yerine daha da kavi bir öfke ile karşı koymalarına yol açmış ve hadiseler Urumçi’nin dışındaki Kâşgar ve Hotan gibi diğer büyük şehirlere de yayılmaya başlamıştır. “Sivil işgalci” Han Çinlileri’nin ve resmî işgalci Çin güvenlik kuvvetlerinin yetersiz kalmaları üzerine, bölgeye dışarıdan yüksek sayıda silahlı birlikler gönderilmeye başlanmıştır. Tam anlamıyla bir katliama dönüşme eğilimi gösteren hadiselerde resmî Çin makamları 150-200 civarında ölü sayısı vermektedir, ancak ne var ki, hiçbir inandırıcılığı bulunmayan resmî makamların verdiği bu sayı tarafsız gözlemcilerin verdiği rakamları şiddetle yalanlanmaktadır. Tamamı silahsız olan Uygur Türkleri’ne açılan ateşler ve kalabalık grupların sopalı linç girişimleri sonucunda şehit edilen Uygur sayısının binleri bulduğu, yaralıların ise bunun çok üstünde olduğu anlaşılmaktadır. </p>
<p>Şu âna kadar dünya medyasına ulaşan haberler, paniğe kapılan Çin yöneticilerinin saldırganlıklarını daha da arttırdığını, bir yandan Uygur Türkleri’ne karşı kitlesel kıyıma girişebilecekleri izlenimi veren yığınaklar yaparken, diğer yandan da, bu saldırganlıklara ilaveten, Urumçi başta olmak üzere birçok Türk şehrinden binlerce Uygur Türkünü zorla celbederek evlerinden, yurtlarından koparıp bilinmeyen yerlere nakletmeye başladığını, yâni, sonu nasıl biteceği belli olmayan toplu sürgün ve kıyımların kapıda olduğunu göstermektedir. </p>
<p>Çin hükûmeti, dünya kamuoyu nezdinde kendisine haklılık kazandırmak için, kanlı olayların, sürgünde bulunan, “Uygurların Anası” olarak anılan Uygur lider Rabia Kadir’in kışkırtması sonucu ortaya çıktığını ve asıl maksadının ise “bölücülük” olduğu ileri sürmektedir. Hâlbuki her şeyden evvel, olayların asıl sebebi, Doğu Türkistan’a yerleştirilen Han Çinlilerinin Uygur Türklerini tarihî yurtlarından kovmak için yaptığı zorbalıklar ve saldırganlıklardır. </p>
<p>Aslında Doğu Türkistan, Batı Türkistan diye bir ayrım yoktur; Türkistan bir bütündür. Ne var ki, binlerce yıllık tarihî Türk toprağı, Türklüğün ana rahmi olan Büyük Türkistan’ın bir kısmı Ruslar tarafından işgal edilmiş olup, Batı Türkistan denen ve yaklaşık 4 milyon kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan bölge burasıdır. Doğuda kalan ve yaklaşık 1 milyon 600 bin kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan ve bugün Doğu Türkistan denen bölge de işte şu anda bu kanlı olayların yaşandığı bölgedir ve bir de daha küçük olan Güney Türkistan vardır ki orası da şu anda Afgan işgalinde bulunmaktadır. Böylece üçe bölünen Türkistan’ın sadece batısı, SSCB’nin dağılması sonucu Türk Cumhuriyetleri’nin kurulması ile nispeten özgürlüğüne kavuşmuş olup, Güney ve Doğu Türkistan’ın esareti devam etmektedir. </p>
<p>Doğu Türkistan’ın mâkûs talihi 250 yıldır üzerine bir kâbus gibi çökmüş bulunmaktadır. Karahanlılar’ın yıkılmasından sonra Karahıtaylılar ve Moğollar’ın eline geçen bu topraklar 1760 yılında Çin-Mançur istilasına maruz kalmış, sık sık yapılan hürriyet başkaldırıları sonucu 1863 yılında, bütün ülke çapında başlatılan kurtuluş hareketi kısa zamanda gelişerek Yakup Han Bay’ın gayretiyle Çinliler ülkeden çıkartılarak milli bir devlet kurulmuş, ancak, 14 sene devam eden bu yeni devletin, Osmanlı’ya tâbi olması ile yeşeren ümitler kısa bir müddet sonra, Yakup Han Bay’ın vefatını müteakiben, Bölge, tekrar 1876 yılında Çin-Mançur yönetimine geçmiştir. </p>
<p> Doğu Türkistan’ın efsanevî millî kahramanı<br />
Osman Batur<br />
(1899 — 29 Nisan, 1951)<br />
 Ondan sonra da hiçbir zaman eksik olmayan hürriyet ve istiklâl mücadelelerinin en büyüğü, 1949’da Mao’nun emri ile tekrar saldırıya geçen Kızıl Çin’e karşı efsanevî lider Osman Batur tarafından verilmiş, ancak, birçok zaferler kazanılmış olmasına rağmen, 1951’de orantısız bir güçle saldıran Çin karşısında mağlup olan, “Asya’nın Napolyonu” olarak anılan Osman Batur’un Urumçi sokaklarında teşhir edilerek dolaştırılması ve sonra da işkence ile öldürülmesi ile, Doğu Türkistan yeniden Çin boyunduruğuna girmiş, adı da değiştirilerek “yeni fethedilen toprak” anlamında “Sinkiang” olarak belirlenmiş, ondan sonra da yer yer girişilen bütün isyanlar, başkaldırılar hürriyet ve istiklâl mücadeleleri, orantısız güç ve – ne yazık ki Türkiye başta olmak üzere – dünya kamuoyunun hiç ilgi göstermemesi sonucu hep kanla bastırılmıştır. Bunlara ilaveten, Doğu Türkistan’ın nüfus yapısını da kökten değiştirip Çinlileştirmek için milyonlarca Çinliyi burada iskân etmeye başlamıştır </p>
<p>Yarım yüzyıldan daha uzun bir süredir, zorbalıkla işgal ettiği Doğu Türkistan’ın Türk-İslâm karakterini yok etmek için elinden gelen her şeyi yapan Çin, bir yandan nüfus yapısını Çinli göçmenlerle bozarak bir “Çin toprağı” haline getirmeye çalışırken, diğer yandan da, yaptığı kışkırtmalarla öz yurtlarında esaret altında yaşayan Türkleri kışkırtarak topraklarından sürmek için bahaneler yaratmaya da çalışmaktadır. İşte bu son kanlı hadiselerin altında yatan asıl sebep budur: Zaten kendi yurtlarında ikinci, hattâ üçüncü sınıf insan muamelesi gören  Türkler, bu topraklardan sürülmeleri için tahrik edilmektedirler. </p>
<p>Bu noktada, Türkiye Kamu-Sen olarak, öncelikle Türk kamuoyuna ve Türk hükümetine ve sonra da dünya kamuoyuna çağrıda bulunuyor ve diyoruz ki:</p>
<p>Ey Türk Milleti!<br />
Doğu Türkistan yanıyor!<br />
Ey Türk Milleti!<br />
Gök Bayrak kan ağlıyor!<br />
Ey Türk Milleti!<br />
İşgal altındaki Doğu Türkistan senin de ülken!<br />
Orada katledilen insan senin insanın; sen ne isen o da o da aynı sen!<br />
Sessiz kalma!<br />
Kendi vatanına ve kendi insanına sahip çık!<br />
Çinli’nin malını alma; unutma ki onlara ödediğin her kuruş Doğu Türkistanlı kardeşin için mermi ve satır parası olmaktadır!<br />
Sokağa çık ve haykır; haykır ki bütün dünya duysun!<br />
Ey Türk Hükümeti!<br />
Doğu Türkistan yanıyor!<br />
Gök Bayrak kan ağlıyor!<br />
Ey Türk Hükümeti!<br />
Bil ki, ha Türkiye, ha Doğu Türkistan; her ikisi de bir ve aynıdır!<br />
Doğu Türkistan’a sahip çık!<br />
Üç kuruşluk ya da üç milyar kuruşluk da olsa ticaret gibi ıvır-zıvır şeyler için vatanını satma!<br />
Doğu Türkistan’ın davasını dünyanın gündemine taşı!<br />
Başkasından bekleme!<br />
Unutma! Doğu Türkistan’ın ve Doğu Türkistanlıların gözü Türkiye’de!<br />
Onları satma!<br />
Filistin için kavgayı göze aldığın gibi, Doğu Türkistan için de kavgayı göze al!<br />
Ey İslâm dünyası!<br />
İslâm dünyasının tek müşterek davası Filistin değildir!<br />
Doğu Türkistan da İslâm toprağı, hem de en halisinden ve Doğu Türkistanlılar da Müslüman; hem de en halisinden!<br />
Doğu Türkistan’ın davasına sahip çık!<br />
Ey Dünya insanları!<br />
Kürrei Arz’ın bu bölgesinde, tarihe ışık götürmüş, medeniyet götürmüş, kadim bir millet, öz toprağında köle yapılıyor, sürülüyor, katlediliyor!<br />
Bu dava insanlık davasıdır!<br />
Sahip çıkınız! </p>
<p>Türkiye Kamu-Sen İstanbul İl Başkanı<br />
Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/540-dogu-turkistan-yaniyor-gok-bayrak-kan-agliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÇİN’ de İnsanlık Suçu İşleniyor, Dünya Susuyor</title>
		<link>http://www.kartalgazetesi.com/494-cin%e2%80%99-de-insanlik-sucu-isleniyor-dunya-susuyor</link>
		<comments>http://www.kartalgazetesi.com/494-cin%e2%80%99-de-insanlik-sucu-isleniyor-dunya-susuyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2009 07:52:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dünyadan]]></category>
		<category><![CDATA[Flaş]]></category>
		<category><![CDATA[Toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.kartalgazetesi.com/?p=494</guid>
		<description><![CDATA[Çin’de yaşanan insanlık dramına tepkiler…
Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı, Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan’ın, Çin’de yaşanan insanlık dramı sebebiyle gazetemize gönderdiği yazılı basın açıklaması aynen şöyle:
“Çin’de İnsanlık Suçu İşleniyor, Dünya Neden Susuyorsun”?
Çin&#8217;in Sincan Uygur Özerk bölgesinin&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çin’de yaşanan insanlık dramına tepkiler…<br />
Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı, Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan’ın, Çin’de yaşanan insanlık dramı sebebiyle gazetemize gönderdiği yazılı basın açıklaması aynen şöyle:</p>
<p>“Çin’de İnsanlık Suçu İşleniyor, Dünya Neden Susuyorsun”?</p>
<p>Çin&#8217;in Sincan Uygur Özerk bölgesinin merkezi Urumçi&#8217;de yaşananlar büyük bir insanlık dramıdır. Çinliler ile Uygur Türkleri arasında meydana gelen çatışmalarda en az 140 kişi ölmüş, yüzlerce kişi de yaralanmıştır. </p>
<p>Tüm bu olayların altında yatan en önemli neden, Çin’in 1949 yılında Doğu Türkistan’ı işgal etmesi ve Türkler üzerinde ciddi bir asimilasyon politikası uygulamasıdır. Doğu Türkistan’da Türkleri büyük baskı altına alan, özgürlüklerine ipotek koyan, halkı sindirmeye, susturmaya çalışan Çinliler, asimilasyon çalışmalarını bugüne dek hız kesmeden sürdürmüştür.<br />
Sosyo-ekonomik, kültürel, siyasal, hukuki açıdan hak gaspı yaşayan Doğu Türkistanlılar, eğitimde de oldukça geri kalmıştır.  İlkel koşullarda eğitim-öğretim yapan Doğu Türkistanlılara, eğitim alanında Çinlileştirme faaliyetleri uygulanmaktadır.<br />
Türkleri yaşadığı yerlerde azınlık konumuna getiren Çin hükümeti, amacına ulaşmak için haklı seslere, duruşlara, eylemlere karşı da acımasız yöntemlere başvurmaktadır. Doğu Türkistan’ı haksız yere işgal eden ve Doğu Türkistan toprakların bağımsızlığı için mücadele edenlere karşı faşist, acımasız bir politika uygulayan Çinliler, çocuk, kadın, yaşlı demeden Türkleri katletmektedir.</p>
<p>Farklılıklara tahammülü olmayanların uyguladığı bu insanlık suçu, cezasız kaldığı gibi; Türkleri Doğu Türkistan’dan silmeye çalışan zihniyete karşı ne yazık ki dünya da tepki vermemektedir. İnsan haklarından dem vuran AB ve ABD, insanların en doğal hakkı olan yaşama hakkına gözünü kırpmadan son veren Çinlilere karşı adeta sessizliğe bürünmüştür. Türkiye’de Çin’de yaşanan son olaylara karşı duyarsız bir tavır sergilemektedir. Son olarak Davos’ta ilginç bir çıkış yaparak, İsrail’e “One Minute” diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, nedense Çin’e “One Minute” diyememektedir. </p>
<p>Urumçi&#8217;de yaşananlar bir kez daha göstermiştir ki, Çin’in hedefinde Türkleri Doğu Türkistan’dan silmek vardır. Buna karşı dünyanın tepkisizliği manidardır. Bu noktada Türk Eğitim-Sen olarak Çin zulmüne maruz kalan Uygur Türklerinin haklı mücadelesine sonuna kadar destek veriyoruz. </p>
<p>Türk hükümetinin Çin’de yaşananlara karşı tüm dünyayı harekete geçirmesini ve bu drama herkesin tanık olmasını istiyoruz. Aksi takdirde Çin’in asimilasyon politikaları sonucunda Doğu Türkistan’da bir tane Uygur Türk’ü kalmayacaktır. Bilinmelidir ki, Çin’de Türkler sistematik siyasi ve kültürel soykırıma tabi tutulmaktadır.</p>
<p>Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı, </p>
<p>Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.kartalgazetesi.com/494-cin%e2%80%99-de-insanlik-sucu-isleniyor-dunya-susuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
