Anasayfa | Kayıt Ol | Giriş | Anasayfam | Favori | İletişim | Künye      
Kartal Belediyesi Sevgi Mağazası Sevgi Mağazası
admin
Öz, Acilen Büyükşehir yasası değişmeli…
29.07.2010
Kartal Belediye Başkanı Opr. Dr. Altınok Öz, siyasi parti ilçe…
Kenan GÜLERCİ
Kenan GÜLERCİ
Kartal’da siyasi parti ilçe teşkilatları ne durumda?
23.07.2010
Son seçimlerde Kartal’da belediye başkanlığını kazanan CHP’ye huzur bir türlü…
Erdoğan Özyuva
Erdoğan Özyuva
Kartalspor haketmediği yerde…
12.03.2010
Kartalspor’un son 4-5 haftadır iyi futbol oynadığı halde hesapta olmayan…
M. Nazım Telli
M. Nazım Telli
Kim bilir ne halt etti?
14.07.2010
Bu günkü yazım, bir hikaye. Hikayenin ne kadarı doğru bilmiyorum.…
Ahmet Berhan Yılmaz
Ahmet Berhan Yılmaz
12 EYLÜL İLE HESAPLAŞMAK
26.07.2010
12 Eylül ile hesaplaşırken haksız yere bedenleri öldürülenlerin yanında en…
M. Hanifi Bostan
M. Hanifi Bostan
Rotasyona Uğrayan Okul Müdürleri MEB’e Tazminat Davası Açıyor
29.07.2010
Sendikamıza başvurup hukuki yardım talebinde bulunan ve çeşitli illerden ulaşan…
Ali Yalçın
Ali Yalçın
Unutulanların İsyanı!
19.07.2010
“Kamuda eşit işe eşit ücret” slogan olmaktan öteye geçemedi. Hükümet…
M. Önder Keskin
M. Önder Keskin
Mustafa Önder Keskin’le Sosyal ve Kültürel Etkinlikler
06.05.2010
ÖNDERse  İyi Der   ÜÇ HİKÂYE ;    ÜÇ DERS ;      …
Sunay Tüfekçi
Sunay Tüfekçi
Yolcuysak günahımız ne !!!
24.03.2010
Gerçekten yolcuysak günahımız ne  insanın aklı almıyor bu  yolculuk sistemlerini…
ŞİKAYETİM VAR!..
ŞİKAYETİM VAR!..
Kartal sahili hakkında halktan şikayetler var!..
26.07.2010
İlgililere duyurulur. Gazetemize halktan gelen Kartal sahili ile ilgili şikayet…
Emniyet Müdürleri değişti
Emniyet Müdürleri değişti
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan İl Emniyet Müdür Yardımcısı ve…

Dr. Altınok Öz yönetimindeki Kartal Belediyesi 1. yılında başarılı oldu mu?

Sonuçlar

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Sezeryan, alternatif değil…
Sezeryan, alternatif değil…

Bütün Dünyada global bir sorun haline gelen sezeryan doğum oranları, her geçen yıl  normalin üstünde  bir oranda artmakta  bu doğrultuda  bütün dünyada sezeryan doğum oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapılmaya başlandı. DSÖ ( Dünya sağlık örgütü)  verilerine  göre  sezeryan doğum oranları dünyada %  15 le 20 aralığında olmalı , yalnız    araştırmalar gösteriyorki bir çok ülke bu oranın çok üstünde verilere sahip, gelişmiş ülkelerde bile bu oran  % 25 olarak  seyrediliyor,  ABD’ de   bile  bu oran % 27 lere ulaştı . Dünyada en çok uygulanan ülke ise % 80 lik oranla Şili oldu. Uzmanlar bu  oranların sağlık açısından ve Dünya nüfusü açısından tehdit edici olduğu görüşündeler.

ÜLKEMİZDE SEZERYAN

            Bütün Dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu  durum değişmedi,  sezeryan doğum oranları düşündürücü oranda artmaya başladı.  Ülkemizde geçen yılın verilerine göre  sezeryan doğum oranları Devlet hastanelerinde % 47.43  özel  hastanelerde ise   % 60   gibi  oranlara ulaştı. Büyük şehirlerde ise istanbulda % 52.52, Ankara’da  % 46.25 İzmirde ise % 59.13  oranlarında.  Edirne ise  % 70 lik bir oranla en çok sezeryan uygulalan il oldu, en düşük sezeryanın uygulandığı il ise  % 13.04 ile Ağrı oldu görüldüğü üzere doğudan batıya  doğru gidildikçe sezeryan doğum oranlarında artış görülmekte bunun nedeni ise eğitim seviyesi ve ekonomik seviyesi yüksek olan ailelerin sezeryan doğumu  daha fazla tercih etmeleri, oranlarda bu sonucu destekler nitelikte. Bu noktada nedenler üzerinde düşünülmeye başlanıyor.

SEZERYAN  DOĞUMUN  TERCİH EDİLME NEDENLERİ

Sezeryan doğum oranlarının artış nedenleri ise, isteğe bağlı sezeryan doğumlarındaki artış ,devlet hastanerinde  Dünyanın bir çok yerinde isteğe bağlı sezeryan uygulanmazken  özel hastanelerde ise  isteğe bağlı sezeryan uygulanabiliyor, gerekmeyen durumlarda bile, buda özel hastanelerde sezeryan doğum oranlarını artırmakta,  özel hastanelerdeki oranların yüksekliği  dikkat çekmekte araştırmalara göre bazı  özel hastaneler de aylarca normal doğum yapılmadığı gözleniyor  buda ciddi bir şekilde düşünmeyi gerektiriyor çünkü anne ve  bebek sağlığı açısından  doğum şekli  ciddi bir önem taşıyor bu noktada doğum öncesi, tercih edilecek hastane hakkında güven sağlayıcı bir araştırma yapılması gerekiyor uzmanlar ise  sezeryan doğum oranlarının çok yüksek olduğu hastaneler açısından durup düşünülmesini  öngörüyor. Ayrıca ekonomik nedenlerden dolayıda  bir çok özel hastanede sezeryan doğumlar uygulanmakta  özel hastanelerde sezeryan doğum ücretleri 5.000 tl gibi meblağlara  çıkabilmekte devlet hastanelerinde ise normal doğum 110 tl sezeryan doğum ise 180 tl üzerinden ücretlendirilmekte  bu rakamlar para için sezeryan yapılabiliyor iddaalarını destekler nitelikte, görüldüğü üzere mevcut sistemdeki rahatlıklar, gerekmeyen durumlarda uygulanan sezeryan doğum oranlarının artışına zemin hazırlar nitelikte…

DOKTORLARIN SEZERYANI  TERCİH ETME  NEDENLERİ

Anne adaylarının  sezeryana sıcak bakması ,TCK , cezaların artmaları, artan şikayetler, risksiz doğum yapmak istemeleri,  belirlenen saatte doğumu gerçekleştirip mesai saati dışına çıkmak istememeleri, Bazı doktorların maddi gelir sağlamak istemeri gibi nedenler başta geliyor…

 

ANNE ADAYLARININ SEZERYANLA DOĞUMU TERCİH ETME NEDENLERİ

Yaygınlaşan sezeryan doğumlarının artık sezeryanla doğumu normal gibi gösteren bakış açısı,  çevresel etkilerden dolayı doğum ağrılarından korkmaları sezeryanı ağrısız doğum olarak nitelendirmeleri , modern hayatın getirdiği hareketsiz yaşamın, sağlıksız beslenmelerin normal doğumu zorlaştırması ,günümüzde doğum yaşının ilerlemesi bununda ileriki yaşlarda normal doğumu riskli hale getirmesi,anne adaylarının hastalıkları, artık  küçük sorunlarda bile gereksiz sezeryana başvurulması,  doktorların yeterince normal doğuma teşvik etmemeleri, anne adaylarının sezeryan doğumun zararlarını yeterince bilmemeleri,ekonomik refahın eskiye nazaran daha yüksek olması görüldüğü üzere bu nedenler çemberinde  artış pekte şaşırtıcı değil….

SEZERYAN DOĞUM ORANLARINI NASIL DÜŞÜREBİLİRİZ

            Yetkililere ve tabiî ki anne adaylarınada çok şey düşüyor . Uzmanlar ve yetkililer sezeryan doğum oranlarının mutlaka düşürülmesine yönelik kesin bir dille, çözümler üreteceklerini belirtiyorlar… Öncelikle  toplum olarak bilinçlenmeliyiz,  kendimizin  ve bebeğimizin sağlığı için  en sağlıklı doğumu belirlemeliyiz,   gerekmeyen durumlarda sezeryanı tercih etmemeliyiz  çünkü  bu tercih hem anne hem bebek sağlığı açısından  bir takım zararlar doğurabilir..Son yıllarda artık doğum kursları gündemde bu kurslarda alınan teorik ve uygulamalı eğitimler egzersiz, doğru nefes alma, zihin kontrolü, gevşeme, doğru beslenme    anne adaylarının  çok daha kolay ve kısa zamanda doğum yapmalarını sağlıyor  kursa katılanların  ortalama doğum süresi  13.56 ‘ ken katılmayanların ise 18.33 saat olarak  saptanmıştır,  ayrıca  doğum kurslarına katılanlar  çok daha kolay ve sağlıklı bir şekilde doğumlarını gerçekleştiriyorlar…

SEZERYAN  DOĞUMU  GEREKTİREN DURUMLAR

Eskiden  gerekli durumlarda gerçekleştirilen sezeryan artık çok daha kolay durumlardada gerçekleştirilebiliyor . Normalde  bebeğin yan durduğu durumlar, doğum kanalının tıkalı olduğu durumlar, anne çatısının bebeğin doğmasına engel olduğu durumlar, bu üç durumda kesinlikle sezeryan doğum gereklidir  .Gebelik zehirlenmesinin olduğu durumlar, önceden sezeryanla doğum yapmış olmak, bebeğin iri yada küçük olduğu durumlar, çoklu doğumlarda, gebelik sırasında gelişen ciddi tansiyon yüselmelerinde, bebekte gelişme geriliği olan vakalarda, anne adayının ıkınmayı engelliyebilecek hastalıklarında, vajen daralma ameliyatı geçirmiş olanlarda, vajinada bilinen bir hastalık olan durumlarda, ileriki yaşlardaki hamilleklerde, zor elde edilen bebeklerde (tüp bebek gibi )  sezeryanla  doğum  uygulanabiliyor …

SEZERYAN  DOĞUMUN ZARARLARI

Sezeryan doğumun zararlarını araştırdığımızda karşımıza bir çok durum çıkıyor. Sezeryanla doğum genelde belirlenen günde gerçekleştirildiği için bebeğin fizyolojik gelişimini tamamlamadan doğmasına neden oluyor ve bu noktada sorunlar başlıyor  sezeryanla doğum birkaç gün bile erken olsa bebeğin akciğerlerinin dış dünyaya uyum sağlanmasında bir takım sorunlar ortaya çıkıyor, bebeklerin yaralanma riskleri olabiliyor bu ihtimal düşükte olsa, sezeryanle doğan bebeklerin sindirim bozukluğu riskine  kapılma olasılığıda   oldukça fazladır fizyolojik sürecini tamamlayan bebeklerin sindirim sistemi oldukça güçlü oluyor, sezeryanla doğan bebeklerde saman nezlesi ve astım gibi alerjik hastalıklarında  daha fazla olduğu görülmüştür.

ANNE AÇISINDAN ZARARLARI

Enfeksiyon kapması, doğum sonrası kanama, damarlarda kanın pıhtılaşması ve bunun akciğerlere gitmemesi, amnion sıvısının akciğerlere gitmemesi, anestezi şartları nedeniyle  narkozdan geç uyanması ve yan etkiler görülmesi , ameliyat sonrası ameliyat bölgesinde iltihaplanmalar, ameliyat bölgesinde ağrıların hissedilmesi, kendini geç toparlama,  bir sonraki gebelik süresinin  uzaması, 3 çocuktan sonra doğumun risk taşıması anne ile çocuk arasında normal doğum sırasında salgılanan sevgi hormonunun salgılanamaması buda anne ile  bebek arasında duygusal bağın kurulamamasına neden olmakta …

DÜNYA GENELİNDE YAPILAN ARAŞTIRMALAR

Oxford ünüversitesinin araştırmasına göre ilk kez sezeryanla doğum yapan kadınlarda hastalık sonucu rahim aldırma riski % 350 artıyor uzmanlar bunun nedenini sezeryanden sonraki  kanamalara bağlıyor .

İsviçrede’de yapılan bir araştırmada  ise sezeryanla doğan bebeklerin DNA larında değişim yaşandığı sonucunu verdi…

Karolinska Enstitüsünde yapılan bir  araştırmaya görede  sezeryan yönteminin  neden olduğu genetik yapıdaki değişimin şeker, kanser ve astım , hastalıklarının görülme riskini artırdığını ortaya koydu.

Görüldüğü üzere bütün dünya gereksiz sezeryan doğumlarının zararları üzerinde hemfikir  ve  gelişen teknoloji sayesinde  her geçen gün sezeryanla doğumun zararlarına yönelik bulgular ortaya çıkmakta ve araştırmalar gösteriyorki artan oranlar bir çok daha sorunu ortaya çıkarıcaktır …

Yine görüldüğü üzere global bir sorun haline gelen bu sorun, tek elden çözülebilecek bir sorun değildir yetkililerin ve anne adaylarının gerekenleri yapmasıyla hemfikir bir çalışmayla gerekirse yaptırımlarla çözülmesi gereken bir sorundur bu, çünkü  bu artışlar normale indirgenemezse dünya sağlığı açısından tehdit edici sonuçlar doğurabilir.

Sunay Tüfekçi


Yazarın tüm yazıları için »» Sunay Tüfekçi
19.02.2010 11:41
702 kez okundu
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (14 oy, Puan: 4,71 / 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...




"Sezeryan, alternatif değil…" yazısına 6 Yorum yapılmış.

  1. huriye yılmaz demiş ki:

    çok başarılıydı , tebrikler

  2. banu ölmez demiş ki:

    bende çok başarılı buldum yazınızı…

  3. serpil kavalcı demiş ki:

    cok basarılıydın…çok güzel acıkladınn …basarılarının devamını dılerım canım benım..

  4. meryem tat demiş ki:

    canım tebrık ederım çok guzel lmuş başarılar

  5. murat demiş ki:

    s.n sunay tüfekçi. acıklayıcı bır sekılde insanları bılgilendirdiniz tşk edrım başarılarının devamını dılerim KARDEŞİNNNNNNN MURAT

  6. melek demiş ki:

    canım çok güzel bi şekilde deginmişsin bu konuya tebrikler,umarım herkes okurda güzel bi şekilde bilgi edinirler ve mecbur kalınmadıgı sürecede anne adayları sezeryanla dogumu tercih etmezler..yazılarının devamını dilerim…

Yorum yap